Açıklamayı HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve HİZMET-İŞ Genel Başkan Vekili Halil Özdemir yaptı.
Özdemir konuşmasında, 16 Haziran tarihinin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 189 Sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’ni kabul ettiği gün olduğuna dikkat çekti. Bu tarihin ev işçilerinin görünürlüğü açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Özdemir, emeğin daha adil koşullarda karşılık bulması gerektiğini söyledi.
Ev işçilerinin büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu belirten Özdemir, dünya genelinde 75 milyondan fazla ev işçisinin bulunduğunu hatırlatarak, bu kesimin önemli bir kısmının kayıt dışı ve güvencesiz koşullarda çalıştığını dile getirdi.
“EV İŞÇİLERİ TOPLUMUN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARIDIR”
Ev işçilerinin toplumsal hayattaki rolüne dikkat çeken Özdemir, evlerde verilen emeğin çoğu zaman görünmez kaldığını vurguladı. Çocuk bakımı, yaşlı ve hasta bakımı gibi kritik alanlarda çalışan ev işçilerinin toplumun temel ihtiyaçlarını karşıladığını ifade etti.
Özdemir, “Ev işçileri toplumun görünmeyen kahramanlarıdır. Evlerimizi ayakta tutan, çocuklarımıza, yaşlılarımıza ve hastalarımıza emek veren işçilerdir” sözleriyle bu emeğin önemini vurguladı.
“EV İŞİ DE İŞTİR, EV İŞÇİSİ DE İŞÇİDİR”
Konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise ev işçilerinin hukuki statüsüne ilişkin yapılan çağrı oldu. Özdemir, mevcut çalışma koşullarında ciddi sorunlar bulunduğunu belirterek sosyal güvenlik, çalışma saatleri ve iş kazaları risklerine dikkat çekti.
“Ev işçileri sadaka değil, hakkını istiyor. Ev işçileri hor görülmeyi değil, saygı görmeyi hak ediyor. Hiç kimse ev işçisinin alın terini küçük göremez. Ev işi de iştir, ev işçisi de işçidir” ifadeleriyle mevcut durumun değişmesi gerektiğini vurguladı.

140 BİN EV İŞÇİSİ ÖRGÜTLENDİ, HEDEF YASAL GÜVENCE
Türkiye’de 1 milyon 300 bini aşkın ev işçisi bulunduğunu belirten Özdemir, HİZMET-İŞ Sendikası’nın üç yıl önce başlattığı örgütlenme çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Haziran 2026 itibarıyla yaklaşık 140 bin ev işçisinin sendikal yapıya dahil edildiğini açıklayan Özdemir, bunun yalnızca bir sayı olmadığını, görünmeyen emeğin örgütlü bir sese dönüştüğünü söyledi.
Özdemir, “Bu, ev işçilerinin ‘biz de varız’ deme iradesidir. Bu HAK-İŞ ve HİZMET-İŞ’in emek mücadelesine yazdığı yeni bir destandır” ifadelerini kullandı.

ILO ÇAĞRISI VE İMZA KAMPANYASI
Sendika, ev işçilerinin uluslararası standartlarda korunması için Türkiye’nin ILO’nun 189 Sayılı Sözleşmesi’ni onaylaması gerektiğini de vurguladı. Ayrıca ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması için yeni yasal düzenleme çağrısı yapıldı.
Etkinlikte “Ev işçileri İş Kanunu’na kavuşsun” sloganıyla bir imza kampanyası da başlatıldığı duyuruldu. Kampanyanın, ev işçilerinin sosyal haklarının güçlendirilmesine yönelik farkındalık oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
GÖZLER YASAL DÜZENLEMELERE ÇEVRİLDİ
Ankara’daki açıklama, ev işçilerinin çalışma koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Sendikanın çağrısı, önümüzdeki süreçte hem çalışma hayatı hem de sosyal politika alanında yeni adımların atılıp atılmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi.




