Kireçlenme Sadece Yaşlılarda mı Görülür? Ortopedide Doğru Bilinen Yanlışlar
Kireçlenme Sadece Yaşlılarda mı Görülür? Ortopedide Doğru Bilinen Yanlışlar
İçeriği Görüntüle

Kanser tedavisi gören hastaların sıkça yöneldiği bitkisel destek ürünleri, uzmanların uyarılarına konu olmayı sürdürüyor.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Büyükhatipoğlu, bu ürünlerin kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"GÜÇLÜ BİLİMSEL KANIT BULUNMUYOR"

Bitkisel desteklerin kanser tedavisindeki yerine değinen Prof. Dr. Büyükhatipoğlu, elde bilimsel bir dayanak olmadığını belirtti:

"Bitkisel desteklerin kemoterapi ile birlikte ya da tek başına kullanıldığında yaşam süresini uzattığına veya hastalığa fayda sağladığına dair elimizde güçlü bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır."

BÖBREK VE KARACİĞER YETMEZLİĞİ RİSKİ

Büyükhatipoğlu, bilinçsiz kullanımın yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarına da dikkat çekti:

"Hatta bilinçsiz şekilde kullanılan bazı bitkisel ürünler böbrek yetmezliğine, karaciğer yetmezliğine ve çeşitli metabolik bozukluklara yol açabilmektedir. Bu durumlar bazen geri dönüşlü olsa da bazı hastalarda kalıcı olabilmektedir."

"TEDAVİYİ MASKELEYEBİLİYOR"

Uzman hekim, en kritik riskin tedavi sürecine etkisi olduğunu vurguladı:

"Bundan da önemlisi kullanılan bitkisel destekler bizim uyguladığımız tedavilerin etkisini azaltabilmekte ya da maskeleyebilmektedir."

"KANSER HÜCRELERİ NORMAL HÜCRELER DEĞİLDİR"

Büyükhatipoğlu, kanser hücrelerinin biyolojik yapısını anlatarak neden bilimsel tedavi yöntemlerinin gerekli olduğunu açıkladı:

"Kanser hücreleri normal hücreler değildir. Bunlar normal hücrelerin değişime uğramasıyla ortaya çıkan farklı metabolizmalara ve farklı biyolojilere sahip anormal hücrelerdir."

Uzman hekim sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla bu hücrelerle, onların anladığı dil ise günümüzde akıllı ilaçlar, kemoterapiler ve bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilmiş yeni hedefe yönelik moleküllerdir."

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kullandığınız ya da kullanmayı düşündüğünüz her türlü ürün hakkında tedavinizi yürüten hekiminize danışınız.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat