Bakırköy Belediye Başkanı; dünyayı sarsacak bir buluşun açıklamasını yaptı; “doğalgaz pahalı geliyorsa evde kazak giyin” Kimsenin aklına gelmeyecek, zekaüstü bu müthiş buluşundan dolayı tebrik ediyoruz başkanı. Aslında Başkan diğer devlet büyüklerimizin içinden geçenlerine tercüman oldu bir bakıma. Bundan sonra edeceğimiz “zam, pahalılık ve geçim sıkıntısı’’ şikayetlerimizde devlet büyüklerimizin verecekleri muhtemel cevapların projelerini de biz hazırlayalım dedik. Onlara zahmet olmasın. - Su pahalı geliyorsa fotosentez yapın. Suyu havadan alın. - Doğalgaz yine pahalı geliyorsa; “TEZEK” yakın. Şimdi siz “sigara da pahalı” dersiniz, tezek dumanını da içinize sigara niyetine çekiverin. - İçki pahalı geliyorsa; kafayı bulmak için “TİNER” çekin. Ama o zamanda “tinerci’’ nesil yetişmiş olur. En iyisi hiçbirşey içmeyin. - Ev kiraları pahalı geliyorsa, çadır kurun. - Hamam suyu ile dost ağırlayın. - Sinema, tiyatro zaten çok pahalı gelir size, evde “Karagöz-Hacivat’’ oynatın. O da olmadı televizyonda MECLİS TV’ye bakın tüm şenlik orada. - Deniz kenarında tatil elbette pahalı gelir. Cennet vatanımın her köşesi, her mevsim sel felaketlerine müsait, sel sularını boşa harcamayın, çoluk çocuk beraberce bir güzel çimiverin. - Telefon pahalı geliyorsa; dumanla haberleşin, posta güvercinlerini eğitin, Karadeniz yöresinden ıslıkla haberleşmeyi öğrenin. Herşeyi devletten beklemeyin canım. - Elektrik pahalı geliyorsa EDİSON’a sövün, herşeyi o başlattı. - Giyim kuşam pahalı geliyorsa; Kurban derilerinden çarık, derimont, kaban yapmayı öğrenin. - Ekmek yoksa pasta yiyin. (Bu laf buraya olmadı ama, en azından daha insanca, kulağa daha hoş geliyor) - Petrol pahalı geliyorsa, yola katırlarla devam edin. - Çiftçiye mazot pahalı geliyorsa; traktörün önüne iki tane öküz bağlayın. Hatta bırakın traktörü, direk öküzlerle sürün tarlanızı, çift çeker oluverir işte. - Bayramlarda masraf artıyorsa; “zaten bize hergün bayram’’ deyin, bir hükümet kararı ile kaldırıverelim bayramları. - Hayat pahalı geliyorsa; ölün… Ölmekte bedavaya gelmiyor elbette. Mezar yeri parası, mezar kazma parası, Haymana’da adet oldu iyice “kıymalı pide’’ parası, kefen parası, gülsuyu, lokumu, kırk mevlidi, yüz mevlidi….. Ölmek te çözüm değil yani. Mevtanın kalkıp “yeter artık’’ diyeceğinden korkar hale geldi Haymanalı. Doğalgazla başladı tüm hikaye. Haymana’ya doğalgaz gelsin diye, feryat figan ediyorduk ya; ben pes ediyorum. Gözüm korktu bu doğalgazdan. Elimizin altında ne varsa onu kullanalım en iyisi. Hatta sobalarımızın kıymetini çok iyi bilelim. Herşey bu doğalgaz denen illetle başlıyor demek ki. Hani ihtiyar bir amcaya soruyorlardı “Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsun’’ diye. Amca tüm saflığı ve iyiniyetiyle “Sobanın yerini hiçbirşey tutmuyor yavrum’’ diye cevap veriyordu. Son derece isabetli bir cevap işte. Ortalama, hatta en az 300 TL aylık faturaların geldiğini görüyoruz TV’den. Haymana gibi rakımı çok yüksek ve o oranda buz gibi kışlar yaşanan burada, gelecek faturanın hayalini kurabiliyor musunuz? Sakın şikayet etmeye de kalkmayın. Herşeyin cevabını da veriyor büyüklerimiz. Mahcup olmak yine bize düşüyor. Onlardan iyi mi bileceğiz?. Ve sobalarımızın kıymetini iyi bilelim... SAYGILARIMLA