Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanması sonrası. ABB Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, yürütülen soruşturma ve verilen tutuklama kararına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Yavaş, sürecin yetki, usul ve ölçülülük ilkeleri açısından kamuoyunda soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
“SÜREÇ NEDEN İSTANBUL’DAN YÜRÜTÜLDÜ?”
Mansur Yavaş, paylaşımında gazetecinin Ankara’da ikamet ettiğine ve suçlamaya konu olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımlarını da Ankara’dan yaptığına dikkat çekti. Buna rağmen soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesinin tartışmalara neden olduğunu ifade etti.

Yavaş, özellikle yetki ve usul bakımından ortaya çıkan tabloya işaret ederek, tutuklama kararının ölçülülük açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
ALİCAN ULUDAĞ NEDEN TUTUKLANDI?
DW Türkçe muhabiri olarak görev yapan Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinden gözaltına alındı ve İstanbul’a götürüldü. Soruşturma kapsamında Uludağ’a “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları yöneltildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen gazeteci, savcılık ifadesinin ardından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, Uludağ’ın tutuklanmasına karar verdi.
Kararda, “kaçma şüphesinin bulunduğu” ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı yönünde değerlendirmeye yer verildi.
“SUÇ İŞLEMEDİM” SAVUNMASI
Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddeden Uludağ, paylaşımlarının eleştiri kapsamında olduğunu savundu. Gazetecilik faaliyeti nedeniyle yargılandığını öne süren Uludağ, herhangi bir suç işlemediğini belirtti.
Yaklaşık 18 yıldır gazetecilik yaptığını ifade eden Uludağ, anayasal haklara ve ifade özgürlüğüne vurgu yaptı. Tutuklama kararının ardından adliyeden çıkarılırken, “Dik durun! Alican Uludağ susmadı, susmayacak” sözleriyle destek çağrısında bulundu.





