Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) bünyesinde faaliyet gösteren Boykot Çalışma Grubu, son günlerde kamuoyunda tartışılan trafik kameraları ve akıllı şehir altyapılarıyla ilgili dikkat çekici bir açıklama yaptı. Platform, özellikle yabancı menşeli yazılımların şehir güvenliği ve veri güvenliği açısından ciddi riskler barındırabileceğini belirterek kamu kurumları ve belediyelere kapsamlı bir çağrıda bulundu.
“YABANCI YAZILIMLAR GÜVENLİK AÇIĞI OLUŞTURABİLİR”
ANFİDAP Boykot Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, akıllı şehircilik uygulamalarında kullanılan bazı yazılımların yabancı kaynaklı olması nedeniyle güvenlik açısından risk oluşturabileceği ifade edildi. Açıklamada, özellikle belediyeler tarafından kullanılan yazılım sistemlerinin kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Platform, başta bazı büyükşehir belediyeleri olmak üzere çeşitli yerel yönetimlerin İsrail menşeli yazılımları tercih etmesinin kamu güvenliği açısından soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Açıklamada, şehir güvenliği, veri güvenliği ve ulusal egemenlik açısından kritik öneme sahip sistemlerin kontrolsüz biçimde yabancı yazılımlara bağımlı hale gelmesinin ciddi tehditler barındırabileceği ifade edildi.
ANFİDAP Boykot Çalışma Grubu, kamu kurumlarının kullandığı dijital altyapıların milli güvenlik perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirterek bu alanda acil tedbir alınması gerektiğini savundu.
YERLİ YAZILIM ÇAĞRISI
Platform tarafından yapılan açıklamada, kamu kurumları ve belediyelerde kullanılan İsrail ve ABD menşeli yazılımların derhal gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Eğer bu tür yazılımlar aktif şekilde kullanılıyorsa kısa süre içinde yerli ve güvenilir alternatif sistemlere geçilmesi gerektiği vurgulandı.
Akıllı şehircilik altyapılarının yalnızca teknolojik bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini belirten platform yetkilileri, bu sistemlerin aynı zamanda milli güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
ANFİDAP Boykot Çalışma Grubu, şehir güvenliği, vatandaşların kişisel verileri ve stratejik altyapıların yabancı ve güvenilirliği tartışmalı yazılımlara bırakılmaması gerektiğini belirterek ilgili kurumları harekete geçmeye davet etti.
“ŞEHİR GÜVENLİĞİ MİLLİ MESELEDİR”
ANFİDAP Boykot Çalışma Grubu ise yaptığı açıklamada tüm bu gelişmelerin akıllı şehir altyapılarının güvenlik boyutunu yeniden gündeme taşıdığını belirtti. Platform, şehirlerde kullanılan kamera sistemleri ve veri altyapılarının milli güvenlik perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, yerli yazılım ve milli teknoloji altyapısının güçlendirilmesinin hem veri güvenliği hem de şehir güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanarak yetkililer acil tedbir almaya davet edildi.
RUBİN’DEN TEHDİT İÇEREN PAYLAŞIM
Gündeme gelen tartışmaların fitilini ise ABD’de uzun yıllar savunma ve dış politika alanında çalışan eski Pentagon danışmanı ve analist Michael Rubin’in sosyal medya paylaşımı ateşledi. Rubin, trafik kameralarının hacklenmesi üzerinden yaptığı değerlendirmede Türkiye’ye yönelik tehdit içeren ifadeler kullandı.

Sosyal medya platformu X üzerinden paylaşım yapan Rubin, olası bir Türkiye–İsrail çatışması senaryosuna atıf yaparak trafik kameraları aracılığıyla kişilerin hareketlerinin takip edilebileceğini öne sürdü. Rubin’in açıklamaları kısa sürede sosyal medyada ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Analistin sözleri özellikle Türk kullanıcılar tarafından sert tepkiyle karşılanırken, trafik kameraları ve akıllı şehir altyapılarıyla ilgili güvenlik tartışmaları yeniden gündeme geldi.
TAHRAN’DAKİ TRAFİK KAMERALARINA SIZDILAR
Rubin’in açıklamalarının ardından uluslararası basında daha önce yer alan bazı iddialar da yeniden tartışılmaya başlandı. İngiliz basınında yer alan haberlere göre İsrail istihbarat servisi Mossad’ın İran’ın başkenti Tahran’daki trafik kamera ağlarına uzun süre boyunca sızdığı öne sürülmüştü.
Söz konusu iddialara göre Tahran’daki kamera sistemlerinden elde edilen görüntüler üzerinden üst düzey İranlı yetkililerin şehir içindeki hareketleri takip edildi ve bazı güvenlik rutinleri analiz edildi. Bu bilgilerin daha sonra çeşitli operasyonel planlamalarda kullanıldığı ileri sürülmüştü.
İSTANBUL’DAKİ TRAFİK PROJESİ TARTIŞMAYA AÇILDI
Trafik kameraları ve veri güvenliği tartışmaları sürerken Türkiye’de akıllı ulaşım projeleri de yeniden gündeme taşındı. Özellikle 2020 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ABD arasında imzalanan “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi Projesi” sosyal medyada yeniden tartışma konusu oldu.
22 Eylül 2020 tarihinde imzalanan proje kapsamında İstanbul’da trafik yönetimini iyileştirmek, toplu ulaşım planlamasını geliştirmek ve büyük veri analizine dayalı akıllı ulaşım çözümleri üretmek hedeflenmişti. Yaklaşık 5 milyon dolarlık hibe ile desteklenen projeye ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı ile SAS Türkiye’nin katkı sağladığı açıklanmıştı.
Saraçhane’de düzenlenen imza töreniyle başlatılan proje, akıllı ulaşım sistemleri ve büyük veri analizine dayalı trafik yönetimi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmişti.




