Yazılı bir açıklama yapan Yunus Emiroğlu, Türkiye’de boşanma oranlarının arttığını, ailelerin kısa sürede dağıldığını ve gençlerin evlilikten uzaklaştığını söyledi. Emiroğlu, 2021 TÜİK verilerine atıfta bulunarak, boşanmaların nedenleri arasında yüzde 14’lük oranla aldatmanın, yani zinanın ikinci sırada yer aldığını hatırlattı.

Aile kurumunun karşı karşıya kaldığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Emiroğlu, “Zina, boşanma davalarında ailenin temelinden sarsılmasına yol açan bir sebep olarak kabul edilirken, ceza hukuku bakımından suç sayılmaması ciddi bir çelişkidir” değerlendirmesinde bulundu.

“ZİNAYA YAKLAŞMAYIN”

Emiroğlu açıklamasında dini referanslara da yer verdi. Zinanın toplumsal sonuçlarına dikkat çeken HÜDA PAR Sözcüsü, İsra Suresi’nin 32. ayetini hatırlatarak, “Zinaya yaklaşmayın. Zira o hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur” ifadesini kullandı. Zinanın serbest olmasının ve ‘özel hayat’ gerekçesiyle korunmasının, toplumsal yapıyı zayıflattığını savundu.

“SADAKAT CEZALANDIRILIYOR, SORUMSUZLUK ÖDÜLLENDİRİLİYOR”

Zinayı teşvik eden yayın ve ortamların yaygınlığına dikkat çeken Emiroğlu, mevcut durumun sadakati cezalandıran, sorumsuzluğu ise ödüllendiren bir tablo ortaya çıkardığını ileri sürdü. Bu ortamda gençlere, evliliğin gereksiz olduğu yönünde dolaylı mesajlar verildiğini savunan Emiroğlu, evlilik kurumunun giderek zorlaştırıldığını ifade etti.

GENÇLERE GERİ ÖDEMESİZ EVLİLİK DESTEĞİ TALEBİ

HÜDA PAR Sözcüsü, sadece cezai düzenlemelerin yeterli olmayacağını belirterek, evliliği teşvik edecek sosyal desteklerin de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Emiroğlu, “Evlilik müessesesinin kurulabilmesi için gençlere geri ödemesiz destekler verilmelidir” çağrısında bulundu.

“ZİNA YENİDEN SUÇ OLMALI”

Açıklamasının sonunda net bir çağrı yapan Yunus Emiroğlu, “Buradan açıkça ifade ediyoruz: Zina yeniden suç olmalıdır. Bu suçu işlemeye sevk eden yayın ve çalışmalar da suç kapsamına alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE ZİNA NE ZAMAN SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILDI?

HÜDA PAR’ın “zina yeniden suç sayılsın” çağrısıyla birlikte, Türkiye’de zinanın ne zaman ve nasıl ceza hukuku kapsamından çıkarıldığı yeniden gündeme geldi. Zina, bugün Türk hukukunda yalnızca boşanma nedeni olarak değerlendirilirken, ceza suçu olmaktan çıkarılmasının arkasında Anayasa Mahkemesi kararları ve sonraki yasal süreçler bulunuyor.

ZİNA ESKİ CEZA KANUNU’NDA SUÇTU

1926 tarihli Türk Ceza Kanunu’nda zina, kadın ve erkek açısından ayrı maddelerle düzenlenmişti.

Kadınlar için zina suçu TCK’nın 440. maddesinde, erkekler için zina suçu ise 441. maddede yer alıyordu.

Zabıta ve Tarım ekipleri sahada: Sincan’da market ve fırınlara sıkı denetim
Zabıta ve Tarım ekipleri sahada: Sincan’da market ve fırınlara sıkı denetim
İçeriği Görüntüle

Ancak bu düzenleme, kadın ve erkek arasında farklı şartlar öngörmesi nedeniyle uzun yıllar “eşitlik ilkesine aykırı” olduğu gerekçesiyle tartışma konusu oldu.

ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN İLK İPTAL

Anayasa Mahkemesi, cinsiyet eşitliği ilkesini düzenleyen Anayasa’nın 10. maddesine aykırılık gerekçesiyle, erkeğin zinasını suç sayan 441. maddeyi 23 Eylül 1996 tarihli kararla iptal etti.
Bu karar, 27 Aralık 1997’de yürürlüğe girdi ve böylece erkekler açısından zina ceza suçu olmaktan çıktı.

KADINLAR İÇİN ZİNA DA CEZA KANUNUNDAN ÇIKARILDI

Anayasa Mahkemesi, kısa süre sonra benzer bir değerlendirmeyi kadınlar için de yaptı.
Kadının zinasını düzenleyen 440. madde, 22/23 Haziran 1998 tarihli kararla iptal edildi. İptal kararı 13 Mart 1999’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu gelişmeyle birlikte, 1999 yılı itibarıyla zina Türkiye’de ceza hukuku açısından tamamen suç olmaktan çıkarılmış oldu.

ZİNA CEZA SUÇU DEĞİL, BOŞANMA NEDENİ

1999’dan sonra zina, ceza kanunlarında yer almadı. Ancak tamamen hukuki karşılığı ortadan kalkmadı. Zina, Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanma sebebi olarak düzenlenmeye devam etti. Günümüzde de zina; boşanma davalarında kusur, tazminat, nafaka ve velayet gibi konularda dikkate alınan bir unsur olmayı sürdürüyor.

YENİ TCK SÜRECİNDE YENİDEN GÜNDEME GELDİ

2004–2005 yıllarında yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu hazırlanırken, zinanın yeniden suç olarak düzenlenmesi gündeme geldi. Ancak bu girişim, Avrupa Birliği uyum süreci ve uluslararası baskılar nedeniyle yasalaşmadı. Sonuç olarak yeni TCK’da zina suç olarak yer almadı.

Kaynak: Haber Merkezi