Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, ülkesinin askeri alanda attığı adımların tesadüf olmadığını açık bir dille ifade ederek, bu politikaların doğrudan Türkiye merkezli bir güvenlik algısına dayandığını söyledi.
Atina’nın izlediği yol haritasını anlatan Georgiadis, Yunanistan’ın askeri kapasitesini görünür tartışmalardan uzak ancak istikrarlı biçimde artırdığını söyledi. Savunma alanındaki bu süreci “sessiz ama güçlü” şeklinde tanımlayan Yunan Bakan, amaçlarının kısa vadeli çıkışlar değil, kalıcı bir caydırıcılık oluşturmak olduğunu ifade etti.
Açıklamalar, Yunanistan’ın son dönemde kamuoyuna yansıyan silah alımlarını da yeniden gündeme getirdi. Atina’nın, özellikle hava ve deniz kuvvetlerini güçlendirmeye odaklandığı biliniyor.
Georgiadis’in en dikkat çeken sözleri ise Türkiye vurgusu oldu. Yunan Bakan, “Tek hedefimiz, Türkiye’den tehdit algılamayacak kadar güçlü bir Yunanistan” ifadesini kullanarak, savunma politikalarının merkezine Ankara’yı koyduklarını açıkça kabul etti.
Uzmanlara göre bu, Ege ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik rekabetin Yunan iç siyasetinde de belirleyici bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor.
Yunan Bakan, savunma alanında atılan adımların geçici olmadığının da altını çizdi. Georgiadis’e göre bu süreç, uzun vadeli bir devlet politikası olarak planlandı ve Yunanistan’ın bölgedeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ulusal çıkarların korunması ve askeri caydırıcılığın artırılması, bu stratejinin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Açıklamalar, Yunanistan’ın sadece mevcut tehdit algılarına değil, gelecekteki olası senaryolara göre de hazırlık yaptığını ortaya koyuyor.
Yunanistan’ın savunma alanındaki adımları somut anlaşmalarla da destekleniyor. Atina yönetimi, ABD’den F-35 savaş uçakları tedariki için süreci ilerletirken, Fransa’dan Rafale savaş jetleri ve fırkateynler satın aldı. Bununla birlikte İsrail ile de insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve çeşitli füze projelerini kapsayan askeri iş birliklerine imza atıldı.
Kapsamlı alımlar, Yunanistan’ın sadece bir alanda değil, kara, hava ve deniz unsurlarında eş zamanlı bir güçlenme hedeflediğini gösteriyor.
Georgiadis’in açıklamaları, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde attığı adımların bölge ülkeleri üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Atina’nın bu yöndeki söylemleri, Ege ve Doğu Akdeniz’deki askeri ve siyasi dengelerin önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağının işareti olarak yorumlandı. Uzmanlar, Yunanistan’dan gelen bu tür açık mesajların, Ankara-Atina hattındaki gerilimi diplomasi ve güvenlik ekseninde yeniden gündemin üst sıralarına taşıyabileceğine vurgu yapıyor.