Ankara’nın başkent ilan edilişinin 103’üncü yıl dönümünde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yayımladığı videolu mesajla Başkent’in tarihî önemine dikkat çekti. Yavaş, Ankara’ya hizmet etmenin büyük bir onur olduğunu belirtirken, 13 Ekim 1923’te alınan karar Millî Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan sürecin önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıktı.
Ankara, başkent ilan edilişinin 103’üncü yıl dönümünü kutluyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da 13 Ekim dolayısıyla sosyal medya hesabından videolu bir mesaj yayımlayarak kentin Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çekti. Yavaş, Ankara’yı “Cumhuriyetimizin kalbi” ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olarak nitelendirdi.
Yavaş, mesajında Başkent’e hizmet etmenin kendileri için taşıdığı anlamı vurgulayarak, “Ankara’mıza hizmet etmek bizim için büyük bir onurdur” ifadelerini kullandı.
Mansur Yavaş’tan 103’üncü yıl mesajı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümü nedeniyle yaptığı paylaşımda kentin tarihî kimliğine vurgu yaptı. Ankara’nın Cumhuriyet’in kuruluş süreciyle özdeşleşen konumuna işaret eden Yavaş, mesajını başkent oluşunun 103’üncü yılını kutlayarak tamamladı.
Yavaş, videolu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyetimizin kalbi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti güzel Ankara’mıza hizmet etmek bizim için büyük bir onurdur. Başkent oluşumuzun 103. yılı kutlu olsun.”
Ankara ne zaman başkent ilan edildi?
Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kararla Türkiye’nin başkenti oldu. Bu karar, Cumhuriyet’in ilanından 16 gün önce alındı. Ankara’nın başkent seçilmesinde Millî Mücadele döneminde üstlendiği merkezî rolün yanı sıra yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu’da konumlandırılması da etkili oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmasıyla kent, Millî Mücadele’nin yönetildiği merkez hâline geldi. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yürüttüğü bağımsızlık mücadelesi sırasında Ankara, siyasi kararların alındığı ve mücadelenin sevk ve idare edildiği önemli bir merkez olarak öne çıktı.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin tarihçe bilgilerine göre Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’nin 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelmesi, kentin Millî Mücadele’deki konumunun güçlenmesinde önemli bir aşama oldu. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla bu konum daha da belirginleşti.
Başkentlik kararı Cumhuriyet’ten önce alındı
Ankara’nın başkent ilan edilmesine yönelik kanun teklifi, İsmet İnönü ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Teklif, 13 Ekim 1923’te kabul edildi ve Ankara yeni Türk devletinin başkenti oldu.
Kararın alınmasından kısa süre sonra, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Böylece Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin de merkezinde yer aldı. Ankara’nın başkentliği, 20 Nisan 1924’te kabul edilen Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda da yer aldı.
Ankara’nın başkent olması kentin gelişimini nasıl etkiledi?
Ankara’nın başkent ilan edilmesi, kentin idari ve fiziksel gelişiminde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Başkentlik göreviyle birlikte kamu kurumlarının yerleşmesi, yeni yönetim yapılarının kurulması ve kent planlamasına yönelik çalışmalar hız kazandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Kültür Portalı’nda yer alan bilgilere göre, Ankara’nın modern bir Cumhuriyet başkentine dönüşme süreci 1920’li yıllarda başladı. Christoph Lörcher’in 1924-1925 yıllarındaki planının ardından, 1927’de düzenlenen uluslararası yarışmayı kazanan Hermann Jansen’in planı 1930’lu yıllarda kentin gelişiminde etkili oldu.
Ankara’nın Ulus çevresindeki tarihî merkezinden Çankaya yönüne doğru gelişmesi, Cumhuriyet dönemindeki kentsel dönüşümün temel aşamalarından biri oldu. Atatürk Bulvarı boyunca şekillenen yeni yerleşim alanları, idari ve kamusal yapılarla birlikte kentin modern başkent kimliğinin oluşumuna katkı sağladı.
Bugün Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümü, yalnızca bir kentin yönetim merkezi seçilmesinin değil, Millî Mücadele döneminde üstlendiği rolün ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki yerinin de hatırlandığı bir tarih olarak öne çıkıyor.







