Ankara’nın tarihî yapıları arasında önemli bir yere sahip olan Abidin Paşa Çeşmesi, uzun yılların ardından yeniden Başkent’in kent dokusuna kazandırıldı. 19. yüzyıl Osmanlı kültürüne ait çeşme, Ankara’nın eski valilerinden Abidin Paşa döneminde, 1893 yılında yaptırıldı.
Ankara’nın en gösterişli çeşmelerinden biri olarak nitelendirilen Abidin Paşa Çeşmesi, ilk olarak Anafartalar Caddesi’nin geçmişte “Balıkpazarı” olarak adlandırılan bölümünün yakınında, Tahtakale Hamamı’nın kuzeyinde yer alıyordu. Abidin Paşa tarafından yaptırılan çeşmelerden biri olması nedeniyle “Abidin Paşa Çeşmesi” adıyla anılan yapı, Hanımpınarı su hattı üzerinde bulunuyordu.

1893’te törenle hizmete açıldı
Çeşmenin suyunun, Kayaş yakınlarındaki Hanımpınarı mevkiinden şehir merkezine ulaştırılması amacıyla yaklaşık 15 kilometrelik bir hat oluşturuldu. Avrupa’dan getirilen demir boruların kullanıldığı su hattının tamamlanmasının ardından Abidin Paşa Çeşmesi, 30 Ekim 1893 tarihinde Hükümet Meydanı’nda düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Som mermerden yapılan çeşmenin, Sultan II. Abdülhamid adına inşa edildiği belirtiliyor. Bu nedenle yapının, dönemin İstanbul’daki anıtsal çeşmelerini andıran ve padişaha yakışır bir anlayışla tasarlandığı görülüyor.

Tahtakale yangınıyla tarihî yolculuğu kesildi
Tahtakale Hamamı önünde, sokakların birleştiği açıklık alanda bulunan çeşme, Temmuz 1929’da meydana gelen Tahtakale yangınında bölgedeki çok sayıda yapıyla birlikte kullanılmaz hale geldi. Yangının ardından 1929 yılının sonlarına doğru bölgeye Ulus Sebze Hali yapılırken, Abidin Paşa Çeşmesi de yıktırıldı.
Çeşmenin bulunduğu alan, günümüzde Sebze Hali’nin kuzeydoğu köşesine ve Toygar Hanı’nın arka tarafına denk geliyor.

Osmanlı çeşme mimarisinin izlerini taşıyor
Günümüze ulaşan az sayıdaki fotoğrafından yapının mimari özellikleri de ayrıntılı biçimde görülebiliyor. Som mermerden yapılan çeşme, kesme taşlardan oluşturulmuş düz bir satıh önüne yerleştirilmiş, uzunlamasına duran dikdörtgen prizma biçiminde tasarlanmış.
Çeşmenin ön cephesi, yan yana sıralanan üç bölümden oluşuyor. Ortadaki bölüm, kenarlardaki bölümlere göre daha geniş tutulmuş. Her bölümün üzerinde basık kemerli bir alınlık yer alıyor. Kenar bölümlerde gövdeden alınlık bölümüne geçiş, saçak biçimindeki silmelerle sağlanırken, alınlık bölümündeki silmeler kademeli bir düzen oluşturuyor ve ortalarında birer kilit taşı bulunuyor.
Orta bölümdeki alınlığın en üstünde ise çelenk biçiminde bir çerçeve içerisine alınmış yuvarlak büyük bir rozet yer alıyor. Rozetin merkezinde Sultan II. Abdülhamid’in tuğrası bulunurken, rozetin altında dört satırdan oluşan kitabe yer alıyor.
Çeşmenin ön cephesindeki iki kenar bölümünde ve yan cephelerde basık kemerli nişler bulunuyor. Ön cephedeki nişlerin içerisinde ve orta bölümde birer lüle yer alıyor.

Yeniden Ankara’nın kent hafızasında
Yaklaşık 133 yıllık tarihî geçmişe sahip olan Abidin Paşa Çeşmesi, 2026 yılı Nisan ayına doğru gerçekleştirilen yeniden ihya çalışmalarıyla Ankara’daki tarihî kimliğine yeniden kavuştu.
Bir dönem Tahtakale’deki sokakların kesiştiği alanda Ankara’nın su ihtiyacına hizmet eden çeşme, bugün Ankara Valiliği Binası önündeki yeni yerinde geçmişten bugüne uzanan hikâyesini sürdürüyor.
Taşında Osmanlı döneminin izlerini, mimarisinde ise 19. yüzyılın anıtsal çeşme anlayışını taşıyan Abidin Paşa Çeşmesi, Ankara’nın değişen şehir dokusu içerisinde kaybolan tarihî değerlerin yeniden Başkent’e kazandırılmasının dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.





