Kıdem tazminatı almak için işten ayrılmayı düşünen çalışanları ilgilendiren Yargıtay kararında, ilk bakışta gözden kaçabilecek önemli bir ayrıntı ortaya çıktı. Sağlık sorunları nedeniyle çalışmaya devam edemediğini belirterek iş sözleşmesini sona erdiren bir çalışanın açtığı davada, mahkemelerin verdiği karar Yargıtay incelemesinden geçti. Ancak dosyada yer alan sağlık raporunun niteliği ve çalışanın yaptığı işin gerçek koşulları, davanın yeniden değerlendirilmesine neden oldu.
Sağlık sorunları nedeniyle işten ayrılan çalışanları ilgilendiren Yargıtay kararında kritik bir ayrıntı ortaya çıktı. Yüksek Mahkeme, tek hekim tarafından hazırlanan raporu ve “ağır işlerde çalışamaz” şeklindeki genel ifadeyi yeterli bulmadı; çalışanın sağlık durumu ile yaptığı işin koşullarının uzmanlardan oluşan heyet tarafından birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Sağlık sorunları nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatı talep eden çalışanları ilgilendiren Yargıtay kararında, raporun kapsamı ve işin gerçek çalışma koşullarının belirlenmesi kritik unsur olarak öne çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sağlık gerekçesiyle yapılan fesihte yalnızca tek hekim tarafından düzenlenen raporun yeterli görülmesini eksik araştırma olarak değerlendirdi.
Karara konu olayda, bir mağazada 14 yıl boyunca sorumlu olarak çalışan işçi, bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle ağır işlerde çalışamadığını belirterek iş sözleşmesini feshetti. Çalışan, ardından kıdem tazminatı talebiyle dava açtı.
14 yıllık çalışma sonrası kıdem tazminatı davası
2008-2022 yılları arasında aynı mağazada sorumlu olarak görev yapan işçi, bel fıtığı rahatsızlığını gerekçe göstererek işten ayrıldı.
İşçi, sağlık durumunun ağır işlerde çalışmasına engel olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulundu.
İşveren ise çalışanın istifa ettiğini savundu. Ayrıca işyerinde forklift kullanıldığını ve bu nedenle çalışanların ağır kaldırma işi yapmadığını belirtti. İş Mahkemesi ise işçinin talebini haklı bularak kıdem tazminatına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi de ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
Dosya daha sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne geldi.
Yargıtay dosyada kritik eksikliği tespit etti
Yargıtay incelemesinde, dosyada bulunan 6 Temmuz 2023 tarihli iş ve meslek hastalıkları uzmanı raporunun tek hekim tarafından hazırlandığına dikkat çekildi.
Dosyadaki hastane raporunda çalışanın “ayakta ve ağır işlerde çalışamaz” şeklinde değerlendirildiği görüldü. Ancak Yargıtay, bu ifadenin tek başına çalışanın sağlık nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ortaya koymak için yeterli olmadığına karar verdi.
Yüksek Mahkeme, çalışanın sağlık durumunun yaptığı iş bakımından gerçekten feshi gerektirecek bir durum oluşturup oluşturmadığının daha kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini belirtti.
Üç uzmanlık alanından oluşan heyet devreye girecek
Yargıtay kararında, sağlık durumunun belirlenmesi için fizik tedavi, nöroloji ve beyin cerrahisi uzmanlarından oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtildi.
Ancak inceleme bununla da sınırlı tutulmadı. Çalışanın görev yaptığı işyerinin fiziki koşullarının ve fiilen yaptığı işin niteliğinin de yerinde incelenmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Böylece çalışanın rahatsızlığı ile yaptığı iş arasında doğrudan bir bağlantı bulunup bulunmadığının somut şekilde ortaya konulması istendi.
Tek bir ifadeye dayanılarak karar verilemeyecek
Yargıtay’ın değerlendirmesinde, sağlık raporunda yer alan genel bir ifadenin tek başına kıdem tazminatı bakımından yeterli kabul edilemeyeceği ortaya konuldu.
Çalışanın sağlık durumunun yanı sıra yaptığı işin niteliği, işyerinin koşulları ve çalışma şartlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Yargıtay, bu incelemeler yapılmadan verilen kararların eksik araştırmaya dayandığı sonucuna vardı.
Dosya yeniden mahkemeye gönderildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, gerekli incelemelerin tamamlanmadığı gerekçesiyle alt derece mahkemelerinin kararlarını bozdu.
Dosyanın, eksik araştırmaların tamamlanması ve çalışanın sağlık durumu ile yaptığı iş arasındaki ilişkinin uzman incelemesiyle ortaya konulması amacıyla yeniden ele alınması gerekiyor.
Kararla birlikte sağlık sorunları nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren çalışanların kıdem tazminatı taleplerinde, yalnızca bir sağlık raporunun bulunmasının değil, raporun kapsamının ve işin gerçek koşullarının da önem taşıdığı ortaya çıktı.