Su sadece serinletmez, öldürür de...
Havaların ısındığı şu günlerde, su bulunan her yere hücum eden insanlar (özellikle de çocuklar), serinlemek için girdiği sularda can verebiliyor.
Yüzmekten çok ölmek için giriliyor sanki sulara...
Son dönemde haberlere yansıyan çocukların gölet, baraj ve derelerde boğulması tedbiri elden bırakmamayı gerektiriyor.
UZMANINDAN UYARI...
2000 yılı temmuz ayı idi ve son beş yıl içinde sadece İstanbul’da 317 kişinin gölet ve denizlerde boğulmuştu?
Üstelik bunların çoğunluğunu çocuklar oluşturuyordu.
Bu olaylar üzerine tatil sezonu ile birlikte deniz ve havuzlara hücum eden vatandaşları uyaran ve boğulma olaylarına dikkat çeken Yüzme Milli Takımı antrenörlerinden Orhan Mengi, “Zevk için canınızdan olmayın” diyor ve ekliyor:
“Kesinlikle tok karnına ve aşırı yorgunken denize girmeyin...”
İyi de dinleyen kim?
Boğulmaları “az gelişmişliğin göstergesi” olarak değerlendiren Mengi, denize kıyısı olmayan ülkelerde bile Türkiye’deki kadar boğulma olmadığını hatırlatarak, yüzmenin yüzme öğrenmekle mümkün olduğunu kaydediyor...
Her önüne gelenin denize, nehre, göle ve gölete girdiği bir yerde bu kadar çok boğulma hadisesinin yaşanması doğal sayılmalı...
AMAN DİKKAT...
Yemek sonrası ve aşırı yorgunken vücuda kramp girmesi riskinin arttığını kaydeden Mengi, yüzmeye meraklı olanlara şu öğütlerde bulunuyor:
“Havuzda iseniz ve iyi yüzme bilmiyorsanız şakalardan uzak durun, ıslak zeminde koşmayın. Denizde kıyıya dikey değil, paralel yüzün. Pis ve bulanık sulara balıklama atlamayın. Şişme deniz araçlarından, özellikle rüzgarlı havalarda uzak durun. İsteğiniz dışında kıyıdan uzaklaştığınız zaman sırtüstü yatın ve bir şekilde yardım isteğini belirterek, yardım gelmesini bekleyin. Hiç yüzme bilmiyorsanız, denizde fazla açılmayın ve yüzmeye gittiğiniz yerin fiziksel özelliklerini öğrenin.”
EĞİTİM ŞART...
Boğulma olaylarının arkasında pek çok sebep var...
Ancak, gencecik insanları suların yutmasındaki sebeplerin başında “kendini ispatlama” gibi bir psikolojik sebep var ki, bunun çocuklara iyi anlatılması gerekiyor...
Orhan Mengi de, en çok boğulma olaylarının kendini ispatlama isteği yüzünden 14-16 yaşlar arası, eğitimsizlikten dolayı da 35 yaşın üzerinde görüldüğüne işaret ediyor ve küçük yaştan itibaren verilmesi gereken eğitimin önemini dile getiriyor.
Gelişmiş ülkelerde çocuklara okul öncesi yüzme eğitimi verildiğini söyleyen Mengi, onlara en azından suyun üzerinde can güvenliğini sağlayacak kadar yüzme eğitimi verilmesini tavsiye ediyor...
İSTANBUL’DA SON 5 YIL...
İstanbul’da, bu yılın ilk dört ayı da dahil, son beş yıl içinde boğularak ölenlerin sayısı 317. En fazla boğulma olayı 70 kişi ile Şile’de oldu. Bunu 53 kişi ile Çatalca, 52 kişi ile Sarıyer takip ediyor...
Yine bu süre içinde, çoğunluğu çocuk olmak üzere, havuz, su kuyusu, sulama kanalı ve su birikintisine giren 29 kişi de serinlemek uğruna canından oldu...