ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında yapılan kritik temaslar, küresel siyasetin en sıcak başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleştirilen görüşmede özellikle İran’ın nükleer faaliyetleri, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizi ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler masaya yatırıldı.
Beyaz Saray kaynaklarından yapılan açıklamalara göre, tarafların üzerinde uzlaştığı en önemli konulardan biri Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret için açık tutulması oldu. Küresel petrol sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği boğazdaki gerilim nedeniyle Washington ve Pekin’in ortak mesaj vermesi diplomatik açıdan kritik bir gelişme oldu.
“ÇİN, HÜRMÜZ’ÜN AÇIK KALMASI İÇİN DESTEK VERECEK”
Trump, görüşme sonrası yaptığı açıklamada Çin lideri Şi Cinping’in Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda destek teklifinde bulunduğunu söyledi. ABD Başkanı, “Çin lideri Şi bana İran’a askeri yardım yapmayacağını söyledi” ifadelerini kullanarak Pekin yönetiminin bölgede doğrudan askeri gerilime dahil olmayacağı mesajını verdiğini öne sürdü. Trump’ın açıklamaları, son dönemde Orta Doğu’da yükselen tansiyon nedeniyle dünya piyasalarında endişe oluşması nedeniyle de dikkat çekti. Özellikle enerji koridorlarının güvenliği konusunda yaşanan tartışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerindeki diplomatik temaslar küresel ekonomi açısından yakından takip ediliyor.

İRAN’DAN HÜRMÜZ ADIMI
ABD ve Çin’den gelen açıklamaların ardından İran basınında dikkat çeken haberler yer aldı. İran’a yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki yeni yönetim protokolleri çerçevesinde bazı Çin gemilerinin geçişine izin verdiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları’nın da yaklaşık 30 geminin 13 Mayıs akşamından itibaren İran’ın izniyle boğazdan geçtiğini açıkladığı belirtildi. Bölgedeki gelişmeler, enerji piyasaları ve uluslararası deniz ticareti açısından kritik bir döneme girildiği yorumlarına neden oldu.
TRUMP’TAN SERT İRAN MESAJI
Trump’ın görüşme sonrası yaptığı en dikkat çekici açıklamalardan biri ise İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili sözleri oldu. ABD Başkanı, İran konusunda “çok fazla sabırlı olmayacağım” diyerek Tahran yönetimine yönelik sert tutumunu sürdürdü.
Trump, “İran’ın uranyumu gömülebilir ama ben almayı tercih ederim” sözleriyle dikkat çekerken, bu yaklaşımın bir “halkla ilişkiler faaliyeti” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Washington yönetiminin İran’ın zenginleştirilmiş uranyum kapasitesine ilişkin kaygılarının sürdüğü mesajı verildi. ABD Başkanı ayrıca İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemediklerini vurgulayarak, “Bu sorunun nasıl sona ermesini istediğimiz konusunda benzer düşünüyoruz. İran’ın nükleer silah elde etmesini istemiyoruz, boğazların açık kalmasını istiyoruz” dedi.
ABD-ÇİN EKONOMİK İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM MESAJI
Zirvede yalnızca güvenlik başlıkları değil, ekonomik ilişkiler de ön plana çıktı. Trump, Çin’in yaklaşık 200 yeni uçak siparişi verdiğini açıklayarak bunun ABD ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

ABD Başkanı, “Bu çok fazla istihdam demek. Boeing 150 sipariş bekliyordu ancak sayı 200’e çıktı” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Çin’in çok sayıda tarım ürünü ve ciddi miktarda petrolü ABD’den satın alacağını belirtti. Washington yönetimi yaşanan gelişmeleri iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirirken, Çin tarafı da ilişkilerin daha istikrarlı bir zemine oturması gerektiği mesajını verdi.
“İLİŞKİLER DAHA İYİ HALE GELECEK”
Çin Devlet Televizyonu CCTV’nin aktardığı bilgilere göre, görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yönünün doğru şekilde belirlenmesi ve ilişkileri olumsuz etkileyen unsurların ortadan kaldırılması gerektiği vurgulandı.
Trump da görüşmeler sırasında birçok konuda anlaşmaya varıldığını belirterek, ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin “kesinlikle daha iyi hale geleceğini” söyledi. Haberde, iki liderin bölgesel krizler ve küresel güvenlik meseleleri konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduğu ifade edildi.
TARİHİ SALONDA ÇAY SEREMONİSİ
Trump ve Şi’nin görüşmesinin ardından Çin Komünist Partisi’nin resmi kabul salonunda düzenlenen çay seremonisi de uluslararası basının gündemine oturdu. Çin’in siyasi yönetim merkezi olarak görülen ve tarihi önemi bulunan komplekste gerçekleşen buluşmanın ardından liderlerin öğle yemeğine geçtiği bildirildi. Söz konusu mekânın daha önce Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong tarafından da yabancı liderlerin ağırlanmasında kullanıldığı ifade edildi.
TRUMP’TAN BIDEN YÖNETİMİNE ELEŞTİRİ
Trump, ziyaretin son gününde Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda önceki ABD yönetimini hedef aldı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in geçmişte ABD’yi “gerileyen bir ülke” olarak gördüğünü söylediğini aktaran Trump, bunun önceki yönetim dönemindeki tabloyu yansıttığını savundu.
Trump paylaşımında, mevcut yönetim döneminde borsa değerlerinden yatırım miktarlarına, askeri kapasiteden iş gücü piyasasına kadar birçok alanda büyük yükseliş yaşandığını ileri sürdü. ABD Başkanı ayrıca Şi Cinping’in kısa sürede elde edilen başarılar nedeniyle kendisini tebrik ettiğini iddia ederek, “ABD artık dünyanın en gözde ülkesi durumunda” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin sonunda Trump’ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i 24 Eylül tarihinde Beyaz Saray’a davet ettiği açıklandı.





