17 günlük tam kapanmadan yine küçük esnafın payına çaresizlik düştü. Oysa bayram öncesi Haymana vb küçük şehirlerin esnafı dört gözle bu günleri bekler, yılın diğer zamanında idare edeceği kazancı bayram öncesindeki satıştan yapardı.

Bu yıl arifeyi gösteren, ama bayramı göstermeyen bir kararın ardından çaresiz, sıkıntılı, borçlu ve adeta isyanın eşiğinde bir esnaf profili var.

Salgın boyunca esnaf destek ve teşviklerin açılan derin yaralara deva olmadığını haykırıyor. 17 gün tam kapanma kararı ise bayram öncesi öldürücü vuruş olduğunda hemfikirler.

Kapanma açıklamasından esnafa sadece “dükkanını kapat” kararının çıkması, ama nasıl geçineceğine dair en ufak bir yol gösterilmemesi neyin mantığı? Hele günlük yevmiye ile evine ekmek götürenlere peygamber sabrı lazım.

Şu ana kadar bir tek Mansur Yavaş “232 bin 351 aileye 100 milyon TL tutarındaki destek kampanyamızı başlatıyoruz..." diye acıyı bal eylemek adına bir şeyler yapmanın çabasında.

Yavaş’ın destek kartlarından en çok çocuklara çikolata, bebek bezi ve mama alınmış. “Tüyü bitmedik yetimlerin ahı” dedikleri bu olsa gerek.

Evet 17 gün belli sektör hariç diğer esnaflar bildiğin yatacak. Ama esnaf yatarken; tüm faturalar çalışacak, SGK primi çalışacak, kiralar çalışacak, vergiler çalışacak…. Kimin umurunda?

Birçok ülkede tam kapanma oldu. Ama hiçbirisi “gidin eve, yorgan kemirin, taş kaynatın” demedi.

Bakın “biz alayına 5 basarız, hepsi bizi kıskanıyor” dediğimiz bazı devletlerin vatandaşa destek miktarına;

Japonya 2,2 trilyon dolarla dünyanın en büyük destek paketini açıklayan ülke oldu. “Eyyy… Ameriga” dediğimiz 2 trilyon dolarlık ABD tarihinin en büyük ekonomik teşvik paketini onayladı. Bizi en çok kıskanan Almanya 750 milyar euro, İngiltere 430 milyar dolar, Fransa 110 milyar euro, “lan bu denyolar ineğe tapıyor” dediğimiz Hindistan bile 265 milyar dolar destekle vatandaşını virüse ezdirmemiş.

Bizde ise bu rakam 15 milyar dolar. Bunların çoğu da ya işsizlik fonundaki çalışanlardan kesilen para ya da vadeli veya geri ödemeli krediler.

Olay işçi Ali’nin külahını, memur Veli’nin başına geçirmek meselesi. “Yapacağınız işi seveyim” feryadı yüksek perdeden seslendiriliyor artık küçük esnaf cephesinde.

Kısacası tam kapatma dedikleri, esnafın ve günübirlik geçinen ailelerin ağzının ortasına okkalı bir kapatmadan başka bir şey değil şu an için. Ne demiş bir düşünür; “Tavuğu bile kümese kapatırken yemini koyarsın”.. Var mı ötesi….

HAFTANIN HABERİ: 23 Nisan da 1 günlüğüne Merkez Bankası Başkanlık koltuğuna oturan ilkokul öğrencisi S.G(9) oturduktan 3 saat sonra kararnameyle görevden alındı.

HAFTANIN SÖZÜ: Dünyada gerçeği konuşmak kadar zor, yalakalık yapmak kadar kolay bir şey yoktur. (Dostoyevski)