İLK DURUŞMA KAHRAMANMARAŞ’TA GÖRÜLDÜ
Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli, “olası kastla adam öldürme” suçundan 10 kez müebbet ve “olası kastla yaralama” suçundan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Anne Pınar Peyman Mersinli hakkında ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ile Pınar Peyman Mersinli duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılırken, saldırıda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenin yakınları ile taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
Sabah saat 09.00’da başlayan duruşmada sanıkların ve avukatlarının savunmalarının ardından saldırıda yakınlarını kaybeden ailelere söz verildi.
OĞLUNUN BEBEKLİK KUNDAĞIYLA DURUŞMAYA GELDİ
Saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’in annesi Sonay Yeşil, duruşmaya oğlunun bebeklik kundağıyla geldi. Oğlunun yaşamını yitirdiği gün üzerinden çıkarılan kıyafetleri kundağa koyduğunu anlatan Yeşil, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirtti.
Sonay Yeşil, “Oğlumun kabrine gidip konuşuyoruz. O benim tek evladımdı. Anne ve babanın en ağır cezayı almasını istiyorum, şikayetçiyim” dedi.
Baba Abdullah Cevdet Yeşil de Mersinli çiftinden şikayetçi olduklarını ve davayı sonuna kadar takip edeceklerini söyledi.

“KIZIMI ÖPTÜĞÜM ALNINDAN KURŞUN ÇIKTI”
Hayatını kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’nun babası Ahmet Miraç Ağaoğlu ve annesi Gülden Ağaoğlu da olayda ihmali bulunan herkesten şikayetçi olduklarını söyledi.
Anne Gülden Ağaoğlu, yaşadığı acıyı, “Kızımın alnından öpüp okula yolladım ama o öptüğüm alnından kurşun çıktı” sözleriyle anlattı.
“GÖMLEĞİME ANNEMİN KANI BULAŞTI”
Saldırıda hayatını kaybeden 56 yaşındaki öğretmen Ayla Kara’nın avukat oğlu Furkan Kara da duruşmada söz aldı. Annesinin öğrencilerine büyük bir şefkatle yaklaştığını belirten Kara, davanın Türkiye açısından emsal niteliğinde olduğunu düşündüğünü söyledi.
Furkan Kara, “Annem küçük çocukların savunmasız olduğunu bildiği için onlara bir anne şefkatiyle yaklaşmıştır. Bu görülen davanın Türkiye çapında emsal bir dava olduğunu düşünüyorum. Türk tarihinde böyle saldırı olmamıştır. Olay günü biz haber aldığımızda okula gittik. Benim o gün üstümde ilk kez giydiğim gömlek vardı. Gömleğime kanı bulaştı. O gömleği dolabımda astım ve eşime de asla yıkayıp ütülemeyeceksin dedim. Sanıklardan sonuna kadar şikayetçiyim” dedi.
“BENİM YAVRUMUN BAŞINDA 4 KURŞUN ÇIKTI”
11 yaşındaki Furkan Sancak Balal’ın annesi Tuğba Benli de sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben 7 yıldır 2 evladımı tek başıma pazar tezgahlarında büyüttüm. Benim yavrum okuyacaktı, belki çok güzel yerlere gelecekti. Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı, ben yavrumu tanıyamadım. Onu kendi ellerimle yıkadım ama tanıyamadım. Şikayetçiyim, davamın arkasındayım.”
“BENİM EVLADIM 9 KURŞUN ALDI”
Şuranur Sevgi Kazıcı’nın annesi Ayşegül Kazıcı ise kızının 9 kurşunla öldürüldüğünü anlattı. Olayda çok sayıda ihmal bulunduğunu savunan Kazıcı, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Benim evladım 9 kurşun aldı. İlk vurulan benim çocuğum, benim çocuğum kalkmak istemiş ama bir daha sıkmış. O kadar fazla ihmal var. Ben kadın halimle o çocuğu durdurabilirdim. Diğer çocuklar keşke ölmeseydi. Benim çocuğumun otopsi raporu açıklandı ve oğlum onu saklamış, ben görmeyim diye.”
“POLİSLİK YAPMIŞ BİR BABA SUÇLU EVLADINI TANIMAZ MI?”
11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik ise İsa Aras Mersinli’nin manifestosuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şişik, “Dün evladımın doğum günüydü. Yaklaşık 5 yıl süren bir manifesto var. Bunun çocuk tarafından hazırlandığına inanmıyorum. Babanın katkısı olduğunu düşünüyorum. Ablası diyor ki ‘İsa Aras psikoloğa gittiğinde 2-3 gün iyi hissediyor'. Anne ve baba bu çocuğu nasıl böyle yetiştirdiniz. Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?” diye konuştu.
“BU İNSANLAR HAYSİYETSİZ”
Saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör ise duruşmada sanıklara tepki gösterdi.
Güngör, “Bu insanlar haysiyetsiz. 3 bin yıllık Türk tarihimizde olmayan bir şey siz ikinize nasip oldu. Normal bir insanken anormal bir insane döndük. Herkesin çocuğu var. Okullarda 1-2 çocuk problemlidir, onların aileleri de problemli” ifadelerini kullandı.
“KEŞKE KALBİNDEKİ SİYAH NOKTALARI TEDAVİ ETTİRSEYDİN”
12 yaşındaki Yusuf Tarık Gül’ün babası Murat Gül de oğlunu güvenerek okula gönderdiğini ancak birkaç saat sonra tabutunu aldığını söyledi.
Gül, “Evladımı en çok güvendiğim yer olan okula gönderdim ve birkaç saat sonra onun tabutunu aldım. Çocuğunun yüzündeki siyah noktaları tedavi ettirmek için güzellik merkezine götüreceğine kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin. Ben, bu anne ve babada zerre kadar vicdan olduğuna inanmıyorum” dedi.
Zeynep Kılıç’ın babası Ahmet Özkan Kılıç da sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti. Anne Emine Kılıç ise kızının 4 kurşunla öldürüldüğünü belirterek benzer olayların bir daha yaşanmaması için saldırının tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
TANIKLAR DİNLENDİ
Hayatını kaybedenlerin aileleri ile avukatlarının beyanlarının ardından duruşmada tanıkların dinlenmesine geçildi. Tanık ifadelerinde İsa Aras Mersinli’nin saldırıdan önceki dönemde aldığı psikolojik destek, okul hayatı, rehberlik görüşmeleri ve ailesiyle gerçekleştirilen temaslara ilişkin ayrıntılar yer aldı.
Emniyet psikoloğu Dilek Özakdağ, “Teşkilat mensuplarımıza, eş ve çocuklarına psikolojik destek sağlarız. 2025 yılı Eylül ayında Uğur Mersinli müdürümüz oğlunun sınav kaygısı nedeniyle başvuru yaptı. Bana geldiğinde, ‘Bana kızacak mısın?' diye sordu. Bir süre geldi ve sonrasında gelmemeye başladı. Gönüllü bir program olduğu için yaptırımı olmadı. Aralık ayına kadar 5 kez görüştük. Nisan ayının ilk haftasında eşimle yürüyüş yaparken Uğur Mersinli müdürümü yolda gördüm ve ‘Nasılsınız, Aras neden gelmiyor' diye sordum. Bana kendisi, ‘Biz bir psikiyatriste gidiyoruz. Otizm teşhisi aldık, Aras'ta ben de mutluyum dedi. Hatta ben otizmin hangi türü diye sorunca bir duraksadı. Sonra yollarımızı ayırdık” dedi.
“ANNE, OĞLUNUN EŞCİNSEL ARKADAŞLARI OLDUĞUNU SÖYLEDİ”
Psikolojik Danışman Hüseyin Gebeş ise aile ve çocukla gerçekleştirdiği görüşmeleri anlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Ben 7 Mart'ta anne, baba ve çocukla görüşme yaptım. Daha sonra çocuğu görüşmeye aldım. Teknoloji kullanımının yüksek olduğunu tespit ettim. Canlı oyun arkadaşları olduğunu bana söyledi. Ben de bunu anne ve babasına söyledim. Onlarda oyun çok oynadığını söylediler. Dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledim. İkinci görüşmemizde taramalar yaptım ve halkla ilişkilerinin zayıf olduğu, okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü görüşmeye geldiğinde çok istekli değildi. Anne bana oğlunun eşcinsel arkadaşlarının olduğunu söyledi. İsa Aras'a bunu sorduğumda inkar etmedi. Annesiyle bir görüşme yaptım ve sonra ayrıldılar. Olayın gerçekleştiği güne randevu oluşturmuşlardı. Ben çevreye bir sorun oluşturacağını hissetmedim” diye konuştu.
“RESMİ KAYITLARA GEÇİLİP GEÇMEYECEĞİNİ SORDU”
Tanık Feyza Boz da anne Pınar Peyman Mersinli ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesine ilişkin, “Pınar Peyman ile telefonda görüştüm ve bana bu görüşmelerin resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu. Ben de fatura istenilirse geçeceğini söyledim” dedi.
Emniyet psikologlarından Yunus Gökdemir ise aileyle bir kez görüştüğünü belirterek, “Babası, oğlumun okulda arkadaş sorunları var diyerek başvurdu. Kendisiyle yaptığım görüşmede, ‘Arkadaşlarımı cahil olarak görüyorum' dedi. Bana sıkıntısı olduğunu söylemek istedi ama söyleyemedi. Ailesiyle ilgili sorular sorunca biraz tıkandı. 10-15 dakikalık bir görüşmeydi. 1 kere görüştüm, başka da aileyle görüşmedim” diye konuştu.
REHBER ÖĞRETMEN: “5. SINIFTAN İTİBAREN 28'E YAKIN GÖRÜŞME YAPTIM”
Ayser Çalık Ortaokulu Rehber Öğretmeni Ejder İnce, İsa Aras Mersinli’yi 5’inci sınıftan itibaren tanıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İsa Aras Mersinli'yi 5.sınıftan itibaren tanıyorum. 5. sınıftan itibaren 28'e yakın görüşme yaptım. Bu görüşmelerin 5-6 tanesi veli görüşmesi. 6 ve 7. sınıfta kimlik arayışına yönelik görüşme yaptık. 5.sınıfta ağlama krizleri vardı. Sınıfta ağlama krizi geçirip gelirdi, aileyi psikiyatriye gitmesi gerektiğini söylemiştim. 6 ve 7.sınıfta kimlik arayışı vardı yine aileye söylemiştim. 8.sınıfta çantayla boğazını sıkmıştı. İntihar girişimi olarak algılamadım. Kendisiyle de görüştüm sıkıldığı için yaptığını söylemişti.
Ben babaya çocuğu teslim ettim ve annesine çocuğun psikolojik destek alması gerektiğini söyledim. Aileyle birçok kez görüştüm. Ben görüşmeyi yaptıktan sonra rehberlik sistemini açar ve girişi yaparım. Geçmişe dönük bir giriş yapamam. 5 ve 6.sınıflarda psikolojik destek alıyoruz diye ailenin beyanı var. Mart ayında bizim idaremiz değişti. Mart ayına kadarki idaremiz İsa Aras'ın durumunu biliyor. 4 yıl boyunca kimseyle kavga ettiğini duymadım. Olay başladığı anda birisi okulu bastı diye düşündük. Sınıfları kontrol etmeye başladık. Birisi, ‘Hocam trafo mu patlıyor' diye söyledi ben de hemen gittim şalteri kapattım ama sonra yerde yatan bir çocuğumuzu gördüm. Eylemi yapan çocuğu görünce kendimi geri çektim”
“HOCAM ADLİ RAPOR AÇMIŞSINIZ AMA BEN DE POLİS BAŞMÜFETTİŞİYİM”
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde görevli acil servis doktoru Nurşah Erçelebi Sağer de İsa Aras Mersinli’nin hastaneye getirildiği dönemde yaşananları anlattı.
Sağer, “İfade ve beyanlarım aynen devam ediyor. Nöbetçi arkadaştan nöbeti yeni devralmıştım. Ayser Çalık'tan bir ambulans geldi. Bilinci açık, değerleri stabildi. Ön muayenemi yaptım, nörolojik tetkikleri doğaldı. EKG çekilirken ben de kabine girdim. Kolunun bir kısmında çizik gördüm. Kendisine sordum ve kollarının devamında bolca çizik vardı. Dün gece olduğunu söyleyip, kendisinin yaptığını söyledi. Bazı zamanlarda çok canının sıkıldığını ve öyle vakit geçirdiğini söyledi. Bunun üzerine hastanın gelişini adli vaka olarak değiştirdik ve hastanenin çocuk psikiyatri doktoruna durumu bildirdik. Babası geldi ve ‘Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim' dedi. Bende görevimi yaptığımı söyleyince canınız sağ olsun deyip ayrıldı, doktorlar ile görüştü. Çocuk psikiyatri doktoru düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti. Tetkikleri yaptık ve taburcu ettik” ifadelerini kullandı.
ANNE TAHLİYE EDİLDİ, BABANIN TUTUKLULUĞU DEVAM EDECEK
Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, anne Pınar Peyman Mersinli’nin tahliyesine oy çokluğuyla karar verdi.
Baba Uğur Mersinli’nin ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Böylece okul saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması tamamlanırken, yargılamanın devamı 4 Aralık’a ertelendi.





