Türk Devletleri Kızılay ve Kızılhaç Ağı'nın (Turkic Red Network - TRN) dönem başkanlığı Türkiye'ye geçti. Türk Kızılay öncülüğünde oluşturulan Ağ'ın Başkanlar Konseyi toplantısı, Ankara'daki Türk Kızılay Kuzey Ankara Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.
Üye ulusal derneklerin başkanları ve temsilcilerinin katıldığı toplantıda, dönem başkanlığı Azerbaycan Kızılayı'ndan Türk Kızılay'a devredildi. Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada Türk devletleri arasındaki insani yardım dayanışmasının önemine değindi. Yılmaz, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde bir araya gelen Kızılay ve Kızılhaç dernekleri arasındaki ilişkilerin, uluslararası insani yardım hareketi içindeki diğer iş birliklerinden farklı bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi:
"Bizler federasyonun içindeki ulusal cemiyetler birbirimize hep kardeşimiz deriz ve birbirimizle hep yardımlaşırız. Ama bunların içinde belli birliktelikler vardır, birbirinden biraz daha ayrışan. Bizler kardeşiz evet ama Türk Devletleri Teşkilatında, Türk Kızılay ağında biz kan kardeşiyiz, öz kardeşiyiz. Onun için bizlerin bir arada olması, birbiriyle daha yakın çalışması, yardımlaşması son derece kıymetli."
TÜRK KIZILAY BİR YIL BOYUNCA KOORDİNASYONU SAĞLAYACAK
Türk Devletleri Kızılay ve Kızılhaç Ağı'nın kuruluş sürecine ve bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalara değinen Yılmaz, 2024 yılında Bişkek'te yapılan toplantıda iki temel çalışma alanı belirlediklerini aktardı.
Bu alanlardan ilkinin afet ve sosyal yardım konularında deneyim paylaşımı, kapasite geliştirme ve ortak faaliyetler olduğunu belirten Yılmaz, ikinci başlığın ise gençlerin bir araya getirilmesi olduğunu ifade etti. Yılmaz, iki yıllık süreçte gençlerin Heybeliada'da düzenlenen kamplarda buluştuğunu ve üye ulusal derneklerin önemli bölümünde Genç Kızılay yapılanmasının tamamlandığını belirterek şöyle konuştu:
"2024 yılında Bişkek'te bir araya geldiğimizde başkanlarımızla beraber, sizlerle beraber iki tane temel alanda çalışalım gibi bir hayal kurduk. Bunlardan bir tanesi afet ve sosyal yardım alanında hem tecrübe, hem kapasite paylaşımı hem de ortak faaliyetlerin yapılmasıydı. İkincisi de benim belki bir anne olarak, bir öğretmen olarak çok altını çizdiğim bir konu: gençlerimizin bir arada gelmesi. Bugün üzerinden iki sene geçmiş, iki kere Heybeliada'da kampta gençlerimiz bir arada gelmişler. Ulusal cemiyetlerimizden pek çoğu genç Kızılay teşkilatlanmasını tamamlamış. O gençler birbirleriyle beraber aynı dilde konuşabilmenin, aynı hedefe doğru yürüyebilmenin, aynı tarihi paylaşımlarının gururunu ve sevincini yaşıyorlar. Doğrusu ben bu iki seneye baktığım zaman bir taraftan ne kadar çabuk geçti diyorum ama bir taraftan da o hayalini kurduğumuzun bugün faaliyetlerle gerçekleştiğini görmekten de çok büyük bir memnuniyet duyuyorum."

Ağın ilk dönem başkanlığını Kırgızistan Kızılay'ın yürüttüğünü, daha sonra görevin Azerbaycan Kızılay'a geçtiğini hatırlatan Yılmaz, yeni dönemde Türk Kızılay'ın koordinasyonu üstleneceğini bildirdi. Yılmaz, önceki dönemlerde gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"İlk dönem teşkilat başkanlığını Kırgızistan Kızılay'ın yürüttüğünü aktaran Yılmaz, "Sonrasında Azerbaycan Kızılay'a devrettiler ve gerçekten bu iki senede çok güzel faaliyetler yaptık. Biraz önce videoda belki o faaliyetlerin çok çok kısa bir özetini gördük ama arka planında aslında çok büyük bir ekip haline geldik. Bu senede Türkiye'de buna devam ediyor olacağız. Türk Kızılay olarak başkanlığı biz üstleniyor olacağız ve bir sene boyunca bizler koordinasyonu sağlamaya, sizlere destek olmaya ve birlikte büyümeye çalışacağız."
"KADİM TÜRK MEDENİYETİNİ BİRBİRİMİZLE BİR ARAYA GELDİĞİMİZDE TAMAMLAYABİLİYORUZ"
Türk devletlerinin ortak tarih, kültür ve medeniyet mirasına da değinen Fatma Meriç Yılmaz, farklı ülkelerde korunan kültürel değerlerin bir araya gelmesiyle ortak geçmişin daha iyi anlaşılabildiğini ifade etti. Müzik, dans, kıyafet ve yardımlaşma kültürünün Türk devletleri arasında güçlü bağlar oluşturduğunu belirten Yılmaz, ortak geçmişin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Yılmaz, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Baktığımız zaman bu medeniyetin içinde başka ülkelere gittiğimizde, Türk Cumhuriyetleri'ne gittiğimizde ben hep şunu hissediyorum. Her birimiz bir kısmını korumuşuz. Ama birbirimize baktığımızda her birimiz 'evet, bu da vardı, biz unutmuşuz ama' diyerek aslında o kadim medeniyeti birbirimizle bir araya geldiğimizde tamamlayabiliyoruz. Bu kıyafetlerimizde böyle, bu kullandığımız müziklerde böyle, bu danslarımızda böyle, bu yardımlaşma duygumuzda böyle. O müzik çalmaya başladığı zaman Kırgızistan'dan da gelse o ezgi, Kazakistan'dan da, Azerbaycan'dan da, Türkiye'den de gelse hepimizin kalbinde aynı coşku uyanıyor. Onun için bizim köklerimizin bir olduğunu zaten hiç söylemesek de direkt hissedebiliyoruz. Çok daha fazlasını yapacağımı biliyorum. Bu seneler ilerledikçe yaptığımız faaliyetler üst üste birikecek, gençlerimizin sayısı artacak ve biz bir ortak geleceği inşa edeceğiz. Bizim bugün işlediğimiz Genç Kızılay'daki gençlerimiz yarın ulusal cemiyetlerimizin geleceğini kuracak ve onlar bize 'iyi ki bizi bir aramaya getirmiş büyüklerimiz' diyecekler ama bizden çok daha yakın, çok daha güçlü olacaklar"
TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA İNSANİ YARDIM İŞ BİRLİĞİ
Türk Devletleri Kızılay ve Kızılhaç Ağı, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin ulusal insani yardım kuruluşlarını ortak bir platformda buluşturmak amacıyla kuruldu. Ağın kuruluşuna yönelik mutabakat zaptı, 10 Ekim 2024'te Bişkek'te Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan'ın Kızılay ve Kızılhaç dernekleri tarafından imzalandı. Ağ, 6 Kasım 2024'te gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı 11. Devlet Başkanları Zirvesi'nde de desteklendi.
Türk Kızılay'ın öncülüğünde yürütülen çalışmaların temelinde afet ve kriz dönemlerinde insani yardım faaliyetlerinin etkinliğini artırmak, ulusal dernekler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını geliştirmek ve ortak müdahale kapasitesini güçlendirmek bulunuyor.






