CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için Ankara'da düzenlenen destek yürüyüşüne katıldı. Vatandaşlarla birlikte Kuğulu Park'tan Çankaya Belediyesi'ne yürüyen Özel, hem yürüyüş sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı hem de belediye binası önünde yaptığı konuşmada dikkat çeken mesajlar verdi. Hüseyin Can Güner'e uzun yıllardır güvendiklerini ifade eden Özel, Çankaya'nın Cumhuriyet Halk Partisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaparak, yaşanan sürece tepki gösterdi.
"ÇANKAYA HERHANGİ BİR İLÇE DEĞİLDİR"
Yürüyüş sırasında açıklamalarda bulunan Özgür Özel, Çankaya'nın yalnızca Ankara'nın bir ilçesi olmadığını, Türkiye'nin siyasi ve idari açıdan en kritik bölgelerinden biri olduğunu söyledi. Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Çankaya, herhangi bir ilçe değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanları gözünü yumup uyuduğunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Çankaya Köşkü'nü, partisinin genel merkezini, tüm siyasi partilerin genel merkezlerini ve en önemlisi Anıtkabir'i Çankaya Belediye Başkanı'na emanet ederler. Uykuya öyle dalabilirler."

Hüseyin Can Güner'e duydukları güveni dile getiren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O kadar güvendiğiniz birisi değilse Çankaya Belediye Başkanı, gözünüze uyku girmez. Biz genel başkan olarak, parti yönetimi olarak, Çankaya ilçe yönetimi, Ankara il yönetimi olarak Hüseyin Can'ın görevi başında olduğu her gün içimiz rahat uyuduk."
HÜSEYİN CAN GÜNER'İN HAYAT HİKÂYESİNİ ANLATTI
Çankaya Belediyesi önünde vatandaşlara hitap eden Özgür Özel, Hüseyin Can Güner'in yaşam öyküsüne de değindi. Güner'in küçük yaşta babasını kaybettiğini belirten Özel, annesinin ise infaz koruma memuru olarak mütevazı yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Güner'in hukuk eğitimindeki başarısına dikkat çeken Özel, onun meslek hayatındaki performansını şu sözlerle anlattı:
"O Hüseyin avukat oldu, bütün davalarımı ona verdim. O Hüseyin avukat oldu, hepimiz kendisine güvendik. O Hüseyin avukat oldu, kazanılamaz denen davaları kazandı. Önemli başarılar gösterdi. O Hüseyin avukat oldu, anası halen daha mütevazı zor görevini yapmaya, mütevazı hayatını yaşamaya devam etti."
"SİYASİ HESAPLAŞMANIN TARAFI AİLELER VE EVLATLAR OLAMAZ"
Konuşmasının devamında yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, siyasi mücadelede ailelerin hedef haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Bir kez daha söylüyorum, siyasi hesaplaşmanın tarafı aileler, evlatlar olamaz. Olunacaksa mertçe rakip olunur, mücadele edilir. Yargı kullanılarak, polis kullanılarak, devlet gücüyle iftira atarak bu işler olamaz."
"TEK GÜVENCEM MİLLETİN VİCDANI VE İNSAFIDIR"
Yaşanan gelişmeler karşısında en büyük güvencelerinin toplumun adalet duygusu olduğunu belirten Özgür Özel, vatandaşlara da çağrıda bulundu. Özel, televizyon başında yaşananları takip eden vatandaşlara seslenerek şöyle konuştu:
"Bundan sonrası için tek güvencem bu milletin vicdanıdır, bu milletin insafıdır. Televizyonu başında bu haksızlıkları gören, üzülen, 'Ben ne yapabilirim?' diyen varsa, ona sizi gösteriyorum. Bunu yapabilirsiniz, bunu. Olmanız gereken, çağrıldığınız yere gelin. İradenize sahip çıkın. Seçtiklerinize sahip çıkın."
"ADALET TALEBİ SEL GİBİ AKIYOR"
Özel, konuşmasının sonunda olası yeni hukuksuzluk iddialarına karşı toplumsal dayanışma çağrısında bulundu. Vatandaşlara meydanlarda ve demokratik zeminde birlikte mücadele etme çağrısı yapan Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bundan sonra haksızlıklar büyüyebilir. Haksızlıklar büyürse meydanları büyütmeye var mıyız? Haksızlık, hukuksuzluk büyürse sokaklarda, meydanlarda, olmamız gereken her noktada çoğalmaya var mıyız? Bütün Türkiye'de adalet talebi sel olup akıyor. Halkın coşkun akan selini kimse durduramaz. Bu selin içinde yerimizi alacak mıyız? Bütün haksızlıklara karşı haklının, mağdurun, mazlumun arkasında duracak mıyız?"






