Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam’da yaptığı açıklamada SDG’nin kendini feshetme ve Suriye’nin devlet kurumlarına entegre olma yönündeki deklarasyonunu önemli bulduklarını söyledi. Açıklamanın sahada uygulanması gerektiğini vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye ziyaretinin de planlandığını duyurdu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13-14 Eylül tarihlerini kapsayan Suriye ziyareti kapsamında başkent Şam’a geldi. Uluslararası Şam Havalimanı’nda Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani tarafından karşılanan Fidan’ın karşılamasında, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Nuh Yılmaz da hazır bulundu.
Şeybani ile ortak basın açıklaması düzenleyen Fidan, Türkiye-Suriye ilişkilerini, ülkedeki silahlı grupların entegrasyon sürecini ve iki ülke arasındaki iş birliği çalışmalarını değerlendirdi.

“BU DEKLARASYON AŞAMASI ÖNEMLİ, AMA HAYATA GEÇMESİ GEREKİYOR”
Suriye’deki bütünleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Fidan, SDG’nin kendini feshetmesi ve devlet kurumlarına katılması yönündeki deklarasyonuna değindi.
Fidan, şunları söyledi:
“Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz Suriye’de olumlu gelişmeler devam ediyor. Bunlardan biri de içerideki bütünleşmeyle alakalı, son günlerde entegrasyon sürecindeki güzel haberlerdi. SDG’nin kendini feshetmesi ve Suriye’nin devlet kurumlarına entegrasyonu yönünde yapmış olduğu deklarasyonu kıymetli buluyoruz. Önemli bir adım, önemli bir girişim; Suriye hükümetinin yürüttüğü yapıcı çalışmalara verilen önemli bir yapıcı cevap. İnşallah bunun, alanda vakit geçirilmeden pratiğe evrilmesini, sonuçlanmasını bekliyoruz. Bu deklarasyon aşaması önemli, ama bunun hayata geçmesi gerekiyor.”
SİLAHLI GRUPLARIN MERKEZÎ YAPIYA ENTEGRASYONU
Ülkedeki silahlı unsurların merkezî devlet yapısı altında toplanmasının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından gerekli olduğunu belirten Fidan, sürecin yalnızca SDG ile sınırlı olmadığını ifade etti.
Fidan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ülkedeki bütün silahlı unsurların; merkezî devlet yapısı altında bütünleşmesi, Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir. Sadece SDG’nin değil; biliyorsunuz, iç savaş döneminden kalma ne kadar silahlı grup varsa bunların hepsi teker teker Millî Ordu altında birleştiriliyor.
Bu, ülkenin istikrarı için önemli; ülkeye yatırım getirilmesi için önemli; ülkenin millî bünyesinin güçlü olması için önemli; ülkedeki bütün vatandaşların kendilerini emin hissetmesi için önemli. Bu konudaki adımların hepsini tabii ki destekliyoruz. Entegrasyon sürecinin de inşallah en iyi şekilde sonlanmasını bekliyoruz.”

ERDOĞAN’IN SURİYE ZİYARETİ PLANLANIYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye gerçekleştirmesi planlanan ziyarete ilişkin de bilgi veren Fidan, Şam’daki temaslarında hazırlık çalışmalarını ele aldıklarını söyledi.
Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Konuştuğumuz konular arasında, Cumhurbaşkanımızın inşallah yakın gelecekte Suriye’ye ziyareti planlanmakta. Kendileri bu ziyareti çok uzun zamandır arzu etmekte; şartları oluşturmaya çalışıyoruz. Ben de bu ziyaretimde, kendisinin ziyareti öncesindeki Yüksek Planlama Grubu’nun yapabileceği çalışmaları gözden geçirdik. Bu açıdan da bu ziyaretimiz önem taşımakta.”
İKİ ÜLKE ARASINDA ORTAK PLANLAMA ÇALIŞMASI
Türkiye ile Suriye arasındaki konuların ilerletilmesi için sistemli bir çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın Türkiye’deki NATO Zirvesi kapsamında yaptıkları görüşmeyi hatırlattı.
Fidan, iki liderin dışişleri bakanlıkları bünyesinde ortak planlama grubu kurulması yönünde talimat verdiğini aktararak şöyle konuştu:
“Değerli arkadaşlar, arkadaşımın da ifade ettiği gibi çok konu var. Bu konuların ilerletilmesi için çok ciddi, sistemik bir çalışma yapmamız gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Ahmed eş-Şara ile NATO Zirvesi marjında Türkiye’de buluştuklarında, dışişleri bakanlıklarında bir ortak planlama grubu kurup iki ülke arasındaki bütün konuların olabildiğince en hızlı ve en profesyonel şekilde çözülmesi, ilerletilmesi konusunda talimat verdiler.
Dolayısıyla kardeşimle çok sık buluşmamız gerekiyor. Sadece ikili ilişkilerimizin değil; bekleyen ticari, lojistik, kültürel, siyasi, ekonomik birçok konu var. Onların hepsinin teker teker envanterini çıkarıp üstünden geçip ‘ne oluyor, nasıl gidiyoruz’ bunlara bakmamız gerekiyor.”
“SURİYE’NİN SAVAŞTAN KAYNAKLI YARALARINI SARDIĞINI GÖRÜYORUZ”
Suriye’de ekonomik gelişme ve yeniden toparlanma yönünde adımlar atıldığını belirten Fidan, bu sürecin bölge açısından da önem taşıdığını söyledi.
Fidan, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu konuda çok şükür güzel adımlar atılıyor. Suriye’nin her geçen gün ekonomik olarak daha kalkındığını, savaştan kaynaklı yaralarını daha da fazla sarmaya başladığını görüyoruz. Bu, sadece Suriye halkı için değil, gerçekten bölge için de önemli bir haber.
İnşallah bölgemizdeki bütün savaşlar, bütün çatışmalar, bütün işgaller, tıpkı Suriye’de olduğu gibi teker teker mutlu bir şekilde sona erer ve bölgemiz hak ettiği huzura, refaha, emniyete kavuşur. Ama devam eden birçok kriz de var, biliyorsunuz; onlara birazdan geleceğiz. Bugün onları da görüşme imkânımız oldu.”
“TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ İVME KAZANDI”
Konuşmasının başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını Suriye halkına ileten Fidan, Aralık 2024 sonrasında iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönem başladığını ifade etti:
“Değerli basın mensupları, sizler vesilesiyle konuşmamın başında Cumhurbaşkanımızın en kalbî selam ve sevgilerini Suriye halkına buradan iletmek istiyorum.
Kardeşim de ifade etti: Suriye-Türkiye ilişkileri son iki yıldır inanılmaz bir şekilde ivme kazanmış durumda. Çünkü yeni, özgür Suriye kurulduktan sonra, Aralık 2024’ten itibaren gerçekten Suriye sadece Türkiye ile ilişkilerinde değil, âdeta dünya ile ilişkilerinde bir yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Çünkü eski Suriye, bildiğiniz gibi dünyadan izole edilmiş, kendi halkını baskı altına alan, âdeta kanını emen, sömüren bir rejimdi.”
SURİYE HÜKÜMETİNİN ÇALIŞMALARINA DESTEK
Fidan, Suriye’deki yönetim değişikliğinin bölgesel istikrara katkı sağladığını savunarak Ahmed eş-Şara yönetiminin çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:
“Eski Suriye’nin gitmesi, yeni Suriye’nin gelmesi, herkesin gördüğü gibi bölgeye istikrar getiren, ülkeye barış getiren, ekonomik kalkınma getiren, terörle mücadeleyi daha da ilerleten bir husus olmuştur. Bunun için gerçekten hem bölge ülkelerinin hem uluslararası toplumun, Sayın Ahmed eş-Şara liderliğinde Suriye hükümetinin yürüttüğü çalışmalara sadece desteği değil, takdiri de bulunmaktadır.
Bu noktada Suriye devleti ve hükümeti; uluslararası toplumla, bölge ülkeleriyle, Türkiye ile her türlü alanda ciddi bir iş birliğini geliştirme konusunda çok büyük gayret göstermekte. Biz de bunun yakından tanığıyız.”




