Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin PISA 2025 başarısına ilişkin değerlendirmelerinde derslik yatırımları, öğretmen kaynağı, müfredat değişiklikleri ve FETÖ vesayetinin kaldırılmasına dikkat çekti. Öğretmenlerin kıyafetleriyle ilgili şikâyetleri de değerlendiren Tekin, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerine karşı bir yazılım geliştirilmesi için çalıştıklarını söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim öğretim yılının başlamasının ardından AA Editör Masası’nda soruları yanıtladı. Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarından eğitim altyapısına, müfredattan okullardaki kıyafet uygulamalarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Tekin, “PISA başarımız dünyanın gündeminde. Yönetim başarımızı diğer ülkelere anlatmamızı istedi” dedi.

DERSLİK SAYISI VE EĞİTİME ERİŞİM

Derslik yatırımları, taşımalı eğitim ve okulların pansiyon kapasitelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, şunları söyledi:

“Elimizde 150-200 bin civarında elimizde kalan derslik var. Bugün 760 bine çıkartmışız. Yani yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu önemli parametre. İki, eğitime erişim konusunda sorun yaşanıyor. Çocuklarımızın işte ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yok. Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyor. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı. Ne yaptık? Taşımalı sistem getirdik. Yani eğitimine devam etmek isteyen ama ulaşım problemleri yaşayan öğrencilerimiz için taşımalı sistemi koyduk. Okullarımızın pansiyon kapasitesini artırdık. Dolayısıyla eğitime erişimi bu anlamda Türkiye'yi uluslararası göstergeler açısından bakın şu anda yani 2002 yılında orta öğretime devam oranı yaklaşık %50'lerdeyken şu an %90'ların üzerinde.”

ÖĞRETMEN SAYISI VE YETERLİLİK ÇALIŞMALARI

Tekin, öğretmen sayısındaki artışın ve öğretmen yeterliliklerine yönelik çalışmaların eğitimdeki önemini şu sözlerle anlattı:

“Bir başka önemli konu eğitimin niteliği açısından öğretmen sayısı önemli. Yaklaşık şu an sistemde kayıtta olan öğretmen arkadaşlarımızın yüzde 80'i AK Parti iktidarları döneminde atandı. 2002 yılında 540 bin öğretmen varken milyonlara arttı. 2001'den itibaren atılan bu adımlar, bakın başka ne yaptık, öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak, 2014 -2015 yılında öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık, uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde, bu da çok önemli.”

Uluslararası toplantılarda Türkiye’nin eğitim sistemine yönelik yapılan değerlendirmelere de değinen Tekin, şöyle devam etti:

“1980'li 90'lı yıllarda ders kitabından başka bilgiye erişimimiz yok. Çocuklara bilgiyi sadece okula veriyorlardı. 2013 yılında müşteşarlığa başladıktan sonra uluslararası toplantılara katıldık. Katıldığımız bütün uluslararası toplantılarda bize yönelik en önemli eleştiri sizin eğitim sisteminde fiziki, kapasite ve insan kaynağı açısından çok pozitif gelişmeler, mesafeler katettiniz. Ancak hala sizin eğitim felsefenizde bir problem var.”

Erdoğan, yeni eğitim yılının ilk gününde Ankara'da öğrencilerle buluştu
Erdoğan, yeni eğitim yılının ilk gününde Ankara'da öğrencilerle buluştu
İçeriği Görüntüle

“BİZİM MÜFREDATLARIMIZ ŞİŞMİŞ”

Müfredattaki bilgi yükünün azaltılmasına ilişkin süreci anlatan Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı:

“80'li, 90'lı yıllarda eğitime erişim de sınırlı olduğu için hem orta öğretim hem yüksek öğretime sınırlı sayıda öğrenci devam edebildiği için çocuklarımız her şeyi burada öğrensin, ortaokulda öğrensin, ilkokulda öğrensin. Bizim müfredatlarımız şişmiş. Eğitime erişim arttığına göre 2013'ten itibaren yaptığımız müfredatı seyreltme sürecine girdik.”

Tekin, 2024 yılında uygulamaya alınan eğitim modeline ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Marif modeli bu iki parametre açısından çok önemliydi. Bilgiyi ezberletmek yerine kendilerine verilen bilgiyi analitik bir biçimde değerlendirebileceği ve gündelik yaşam becerisine dönüştürebileceği hale getirirsek eğer biz eğitim sistemimizde başarılı olacak. Bununla beraber eğitim sistemimizin içerisindeki bilgi yükünü azaltabilirsek eğer müfredatta öğretmenimizde başarılı olacak, sistemde başarılı olacak. Bunu da çok detaylı bir biçimde bunları hep konuştuk. Dolayısıyla bu PISA skorlarıyla ilgili önemli adımlardan bir tanesi bu.”

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME İÇİN KURULAN BİRİM

Bakanlığın öğretim programları ile uluslararası değerlendirmeler arasındaki uyumun incelenmesi için yapılan çalışmalara değinen Tekin, şunları söyledi:

“Ölçme, değerlendirme ve sınav hizmetleriyle ilgili analiz için birim kurduk. Bu ne getirdi beraberinde? OECD ve PISA gibi yapılarla bakanlığımızın öğretim programları arasındaki uyumu, oralarda ölçülen şeylerle bizim sistemimizdeki uyumu karşılıklı olarak analiz edebileceğimiz çok önemli bir alan oluşturdu bize. Yurtdışında çok gündem oldu PISA.”

DERSHANELER VE FETÖ VESAYETİ AÇIKLAMASI

Tekin, Türkiye’nin 2015 sonrasındaki PISA sonuçları ile dershanelere ilişkin düzenlemeler arasında bağlantı kurarak şu değerlendirmede bulundu:

“PISA Yönetim Kurulu Başkanı 8 Eylül'de yapacağınız konuşmada bizim dikkatimizi çeken bir şey var. Türkiye olağanüstü başarı gösteriyor 2015 sonrası. Peki 2015'te ne oldu? 2015 bizim açımızdan şu noktada çok önemli. Biz 2014 yılında dershane kanunu çıkarırken dershanelerle ilgili en önemli iddiamız şuydu: dediğimiz yapılar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitapları, öğretim programları, okullar ve öğretmenleri üzerinde bir vesayet mekanizması. Yani siz okulda ne öğretirseniz öğretin, piyasada bir algı oluşmuş, bir sektör var, işte FETÖ vesayeti. Bu vesayet diyor ki, Milli Eğitim'in öğretmenleri işe yaramaz, Milli Eğitim'in ders kitapları işe yaramaz, Milli Eğitim'in okulları işe yaramaz. Siz orada 12 yıl boşuna okuyorsunuz, 3 ay bizim dershaneye gelin, 6 ay bizim dershaneye gelin!”

PISA BAŞARISINDA DÖRT UNSURA DİKKAT ÇEKTİ

PISA başarısını dört temel unsura bağlayan Tekin, okullarda açılan ücretsiz kurslara ve eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin şunları söyledi:

“FETÖ vesayetinin kaldırılması. Müfedat'ın yenilenmesi, Öğretmen kaynağının arttırılması ve altyapı derslik sayısının arttırılması. Bu dört tane nedenden dolayı Türkiye PISA skorlarında başarılı oldu. 2014'te dedik ki vatandaşımızın çocuğu eğer herhangi bir dersten, herhangi bir konudan eksiği varsa okullarımızda bu çocuklarımız için ücretsiz kurslar açalım. Kendi eksiğini oradan gidersin. Bunu ben o zaman Cumhurbaşkanımıza da arz ettim. Bir anlamda ücretsiz dershaneden alacağı hizmeti ücretsiz okullarda almaya başladı. Aynı şekilde teknolojik yeniliklerin eğitim öğretim sisteminde kullanıldığı Fatih projesiyle başlayan süreç.”

SOSYAL MEDYA İÇİN FİLTRE VE YAZILIM ÇALIŞMASI

Çocukların cep telefonu ve sosyal medya kullanımının uluslararası toplantılarda da gündeme geldiğini belirten Tekin, bu konuda yürütülen çalışmaları şöyle anlattı:

“8 Eylül'de Bratislava'daki toplantıda da hemen hemen bütün eğitim bakanlarının ortak problemi buydu. Çocukların cep telefonu üzerinden, sosyal medya üzerinden hem eğitim öğretim süreçlerine aksatacak bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermesi hem de eğitim politikalarını manipüle edecek içerikler sebebiyle çok rahatsızlardı. Bu dünya genelinde yaygınlaşıyor. Bu anlamda sosyal medya üreten ya da sosyal medyaya sahip olan şirketlerin de sosyal bir sorumluluk bilinciyle basit yazılımlarla bunu engelleyebileceklerini düşünüyorum. Büyük sorumluluk onlara düşüyor. Ebeveyn filtresi gibi bir filtreyle, siber güvenlik başkanlığıyla birlikte bir çözüm, bir yazılım geliştirebilir miyiz diye çalışıyoruz.”

ÖĞRETMENLERİN KIYAFETLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Okullardaki kıyafet uygulamaları hakkında gelen şikâyetleri dikkate aldıklarını söyleyen Tekin, öğretmenlere önlük giyilmesinin tavsiye edildiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Şikayetleri dikkate alıyoruz. Öğretmenlerimize önlük giyilmesi tavsiye edildi. Şimdi burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen, kim değil, kıyafetinden göremiyoruz. Farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var. Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor.”

Kaynak: Haber Merkezi