SIRADAN BİR HAYATTAN CİNAYETLERE

1934 yılında Çumra’da dünyaya gelen Abdullah Aksoy, çiftçilikle uğraşan bir ailenin çocuğuydu. Genç yaşta geçirdiği tarla kazası sonrası epilepsi hastalığına yakalandığı, zamanla psikolojik sorunlar yaşadığı kayıtlara geçti. İki evlilik yapan Aksoy’un her iki evliliği de kısa sürede sona erdi. İnşaat işçiliği ve tarım işlerinde çalışan Aksoy, çevresi tarafından içine kapanık ve sakin biri olarak tanınıyordu.

İLK OLAY
Aksoy’un adı ilk kez, bir inşaatta çalıştığı dönemde bir arkadaşına yönelik saldırı iddiasıyla gündeme geldi. Evine davet ettiği arkadaşına cinsel teklifte bulunduğu, reddedilince keserle saldırdığı öne sürüldü. Mağdurun kaçıp şikâyetçi olması üzerine Aksoy kısa süreli bir hapis cezası aldı. Bu cezanın ardından Çatalhöyük kazılarında çalışmaya başladı.


1960’ların ortalarından itibaren Çumra ve çevresinde çok sayıda erkek kaybolmaya başladı. Kahvehanelerde tanıştığı kişileri çeşitli bahanelerle evine davet ettiği belirlenen Aksoy’un, bu kişileri öldürdüğü ve cesetleri yaşadığı evlerin zeminine gömdüğü iddia edildi. Kazacak alan kalmayınca ev değiştirdiği, cinayetlerini yeni adreslerde sürdürdüğü dosyalara yansıdı.

İĞDE VE KURU ÜZÜMLE ÇÖZÜLEN DOSYA

Aralık 1966’da Muharrem Özkay adlı bir köylünün kaybolması soruşturmanın dönüm noktası oldu. Aksoy’un cebinden çıkan iğde ve kuru üzüm, kaybolan kişinin eşi tarafından teşhis edilince şüpheler yoğunlaştı. Gece yarısı yapılan ev aramasında kan izleri, cinayet aleti olduğu değerlendirilen keser ve zemine gömülü bir ceset bulundu. Bu gelişmenin ardından Aksoy gözaltına alındı.

TOPRAK ALTINDAN ÇIKAN GERÇEKLER

Soruşturmanın genişletilmesiyle Aksoy’un daha önce yaşadığı evler de kazıldı. Bahar aylarında yapılan çalışmalarda farklı kişilere ait iskeletler bulundu. Kimlikler, kişisel eşyalar ve kayıtlar üzerinden tespit edildi. Basın, olayların ardından zanlıya “Çumra Canavarı” adını verdi.

Tutuklanarak Konya Cezaevi’ne gönderilen Abdullah Aksoy, ağır ceza mahkemesindeki ilk duruşmasına günler kala cezaevinde intihar etti. Cenazesine ailesi sahip çıkmadı ve kimsesizler mezarlığına defnedildi.

Resmî ve gayriresmî kaynaklarda Abdullah Aksoy’un 13 ila 15 kişiyi öldürdüğü iddia ediliyor. Bazı cinayetlerin ise ölümünden yıllar sonra ortaya çıktığı öne sürülüyor. Çumra Canavarı vakası, Türkiye’de seri cinayet olgusunun ilk kez geniş çapta tartışılmasına neden olan dosyalardan biri olarak suç tarihindeki yerini koruyor.

Editör Hakkında