CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. ‘Mutlak butlan’ kararının ardından CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu’na da “tarihi çağrı” olarak nitelendirdiği bir mesaj verdi.

Konuşmasına, “Büyük sıkıntılar içindeyiz ama herkes bilsin ki bugün olduğu gibi milletin dediği olur, milletin dediği olacak” sözleriyle başlayan Özel, hem parti içindeki sürece hem de ekonomi, emekli maaşları, asgari ücret ve belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlandı! Evde sağlıkta yeni dönem başladı!
Resmi Gazete’de yayımlandı! Evde sağlıkta yeni dönem başladı!
İçeriği Görüntüle

“BUNU BİR TARİHİ ÇAĞRI OLARAK SÖYLÜYORUM”

Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik çağrısında şu ifadeleri kullandı:

“Kadınların seçtiği başkana erkekler atama yapıyor. 30 yaşın altındakilerin kendi seçtiği başkanlara hepsi 30 yaşın üstündeki bir MYK atama yapıyor. Bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazım. Bunu bir tarihi çağrı olarak söylüyorum; 2 milyon üyemiz adına, milletimiz adına, sokağın inancıyla, Kemal Bey'in bugün tarihi kararı almasını, partiyi ve ülkeyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamaya davet ediyorum”

Özel’in konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:

“MİLLETİN DEDİĞİ OLACAK”

"Partimizi ve ülkemizin geleceğini hedef alan bütün saldırılara rağmen bugün yine sizlerle milletimizin Meclisindeyiz. Baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmuyoruz. Milletin dediği olacak! Mücadele değiştirmek isteyen milletle Erdoğan arasında, değişime karşı duranlarla milletin arasında...

"O GÜNDEN BU YANA KURULTAY BEKLİYORUZ"

Geçen hafta 74 il başkanımız 81 ilden gelen delege imzalarımızı CHP'nin butlan yönetimindeki genel merkezine götürdük. 1004 delegemizin iradesini temsil eden ıslak imzaları götürdüler. Onu düşelim bunu düşelim dediler, 833 resmiyet kazanan imza teslim edildi, o günden bu yana kurultayı bekliyoruz. Tedbir var, kurultay yapamayız diyorlar. Delege imzasını alıp İlçe Seçim Kurulu'na bildirmek görevleri ama bununla ilgili bir sürü zorluk çıkarmak asıl niyeti gösteriyor.

"TEDBİR KARARI KURULTAYA ENGEL DEĞİL"

Kendilerine imzalarla birlikte, geniş bir dosya teslim ettik. Alanında önde gelen hukukçuların görüşü, tedbir kararının kurultaya engel olmadığını gösteren görüşlerini de aktardık.

"KEMAL BEY AYAKTA ALKIŞLIYORDU"

O gün Kemal Bey'e oy verenlerden 520'i tanesi bugün kurultay yapılsın diye oy verdi. Bu arkadaşları tekrar çağırdık biz önceki kurultayda. İradelerini ortaya koydular. Kemal Bey salonda oturuyordu. O kurultayın kapanışında delegenin iradesini göstermesini bütün salonla Kemal Bey ayakta alkışlıyordu.

"BEN MİLLETİN KAHVESİNDEN, KÖYÜNDEN ALDIĞIM YETKİYLE GELDİM"

Artık umut salonlarda değil umut sokakta. O ışığı Ankara, Denizli, Burdur sokaklarında, ilçelerde köylerde gördüm. Atanmışlar kendilerini atayan yerden, seçilmişler talimatı milletten alırlar. Ben bugün bu kürsüye milletin kahvesinden, köyünden, meydanından aldığım yetkiyle geldim.

"BANK BULUP ÜSTÜNE ÇIKTIK, MİLLETİN GÖNLÜNE KAVUŞTUK"

Çardak'ta kahve içmeye geldik. Kadınlar erkekleri ittirdi. 'Biz kahveye çıkıyoruz Özgür'ümle çayı biz içeceğiz' dediler. Annelerime, ablalarıma selam olsun. Konuşma yapmak için bir bank bulup üstüne çıktık. Milletin gönlüne kavuştuk...

"O BANKA İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLARAK ÇIKACAĞIM"

Denizli'nin büyük coşkusuyla Burdur'a gittik. Kadınlarla, işçilerle, emeklilerle ayrı ayrı buluştuk. Sokak sokak büyüyerek ve kararlılıkla yürüyerek devam ediyoruz. Sıkıntılar büyük, tartışmalar zor ama öyle bir yerdeyiz ki binaları, imkanları geride bırakıp milletle kucaklaşınca oradan aldığımız güçle bu iktidarı değiştirme kararlılığını iliğimizde kemiğimizde hissediyoruz. Geri gidip o banka, iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım!

"SEÇİME HAZIRLANMIŞKEN BU YAPILIR MI PARTİYE?"

Seçime hazırlanmışken bu yapılır mı bu partiye! Ne parti hak eder ne millet hak eder bunu. Hep beraber kararlılıkla, durmadan millete bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi anlatma mecburiyetimiz var.

"ARA ZAM TALEPLERİNİ KİM DİLE GETİRECEK"

Bakın yılın ortasına geldik. Geçtiğimiz hafta yüksek tansiyonlu kürsü tartışmaları derken buralara geldik. Biz olmazsak beş aylık enflasyonun 16.6 çıktığını kim konuşacak? Tayyip Erdoğan'a "Sen son seçimden 1 ay önce 'Enflasyon tek hane üstündeyse yılda 4 ayarlama yapılabilir" deyip milletten oy istedin' diye kim soracak? Ara zam taleplerini kim dile getirecek? Zenginin payına vergi muafiyeti, alım garantisi düşerken bugün işçinin payına sefalet düşmektedir.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM TALEBİ

Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığı, yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğu ve bu şartlarda işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini kim söyleyecek biz sahada olmazsak. Eğer enflasyon yüzde 10 ve üzerindeyse yılda 4 ayarlama yapılabilir deyip milletten oy istediğini kim dile getirecek. Bu ülkede zenginin payına yüksek gelir, vergi muafiyeti düşerken, işçinin payına sefalet düşmektedir. İşçinin insanca yaşayabilmesi için ara zam şarttır. Önerimiz 6 aylık enflasyon nedeniyle kaybın telafisine yıllık enflasyonun eklenmesi ve 2.5 puanlık refah payı verilmesidir. Biz asgari ücret artışını önerirken küçük enflasyonu, tekstili, deri sanayini asgari ücret artışı ile zor durumda bırakmamak için sosyal güvenlik destek primi uygulanmasıyla; teşvik paketi de açıklamış, kalem kalem anlatmıştık. Asgari ücrete ara zam yapılması için bir kez daha tüm siyasi partilerin milletvekillerine bir kez daha hatırlatıyor ve grubumuza emanet ediyorum.

"İLK VERİLEN İKRAMİYEYLE KOÇ ALINIRDI, ŞİMDİ BUT ALINAMIYOR"

Emeklilik artık huzurun değil, hayatta kalma mücadelesinin adı oldu. Burdur'da domates tarlasına gittim. 65 yaşında teyze, serada 8 saat çalışıp 960 lira para aldığını söyledi. Bu parayı Antalya'da torunlarını okutmakta zorlanan kızına yolladığını söyledi. Emekli olunca çocuklar anasına babasına bakıyordu şimdi emekli olunca analar babalar çalışıyor diye anlattı. Bizim bunu çözmeyenleri gönderip o teyzenin umudu olduğumuzu hatırlamak durumundayız... Geçen hafta meydanlarda da emekli örgütleri insanca bir ücret için talepte bulundu. Bu cümlenin içindeki ayıbı hiçbirimizin yüreği kaldırmıyor. En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama maaşlar 23 bin lira. 8 yıldır ilk kez bayram ikramiyelerine zam yapmadılar. İlk verilen bayram ikramiyesi bir koç satın alınırken, şimdi ikramiye ile bir but alınamıyor. Öyle bir noktadayız ki eskiden 7 kişi bir olup danaya giriyordu, şimdi 5 emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor.

"MEMLEKETTE VERGİ DÜZENİ YOK, VERGİ SOYGUNU VAR"

Orta direk kalmadı, artık yoksul. Sokaktaki 100 kişiden 95'ini yoksullaştırdılar. 70 bin lira maaş alan birisi yoksulluk sınırının yüzde 40 altında. Kendisine verilen bu maaşın üç tanesi gelir vergisi olarak geri alınıyor. Eskiden yılda dört ikramiye vardı, şimdi üç tanesini AK Partinin kara düzeni vergi olarak geri alıyor. Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var. Böyle bir düzen olmaz. 100 lira vergi topluyor, 64 lirasını zengin fakir ayırmadan dolaylı vergi olarak topluyor. Bunun üstüne yüzde 25 gelir vergisi, maaşlardan kesiliyor. Kalan yüzde 11 kurumlar vergisi. Koca koca firmaların, ihracat şampiyonların... Hiç vermemesi gerekenlerin oranı yüzde 89, esas vergi vermesi gerekenlerin yüzde 11 vergi verdiği bir düzende yaşıyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz diyen CHP'ye de operasyon yapıyorlar. Namusuma şerefime söylüyorum. Bu mesele seçilmişlerle butlancılar arasında değildir, seradaki teyzeyle Tayyip Erdoğan arasındadır.

"BUNLAR BİZİ HİÇ TANIMAMIŞ, SANIYORLAR Kİ DURDURABİLİRİM"

Bayramdan sonra ortalık durulur, butlan yönetimi de yola koyulur diyorlardı. Ne oldu? Onları usulsüzce yetkilendirip bu mücadeleyi durduracaklardı. AKP'ye şu kadarını söyleyeyim. Her hafta AKP'nin maliyetini açıklayacağım bu millete. Yeni sitemizin adı akpden.net oldu. Bunlar bizi hiç tanımamış. Sanıyorlar ki durdurabilirim, yıldırabilirim. Bu millet arkamızda oldukça, bu mücadele ruhu oldukça durmayacağız.

"BİR TANE AK PARTİLİ BELEDİYEYE BASKIN YOK"

CHP'li 33 belediye başkanına operasyon yaptılar, bunlardan 3'ü savunulacak bir tarafı, siyasi bir tarafı olmadığı değerlendirilerek partimizden ayrıldılar. Şu anda 24 belediye başkanımız hapishanede tutuklu. Bu süreç ilk önce İstanbul'da Erdoğan'ın bertaraf etmek istediği herkesi hukuksuz kararlar veren, kararları AYM tarafından oy birliğiyle bozulan birinin Başsavcı yapılmasıyla başladı. Gittiği gün başladı. Önce CHP'li belediyelere sonra da bir şekilde cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu'na bir kara sürmeni telaşına girdi. Bir tane AK Partili belediyeye baskın yok, uzun yargılama yok. CHP'den 24 belediye başkanımız hala hapiste. Normalde gidilir, istenir, incelenir denetçiler tarafından. Hata görülürse sorulur. Düzeltilemeyecek bir şeyse suç duyurusunda bulunulur."

Özel, konuşmasında parti içi tartışmaların ötesinde asıl meselenin vatandaşın geçim sıkıntısı olduğunu belirterek, CHP’nin sahada ve Meclis’te mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi