“Al atını seveyim tımarını” diye bir söz var ya, şu sıralar Haymana’nın gündemini meşgul eden ENERJİ-SA’ya cuk diye oturuyor. Saymakla bitmeyen çileleri, insanların sinir uçlarını aşındıran işkenceleri artık çekilmeyecek boyutlara ulaştı. Her gün ayrı bir vatandaşın ya da köy’ün şikayetini dinlemek biz gazetecileri de bunaltmaya başladı.
“Tellerini de sök git” diyecek kadar bunalttı milletli ENERJİ-SA. Oysa kedilerin trafolara girmesine bile baya baya alışmıştık. Sempatik bile gelmeye başlamışlardı. Ama bu kediler de b..kunu çıkardı işin. Her gün 10 defa da trafoya girilmez ki birader.
Özelleştirmeyi böğürerek savunurken, bir noktayı unuttuk hep beraber. Özelleştirme hizmet kalitesini rekabet dayalı arttırırken, tekelleşmiş işletmelerde hizmetin yerlerde sürünmesi demektir.
Tedaş, Enerji-Sa, artık ismi her ne ise, Türkiye’de tekelleşmiş enerji dağıtım firması olunca, “Kalantor fabrikatörün cilveli ama çirkin kızı” gibi nazı çekilmez oldu.
Laf açıldıkça çakardık ta çakardık, O zaman adı TEK’ti “Lan şu TEK’te çalışanlar, yattıkları yerden amma para alıyor” diye. Demek ki, TEK yan gelip yatma yeri değilmiş. O yan gelip yatıyor zannettiklerimiz, işinin ehli, ustalaşmış ve yetişmiş insanlarmış ki, daha elektrikler gitmeden şak diye yaparlardı. Şimdiki ise durum şu; “Asgari ücrete çalışırmısın?” “ Ohoo..Göbek bile atarım.” “Yaptın mı daha önce bu işi?” Evde sigortalar atınca hep ben bağlardım. “Gel o zaman gel gel.....”
Eskiden karda, fırtınada kolay kolay gitmezdi. Şimdi havadan nem kapıyor mübarek. Kedi sidiği kadar yağmur, bağrımıza doru esen rüzgar, romantik bir kar yağışı, hatta biraz fazla hararet yaptıran sıcaklık bile elektriğin gitme sebebi.
Milletin her gün bedduasını, sinkaflı küfrünü, dümdüz gitmesini bir taraflarının kaşınmasından anlıyordur herhalde ENERJI-SA’nın yetkilileri. Hak ediyorlar mı peki? Bunu Haymanalılara sormak lazım.
Her gün şehir içinden, köylerden onlarca telefon, şikayet geliyor. Kamu kurumlarında aksayan işler, işyerlerinde çalışamayan esnaf, evlerinde elktronik eşyası bozulan vatandaşlar… Hangisi haksız? Alayı sonuna kadar haklı. Deli Dumrul gibi her şeyden tıkır tıkır parasını alan onlar, ödemeyi biraz geçiktirince kesintiyi yapan onlar, açma-kapama parasını alan onlar, çilesini, maddi manevi ceremesini çeken biz. Böyle bir hizmet anlayışı, böyle hoyrat bir sektör, böyle başıbozuk bir şirket Avrupa veya diğer modern ülkelerde milyonlarca dolar tazminat ve politik alanlarda hükümetin düşme sebebidir. Bizde ise pişkinlik, laubalilik, vurdumduymazlık ve aklınıza ne kadar ciddiyetsiz ve hafif meşrep laf geliyorsa eksiği var fazlası yok.
“Yusuf Yusuf” filmini seyreden bilir, Konya, ya da filmdeki şiveyle “Gonya Yolundayım” diyen şahsın, kamyon dolusu ettiği hakaretler geliyor insanın aklına. Gülmekten kasıklarımız ağrımıştı. Ama bugün vatandaşta Enerjı-Sa hakkında hoş şeyler demiyor, biline. Ne diyordu filmde “Gonya yolundayım, param yok”, vatandaşta para yok, Enerji-Sa’ da hizmet yok, o zaman “tellerini, trafonu, yüksek gerilimini….al da git” deme hakları var mı yok mu? Takdir yüce halkın.
HAFTANIN SÖZÜ: Bazılarının donu eder bin DOLAR, bizim dona kurşun DOLAR, kan DOLAR. (Bir Bilal uğruna Yâ-rab ne güneşler batıyor...ANONİM)
HAFTANIN HABERİ: Yaklaşık 340 gündür nohut, fasulye, papates, cacık yiyen E.D(39)’yi Kurban Bayramında yiyeceği etin heyecanı sardı.
SAYGILARIMLA