Suriye ile İsrail arasındaki güvenlik gerilimi, 18 Ağustos'ta Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlenen hava saldırılarının ardından yeni bir aşamaya taşındı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, saldırı sonrasında iki ülke arasındaki temasların kesildiğini bildirdi.

Reuters'a konuşan Şeybani, Şam yönetiminin önceliğinin İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını durdurmak olduğunu söyledi. Suriyeli bakan, bunun sağlanabilmesi için güven artırıcı adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Şeybani, İsrail ile temasın tamamen sonuçsuz kalması halinde sürdürülmesine gerek olmadığını ifade ederek, mevcut tabloya ilişkin "Şu anda İsrail'e güvenmiyoruz" dedi. Bununla birlikte Şeybani, ilerleyen süreçte güvenlik görüşmelerinin yeniden başlamasını beklediklerini de belirtti.

EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜNE SEKİZ SALDIRI

İsrail, 18 Ağustos'ta Suriye'nin kuzeybatısında, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef aldı. Suriye devlet medyasının aktardığı bilgilere göre İsrail uçakları üs pistine ve depolama alanlarına sekiz hava saldırısı düzenledi. Reuters'ın aktardığı ayrı kaynaklara göre saldırılarda can kaybı bildirilmedi. Söz konusu üs, 2013'ten bu yana aktif bir askeri havaalanı olarak kullanılmıyordu.

İsrail Başbakanlık Ofisi, saldırının gerekçesi olarak Suriye'nin üsse Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermek üzere olduğu iddiasını öne sürdü. İsrail tarafı, böyle bir konuşlanmanın kendi güvenliği açısından tehdit oluşturacağını savundu.

Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü

TÜRKİYE, İSRAİL'İN İDDİASINI REDDETTİ

İsrail'in saldırıya gerekçe olarak gösterdiği Türk askeri varlığı iddiası Ankara tarafından kabul edilmedi. Milli Savunma Bakanlığı, saldırı öncesinde veya saldırı sırasında Ebu Zuhur üssünde herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de daha sonraki açıklamalarında Ebu Zuhur'da bir Türk askeri üssü kurulmasının planlanmadığını söyledi.

Şeybani, Türk askeri personelinin saldırıdan birkaç gün önce üssü ziyaret ettiğini ancak bunun Suriye ordusuna yönelik eğitim ve uzmanlık paylaşımı kapsamında yürütülen askeri işbirliğinin bir parçası olduğunu belirtti. Türkiye'nin Suriye'nin askeri kapasitesini geliştirmesine yönelik desteğinin sürdüğü de Reuters'a yansıyan bilgiler arasında yer aldı.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da İsrail'in saldırısına ilişkin değerlendirmesinde, Washington'ın hava saldırılarını "gereksiz bir tırmanma" olarak gördüğünü belirtti. Barrack, Türkiye'nin saldırı konusunda önceden bilgilendirilmediğini ve yaşanan gelişmenin bölgede daha geniş bir çatışma riskini artırabileceğini ifade etti.

Ankara’dan Netanyahu’ya peş peşe yanıt: “Hesabını uluslararası hukuk önünde verecek”
Ankara’dan Netanyahu’ya peş peşe yanıt: “Hesabını uluslararası hukuk önünde verecek”
İçeriği Görüntüle

ABD, TÜRKİYE-SURİYE-İSRAİL HATTINDA MEKANİZMA İÇİN ÇALIŞIYOR

Ebu Zuhur saldırısının ardından Washington, Türkiye, Suriye ve İsrail arasındaki askeri iletişimin güçlendirilmesi amacıyla bir çatışmasızlık mekanizması oluşturulması için çalışma başlattı.

Tom Barrack, taraflar arasında yanlış anlaşılmaları ve istenmeyen askeri karşılaşmaları önleyecek daha güçlü bir iletişim kanalına ihtiyaç olduğunu söyledi. ABD'nin hâlihazırda taraflar arasında bilgi paylaşımı ve diyaloğa yönelik bir mekanizmayı kolaylaştırdığını, ancak bunun daha kapsamlı bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Tom Barrack

Washington'ın girişimi, İsrail ile Türkiye arasında Suriye konusunda artan gerilimin kontrol altında tutulması açısından önem taşıyor. Türkiye, Suriye'nin yeni yönetiminin önemli destekçileri arasında yer alırken, İsrail Ankara'nın Suriye'deki askeri ve siyasi etkisinin genişlemesini güvenlik açısından yakından izliyor.

TÜRKİYE VE 11 ÜLKEDEN İSRAİL'E KINAMA

Ebu Zuhur saldırısı uluslararası alanda da tepki gördü. Türkiye'nin yanı sıra Cezayir, Endonezya, Filistin, Katar, Lübnan, Malezya, Moritanya, Pakistan, Somali ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları ortak açıklamayla İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını kınadı.

Ortak açıklamada saldırıların Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin ihlali olduğu belirtilerek, uluslararası topluma İsrail'in saldırılarını durdurması yönünde somut adımlar atma çağrısı yapıldı. Açıklamada ayrıca 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na uyulması ve İsrail güçlerinin işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönünde çağrı yer aldı.

SURİYE-İSRAİL GÜVENLİK GÖRÜŞMELERİNDE SON DURUM NE?

Suriye ile İsrail arasında son dönemde ABD'nin arabuluculuğunda güvenlik anlaşmasına yönelik görüşmeler yürütülüyordu. Ancak Şeybani'nin açıklamalarına göre süreç, İsrail'in askeri operasyonları nedeniyle ciddi biçimde sekteye uğradı.

Şeybani, tarafların yılın başlarında güvenlik düzenlemesinin bazı unsurları konusunda prensipte ilerleme sağladığını, ancak İsrail'in uygulama konusunda yeterli irade göstermediğini savundu. Planlanan düzenlemelerde Suriye topraklarında farklı güvenlik bölgeleri oluşturulması ve İsrail sınırına yakın bazı alanlarda Birleşmiş Milletler'in rol üstlenmesi gibi başlıkların bulunduğunu aktardı.

Suriye Dışişleri Bakanı, önceliğin önce İsrail saldırılarının sona erdirilmesi olduğunu belirterek, bunun ardından güvenlik anlaşması ve daha geniş kapsamlı barış konularının ele alınabileceğini söyledi. Suriye ile İsrail teknik olarak 1948'den bu yana savaş halinde bulunuyor; İsrail 1967 Savaşı'nda Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni ele geçirmişti.

Şeybani, saldırıların ardından İsrail'le temasların kesildiğini açıklasa da diplomatik sürecin tamamen kapandığını belirtmedi. Reuters'a yaptığı son değerlendirmede, güvenlik görüşmelerinin yeniden başlamasını beklediğini ve Washington'ın İsrail'i yeniden müzakere masasına döndürmek için baskı yaptığını söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi