Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında yaşanan akran zorbalığına yönelik hazırlanan kapsamlı raporu görüştü. Yapılan toplantıda, Alt Komisyon tarafından hazırlanan rapor milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından kabul edildi. Komisyonun hazırladığı çalışmada, akran zorbalığının yalnızca okul ortamıyla sınırlı olmadığı, çocukların psikolojik gelişiminden sosyal yaşamına kadar birçok alanı etkileyen çok boyutlu bir sorun olduğu vurgulandı. Raporda, eğitim sistemi, aile yapısı, sağlık hizmetleri, hukuk mekanizmaları ve dijital ortamların birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.
Ankara'daki okullarda saha çalışması yapıldı
Rapor hazırlanırken farklı kurum ve uzmanlarla görüşmeler gerçekleştirildi, çeşitli saha incelemeleri yapıldı. Çalışmalar kapsamında Ankara'nın Çankaya ve Altındağ ilçelerindeki dört okul ziyaret edilerek öğretmenler, okul yöneticileri ve ilgili paydaşlardan görüş alındı. Sahadan elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan raporda, okullarda önleyici uygulamaların artırılması ve risk durumlarına daha hızlı müdahale edilmesine yönelik önerilere yer verildi.
Ailelerden okullara kadar geniş kapsamlı öneriler
Raporda, çocukların güvenli eğitim ortamlarında öğrenim görebilmesi için ailelerin sürece daha etkin katılım sağlaması, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve çocukların güvenle başvurabileceği danışmanlık mekanizmalarının oluşturulması gerektiği belirtildi. Ayrıca sağlık sistemi içinde risk analizlerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda çocukları koruyacak uygulamaların artırılması ve mevcut mevzuatın güncellenmesine yönelik öneriler de raporda yer aldı.
Kurumlar arasında ortak dijital sistem önerisi
Komisyonun en dikkat çeken önerilerinden biri ise kamu kurumları arasında koordinasyonu güçlendirecek ortak bir dijital altyapının kurulması oldu. Raporda, çocuklara ilişkin verilerin ilgili kurumlar arasında daha hızlı paylaşılmasını sağlayacak ortak bir sistem oluşturulmasının, olası risklere erken müdahale edilmesini kolaylaştıracağı değerlendirildi. Böylece eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.
"Akran nezaketi" yaklaşımı öne çıktı
Raporda yalnızca zorbalıkla mücadeleye odaklanmak yerine olumlu davranışların yaygınlaştırılmasını esas alan "akran nezaketi" yaklaşımının benimsenmesi önerildi. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirli okullarda pilot uygulamaların başlatıldığı belirtilirken, elde edilecek sonuçların ardından uygulamanın ülke genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığı ifade edildi. Ayrıca Türkiye genelinde yapılacak kapsamlı saha araştırmasıyla akran ilişkilerine yönelik yeni politikaların geliştirilmesi ve okul temelli rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli
Raporda rehberlik servislerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiği belirtilirken, ailelerin dijital okuryazarlık konusunda desteklenmesi, çocukların internet ortamında karşılaşabilecekleri risklere yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması ve okul temelli akran arabuluculuğu uygulamalarının yaygınlaştırılması önerildi. Komisyon, eğitim müfredatında çocukların iletişim becerilerini, empati duygusunu ve güvenli sosyal ilişkilerini geliştirecek içeriklerin artırılmasının da akran zorbalığıyla mücadelede önemli katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.
Rapor komisyondan geçti
Toplantıda milletvekillerinin rapora ilişkin görüşlerini paylaşmasının ardından yapılan oylamada, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu Raporu kabul edildi. Raporda yer alan önerilerin, ilgili kurumların yapacağı çalışmalarla değerlendirilmesi ve çocukların daha güvenli eğitim ortamlarında öğrenim görmesine katkı sağlaması hedefleniyor.








