Vergi Kayıp ve Kaçağı Gündemde: Yeni Dönem Uygulamaları Konuşulacak
Vergi Kayıp ve Kaçağı Gündemde: Yeni Dönem Uygulamaları Konuşulacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin hafızalardan silinen en trajik kazalarından biri, 11 Ağustos 1965 gecesi yaşandı. Ankara’dan saat 20.00’de hareket eden ve içinde 40 yolcu bulunan yolcu otobüsü, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Hendek yakınlarında yol kenarında arıza nedeniyle park etmiş bir kamyona arkadan çarptı.

İlk bakışta kaza son derece hafifti. Otobüs küçük hasar almış, kazada yaralanan olmamıştı. Ancak birkaç dakika sonra yaşananlar, sıradan bir trafik kazasını tarihin en korkunç facialarından birine dönüştürdü.

KEZZAP YÜKLÜ KAMYON DETAYI FACİAYI GETİRDİ

Otobüsün çarptığı kamyonun, asit-nitrik (kezzap) yüklü olduğu ortaya çıktı. Çarpmanın etkisiyle kamyondaki büyük damacanalar parçalandı. Kezzap doğrudan otobüsün üzerine dökülmedi; ancak yol kenarındaki şarampolde bulunan küçük bir su birikintisine aktı.

Kezzabın suyla temas etmesiyle yoğun ve yakıcı bir kimyasal duman oluştu. Bu duman kısa sürede otobüsün içine doldu.

YOLCULAR OTOBÜS YANIYOR SANDI

Kazanın ardından otobüste uyuyan yolcular, yoğun dumanı fark edince otobüsün yandığını düşündü. Büyük bir panik yaşandı. Yolcular kapılara yöneldi, kısa süreli bir izdiham oluştu ancak bu aşamada ciddi bir yaralanma yaşanmadı.

Asıl felaket, yolcuların araçtan indikten sonra başladı.

SU SANDIKLARI ÇUKUR KEZZAPTI

Kaza sırasında yola da bir miktar kezzap dökülmüştü. Otobüsten inen yolcular, yola yayılan bu kimyasalın üzerine basınca ayaklarında şiddetli yanma hissetti. Gecenin karanlığında yol kenarında gördükleri su birikintisini, acılarını dindirmek için bir çıkış yolu sandılar.

Ancak o çukur artık su değil, kezzap dolu bir asit havuzuydu.

23 KİŞİ SANİYELER İÇİNDE CAN VERDİ

Ayaklarındaki yanmayı dindirmek isteyen yolcular, kendilerini birer birer çukura attı. Kezzabın içine girenler saniyeler içinde erimeye başladı. Gecenin karanlığında yaşanan bu korkunç olayda 23 kişi, kimyasal asidin içinde eriyerek hayatını kaybetti.

Kazaya karışan kamyonun şoförü Mustafa Silik de kezzaba maruz kaldı. Ağır yanıklarla hastaneye kaldırılan Silik, yaklaşık 6 saat süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.

Yanık ve kimyasal kokusunun Hendek merkezinden 2 kilometre uzaklıktan bile hissedildiği aktarıldı.

KEMİKLER BİLE ERİDİ, TOPLU CENAZE NAMAZI KILINDI

Faciada hayatını kaybedenlerin cesetlerinden geriye çok az şey kaldı. Bazı kurbanların kemiklerinin dahi eridiği tespit edildi. Kimliği belirlenebilen ve kalıntılarına ulaşılabilen 18 kişiye ait parçalar, kazadan yaklaşık 10 metre ileride kazılan bir çukura konuldu.

Bir imam, bu çukurun başında toplu cenaze namazı kıldı. Ardından çukur toprakla kapatıldı.

HASTANELER YANIK KOKUSUYLA DOLDU

Kezzaba temas edip hayatta kalan yaralıların durumu da ağırdı.
Bazı yolcular gözlerini kaybetti, bazılarının vücudunda kalıcı ve ağır yanıklar oluştu. Adapazarı Devlet Hastanesi’nin koğuşları günlerce yanık kokusu ve feryatlarla doldu.

60 YILDIR UNUTULAN BİR FACİA

Aradan geçen yaklaşık 60 yıla rağmen, bu korkunç kaza bugün neredeyse hiç hatırlanmıyor. Oysa yaşananlar, sadece Türkiye’nin değil, dünya tarihinin de en garip ve en trajik trafik kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Kaynak: Haber Merkezi