İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan ve kısa sürede ülke geneline yayılan protestolar 28. gününde devam ediyor. Gösterilere ilişkin can kaybı ve gözaltı sayılarıyla ilgili ise farklı kaynaklardan çelişkili veriler geliyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bin 137’ye, gözaltına alınanların ise 27 bin 797’ye yükseldiğini ileri sürdü. HRANA, ölenler arasında güvenlik görevlilerinin de bulunduğunu belirtti. Ancak bu rakamlar İran makamlarınca doğrulanmış değil.

RESMİ AÇIKLAMALARDA DAHA DÜŞÜK RAKAMLAR VERİLDİ
İran Şehit ve Gaziler Vakfı’na bağlı Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan son açıklamada ise protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 117 olarak duyuruldu. Açıklamada ölenlerin bir bölümünün güvenlik güçleri ve siviller olduğu, bazı vakalarla ilgili ise ayrıntı paylaşılmadığı belirtildi. İki kaynak arasındaki ciddi fark, sahadaki verilerin bağımsız biçimde doğrulanmasının güç olduğunu da gösterdi.
HAMANEY İÇİN “YERALTI SIĞINAĞI" İDDİASINDA BULUNULDU
Protestolar sürerken İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile ilgili dikkat çekici bir iddia da gündeme geldi. İran International’a konuştuğu belirtilen ve hükümete yakın olduğu öne sürülen iki kaynağa göre Hamaney, olası bir ABD saldırısı riskinin arttığı değerlendirmeleri üzerine Tahran’da özel bir yeraltı sığınağına geçti.
Söz konusu tesisin birbirine bağlı tünelleri bulunan, güçlendirilmiş bir yeraltı kompleksi olduğu iddia edildi. Bu bilginin de İran yönetimi tarafından resmen doğrulanmadığı bildiriliyor.

GÜNLÜK YÖNETİMİ OĞLUNUN YÜRÜTTÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ
Aynı kaynaklara dayandırılan iddialarda, Hamaney’in üçüncü oğlu Mesud Hamaney’in liderlik ofisinin günlük işleyişini yürüttüğü ve devlet kurumlarıyla koordinasyonda aktif rol aldığı öne sürüldü. Bu konuda da resmi bir açıklama yapılmadı.
PROTESTOLAR NASIL BAŞLADI?
Gösteriler, 28 Aralık 2025’te İran para biriminin hızla değer kaybetmesi ve ekonomik krizin derinleşmesi üzerine Tahran Büyük Çarşı esnafının öncülüğünde başlamış, daha sonra birçok kente yayılmıştı. Başkent Tahran’da protestoların şiddetlendiği günlerde internet erişiminde ciddi kısıtlamalara gidilmişti.





