Önce EOKA hortladı. 1974 harekatı ile bitti. Bu defa Asala başladı, büyükelçilerimizi ataşelerimizi öldürdü. 1983’te onun da kökü kazındı. Asala bittiği yıl 1984’te PKK başladı.
Yani bize huzur yok. PKK amaç değil bir araçtır. Kırk yıl sırtında gezdir, bir gün aşağıya indir senden kötüsü yok. Öyle ”masaya oturalım, barış yapalım, çözüm süreci” falan hep hikaye.
Bir PKK üst düzeyinin itirafıdır. Çözüm sürecinde pkk şehir yapılanmasını tamamlamış, dağlarda ve kandilde gerekli silah ve mühimmatını stoklamış, tüm stratejik ve politik yarım kalmışlıklarını bütünlemiştir. Oysa 1999 ve 2000 lerde teslim olmuş ve birkaç darbede dağılacak örgüt, son 10 yılda tüm eksiklerini tamamlamıştır.
Bir diğer itiraf şu şekilde: “Öcalan ile masada çözüm süreci tartışılırken biz zaman kazandık ve tüm şehirlerde örgütlenmemizi tamamladık. Bir kısmı şehirlerde bir kısmı da Suriye’de deneyim kazanarak gelecekteki savaşa tekrar hazır olacak şekilde hazırlandık”
Biz ne yaptık, PKK’lıların sınırdan içeri girişini davul zurna eşliğinde, yurtta, KKTC de ve dış temsilciliklerde neredeyse törenle kutladık. Onlar terörist değil hepsi çiçek çocuklardı(!). Hapis yatmak falan şöyle dursun, kulakları bile çekilmedi.
Her olaydan sonra Barzani’ye ateş püsküren, içine girdiği kaba göre şekil alan medyamız, “Barzani akıllı ol,…Barzani şaşırma sabrımızı taşırma,..Oraya geliriz…biiip” türünde mesajlar atarken, çözüm süresi başlayınca, Barzani oldu barış güvercini. Oysa Barzani hep takla güverciniydi. Yetim Ömercik, garip Sezercik bile ondan daha haylaz, daha kaka çocuktu. Gazozumuza hapı atıp uyuşturuvermişti Barzani. Sonrası..malum.
Şimdi “çözüm süreci” diye diye, TSK’yı bağlayıp, memleketi yangın yerine çevirenler bir şehit cenazesindeki yarbayın canı yanarkenki söylemlerinden celallendiler. O Yarbay’ın 8 kardeşinden 3 tanesi asker, kardeşinin cenazesinde isyan etti. Sen misin eden? Ne paralelciliği kaldı, Ne pkk sempatizanı olduğu. Aklını bir kuştan ödünç almış birisi“Alevi zaten bu” dedi. Şehit “Kelle”, bunlar “Pişmiş Kelle”.
Hal böyle iken, tek suçlu yine seçmen oldu. Ceremesini çekmek günahsız vatandaşa kaldı. Bu memlekette Kürt sorunu yoktu, olmadı da. Bu memlekette, artniyetli insan ve kötü yönetici sorunu vardı. Halkların birbirleri ile alıp veremediği yok. Olsa idi Haymana da olurdu. Yıllardır eş, dost, kardeş, hısım akraba olmaz gözlerini oyarlardı birbirlerinin. Öyle bir oyun oynandı ki, Haymana dışında bir Kürt, bir Laz ve bir Türk fıkralarda bile bir araya gelemeyecek hale getirildi. E..sen açılım saçılım de, omuzlara al, sırtını sıvazla, her türlü yapılanmanın, örgütlenmenin, önünü “biz çözeriz” diye aç, sonra kördüğüm olsun, haydiii…bize oy vermeyen vatandaş suçlu, yılardır gözyaşı dökerek yolunu beklediğin Pensilvanya suçlu, isyan eden yarbay suçlu, dağda ölen kandırılmış genç suçlu, tarlasında iki ara bir derede kalan halk suçlu, kışlasında evinde katledilen suçlu…sen tertemizsin. Yok böyle bir mantık.
Önce..Esad benim canım ciğerim, Sonra..Esed bizi aldattı.
Önce..Cemaat canımız kanımız, Sonra..cemaat bizi kandırdı.
Önce.. Biji Serok Apo, Sonra..pkk bizi uyuttu. Valla böyle bir yönetim mantığı ile değil ülke, mahalle maçı bile yönettirmezler adama.
HAFTANIN SÖZÜ: Gözün rengi ne olursa olsun, gözyaşı aynı renktir.
HAFTANIN HABERİ: Erken seçim nedeniyle kendine güvenen, bıyıkları uzun, mart ayını faal geçirmiş trafolara girecek kediler aranıyor. En az iki seçim tecrübeliler tercihimizdir.
SAYGILARIMLA