Türkiye'nin bugüne kadar büyük ölçüde ithalat yoluyla karşıladığı plazma kaynaklı ilaçlarda yerli üretim dönemi için geri sayım başladı. Ankara'nın Çubuk ilçesinde inşası süren PROTÜRK Plazma Fraksinasyon Tesisi'nin tamamlanmasıyla birlikte albümin, immünoglobulin ile Faktör VIII ve Faktör IX gibi kritik ilaçların Türkiye'de üretilmesi hedefleniyor. Ankara Net Haber'in sorularını yanıtlayan PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, projenin üretim kapasitesinden istihdama, kan bağışından uzun vadeli hedeflerine kadar merak edilen konuları anlattı.
"Plazma kaynaklı ilaçlarda dışa bağımlılığı sona erdirmeyi hedefliyoruz"
Türkiye'nin bugüne kadar albümin, immünoglobulin ile Faktör VIII başta olmak üzere plazma kaynaklı ilaçları büyük ölçüde ithalat yoluyla temin ettiğini belirten PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, Ankara Çubuk'ta kurulacak tesisin bu tabloyu değiştirecek stratejik bir yatırım olduğunu söyledi. Türkiye'nin sağlık alanında dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını ifade eden Nasuhbeyoğlu, plazma kaynaklı ilaç üretiminde yerli kapasite oluşturmanın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sağlık güvenliği açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Nasuhbeyoğlu, bugüne kadar ithalatla karşılanan bu ilaçların; ağır travmalar, yanık tedavileri, kanser hastalarının tedavi süreçleri, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi birçok kritik alanda kullanıldığını belirterek, yerli üretimin hastaların ilaca erişimini güçlendireceğini vurguladı.
"Türkiye, albümin, immünoglobulin ve Faktör VIII gibi plazma kaynaklı ilaçları bugüne kadar ithalat yoluyla temin etmek durumundaydı. Travma, yanık, kanser, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili tedavisinde vazgeçilmez olan bu ürünlerde dışa bağımlılığa son vermek, sağlık alanında da bağımsız olmak ve Türkiye'yi yerli üretim yapan ülkeler arasına taşımak PROTÜRK'ün temel hedefidir."
"Savunma sanayiindeki dönüşümün benzeri biyoteknolojide yaşanacak"
PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, tesisi yalnızca yeni bir üretim yatırımı olarak görmediklerini belirterek, bunun Türkiye'nin biyoteknoloji alanındaki dönüşümünde önemli bir kilometre taşı olacağını ifade etti. Son yıllarda savunma sanayiinde yerlileşme alanında yaşanan gelişmelerin benzerinin biyoteknoloji alanında da gerçekleşebileceğini dile getiren Nasuhbeyoğlu, PROTÜRK'ün bu dönüşümün öncü projelerinden biri olacağını söyledi.
"Savunma sanayiinde yaşanan dönüşümün benzeri olacak şekilde, biyoteknoloji alanında da ülkemiz adına büyük ve stratejik bir adım atılmış olacaktır."
İlk hedef 18 ayda üretim altyapısını tamamlamak
Tesisin yapım çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirten Nasuhbeyoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temel atma töreninde açıkladığı hedef doğrultusunda inşaatın ilk 18 ay içerisinde tamamlanmasının amaçlandığını söyledi. İnşaat ve teknik kurulum süreçlerinin tamamlanmasının ardından ilk deneme üretimine geçileceğini belirten Nasuhbeyoğlu, bu aşamanın hem tesisin teknik yeterliliğinin hem de kalite yönetim sistemlerinin doğrulanması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Deneme üretiminin ardından ulusal ve uluslararası standartlar doğrultusunda kapsamlı kalite kontrol, validasyon ve düzenleyici onay süreçlerinin yürütüleceğini belirten Nasuhbeyoğlu, üretimden hastaya ulaşıncaya kadar tüm aşamaların titizlikle yönetileceğini söyledi.
Plazma fraksinasyon tesislerinde kalite ve güvenlik standartlarının taviz verilemeyecek temel unsurlar olduğunu vurgulayan Nasuhbeyoğlu, amaçlarının tüm süreçleri en güvenli şekilde tamamlayarak yerli üretim plazma kaynaklı ilaçları en kısa sürede vatandaşların kullanımına sunmak olduğunu ifade etti.
"Plazma fraksinasyon tesislerinde uluslararası standartlara göre kalite, güvenlik ve onay süreçleri zorunludur. Amacımız, bu süreci en güvenli ve en kısa takvimde tamamlayarak yerli üretim ilaçlarımızı vatandaşlarımızla buluşturmaktır."
"Türkiye'nin plazma kaynaklı ilaç ihtiyacını yerli üretimle karşılamayı hedefliyoruz"
Ankara Çubuk'ta kurulacak PROTÜRK Plazma Fraksinasyon Tesisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlar dikkate alınarak planlanmadığını belirten PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, tesisin gelecekte oluşabilecek talep artışlarına da cevap verebilecek altyapıyla tasarlandığını söyledi.
Türkiye'nin plazma kaynaklı ilaç ihtiyacını kademeli olarak yerli üretimle karşılamayı hedeflediklerini ifade eden Nasuhbeyoğlu, üretim kapasitesinin plazma toplama hacmine paralel şekilde artırılabileceğini belirtti.
"PROTÜRK tesisi, nihai hedef olarak Türkiye'nin plazma kaynaklı ilaç ihtiyacını kademeli şekilde yerli üretimle karşılamak üzere planlanmıştır. Ülke ihtiyacının artması durumunda kapasite artışı için tesisin altyapısı ve ekipmanları uygun şekilde tasarlanmıştır."
İlk etapta mevcut plazma stokunun işlenmesiyle üretime başlanacağını belirten Nasuhbeyoğlu, ilerleyen süreçte hem plazma toplama miktarının hem de üretim hacminin birlikte büyüyeceğini ifade etti.
Türkiye'nin biyoteknoloji alanında üretim kapasitesini artıracak yatırımın uzun vadede yalnızca iç pazara değil, bölgesel ölçekte de önemli bir üretim merkezi oluşturacağını belirten Nasuhbeyoğlu, hedeflerinin Türkiye'yi plazma kaynaklı ilaç üretiminde güçlü ülkeler arasına taşımak olduğunu söyledi.
"Yıllık 600 bin litre plazma işleme kapasitesiyle üretim yapacak"
Tesisin teknik kapasitesine ilişkin bilgi veren Nasuhbeyoğlu, PROTÜRK Plazma Fraksinasyon Tesisinin yıllık 600 bin litre plazma işleme kapasitesiyle hizmet verecek şekilde planlandığını açıkladı.
Artan ihtiyaçlar doğrultusunda tesis altyapısının genişlemeye uygun şekilde projelendirildiğini belirten Nasuhbeyoğlu, kapasitenin gerektiğinde 1 milyon litreye kadar çıkarılabilecek teknik donanıma sahip olacağını ifade etti.
"Tesisin plazma işleme kapasitesi 600 bin litre olup, ihtiyaç halinde 1 milyon litreye kadar genişletilebilir bir altyapıya sahiptir."
Bu planlamanın, Türkiye'nin gelecekte artabilecek plazma kaynaklı ilaç ihtiyacına uzun vadeli çözümler sunmayı amaçladığını belirten Nasuhbeyoğlu, üretim kapasitesinin yalnızca bugünün değil, gelecek yılların ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulduğunu kaydetti.
"Türk Kızılay'ın plazma altyapısı üretim planlarıyla uyumlu"
PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, tesiste kullanılacak plazmanın Türk Kızılay'a yapılan gönüllü kan bağışlarından elde edileceğini belirterek, mevcut plazma toplama kapasitesinin üretim planlarıyla uyumlu olduğunu söyledi.
Üretim hacminin artması durumunda gerekli hazırlıkların da eş zamanlı yürütüldüğünü ifade eden Nasuhbeyoğlu, Türk Kızılay Kan Hizmetleri'nin bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirdi.
"Ülkemizin plazma toplama kapasitesi, tesisin üretim planlarıyla örtüşmektedir. Üretim ihtiyacının artması durumunda bu ihtiyacı karşılamak amacıyla Türk Kızılay Kan Hizmetleri gerekli hazırlıkları yapmaktadır."
"Kan bağışı artık ilaç üretimi için de büyük önem taşıyor"
PROTÜRK projesinin kamuoyuna duyurulmasının ardından kan bağışı konusundaki farkındalığın arttığını belirten Nasuhbeyoğlu, vatandaşların kan bağışının artık yalnızca acil sağlık ihtiyaçlarını karşılamadığını, aynı zamanda plazma kaynaklı ilaç üretiminin temelini oluşturduğunu daha yakından gördüğünü söyledi.
Bu farkındalığın düzenli bağış konusunda önemli bir motivasyon oluşturduğunu ifade eden Nasuhbeyoğlu, gönüllü bağış kültürünün güçlenmesinin hem sağlık sistemi hem de yerli ilaç üretimi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
"Bağış altyapısının daha da güçlendirilmesi gündemde"
Türk Kızılay'ın bugün 18 Bölge Kan Merkezi, 68 Kan Bağış Merkezi ve 350 mobil ekiple Türkiye genelinde hizmet verdiğini belirten Nasuhbeyoğlu, bu güçlü organizasyon yapısının PROTÜRK'ün üretim hedefleri doğrultusunda daha da geliştirilmesinin planlandığını söyledi. Özellikle aferez yöntemiyle doğrudan plazma bağışının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların değerlendirildiğini belirten Nasuhbeyoğlu, yeni plazma bağış merkezlerinin açılması ile mevcut merkezlerin kapasitesinin artırılmasının gündemde olduğunu ifade etti.
"Hedefimiz, bağışçı deneyimini kolaylaştırmak, düzenli bağışçı sayısını artırmak ve plazma tedarik süreçlerini uzun vadeli üretim hedefleriyle uyumlu hale getirmektir."
"Üretilecek ilaçlar kritik hastalıkların tedavisinde kullanılacak"
PROTÜRK Plazma Fraksinasyon Tesisi'nde üretilecek plazma kaynaklı ilaçların çok geniş bir hasta grubunun tedavisinde kullanılacağını belirten PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, yatırımın yalnızca üretim kapasitesini artırmakla sınırlı kalmayacağını, kritik hastalıkların tedavisinde önemli bir ihtiyacı karşılayacağını söyledi. Tesiste üretimi planlanan başlıca ürünlerin albümin, immünoglobulin, Faktör VIII ve Faktör IX olduğunu belirten Nasuhbeyoğlu, bu ürünlerin birçok hastalık grubunda hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
"Albümin ve immünoglobulin kritik tedavilerin vazgeçilmez ilaçları arasında yer alıyor"
Nasuhbeyoğlu, albüminin özellikle karaciğer hastalıkları, ağır yanık vakaları, ciddi travmalar ve bazı yoğun bakım süreçlerinde yaygın olarak kullanıldığını söyledi. İmmünoglobulinin ise bağışıklık sistemi yetersizliği bulunan hastalar, otoimmün hastalıklarla mücadele eden bireyler ve organ nakli süreçlerinde kritik rol üstlendiğini belirten Nasuhbeyoğlu, söz konusu ilaçların sağlık hizmetlerinin birçok alanında vazgeçilmez tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu ifade etti. Yerel üretimin, hastaların ilaca erişiminin güçlendirilmesi ve tedarik sürekliliğinin sağlanması açısından önemli katkılar sunacağını dile getirdi.
"Hemofili hastaları için hayati öneme sahip ilaçlar üretilecek"
Tesiste üretilecek Faktör VIII ve Faktör IX'un hemofili hastalarının tedavisinde kullanılan temel ilaçlar arasında yer aldığını belirten Nasuhbeyoğlu, bu ilaçların yaşam kalitesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
"Faktör VIII ve Faktör IX ise hemofili hastalarının yaşamını doğrudan etkileyen hayati ilaçlardır. Bu faktörler olmadan basit bir yaralanma dahi hayatı tehdit edebilmektedir."
Nasuhbeyoğlu, bu nedenle kurulacak tesisin; kronik hastalığı bulunanlar, ameliyat geçiren hastalar, yanık tedavisi görenler, bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler ve hemofiliyle yaşayan hastalar açısından doğrudan fark oluşturacağını söyledi.
"PROTÜRK İleri biyoteknoloji alanında nitelikli istihdam sağlayacak"
PROTÜRK Plazma Fraksinasyon Tesisi'nin yalnızca sağlık alanına değil, nitelikli istihdama da katkı sağlayacağını ifade eden Nasuhbeyoğlu, plazma fraksinasyon tesislerinin ileri biyoteknoloji altyapısına sahip üretim merkezleri olduğunu söyledi. Bu nedenle tesiste görev alacak personelin önemli bölümünün özel uzmanlık gerektiren alanlardan oluşacağını belirten Nasuhbeyoğlu, biyomedikal mühendisleri, eczacılar, biyokimyacılar, mikrobiyologlar, kalite güvence uzmanları ve sertifikalı üretim teknisyenlerinin öne çıkan meslek grupları arasında yer alacağını kaydetti. Bunun yanında laboratuvar teknisyenleri, soğuk zincir ve lojistik uzmanları ile düzenleyici uyum alanında görev yapacak uzman personelin de tesis bünyesinde önemli sorumluluklar üstleneceğini ifade etti.
"Uluslararası standartlara göre tasarlanan yeni nesil bir tesis"
PROTÜRK Genel Müdürü Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, Ankara Çubuk'ta inşa edilen tesisin uluslararası standartlar esas alınarak projelendirildiğini belirtti. Kalite, güvenlik, izlenebilirlik ve üretim süreçlerinin küresel ölçekte kabul gören kriterlere göre şekillendirildiğini ifade eden Nasuhbeyoğlu, üretimin uluslararası biyoteknoloji standartları doğrultusunda yürütüleceğini söyledi.
Projede Güney Koreli SK Plasma ile yürütülen iş birliğinin önemli avantajlar sağlayacağını belirten Nasuhbeyoğlu, şirketin biyoteknoloji alanındaki uluslararası deneyiminin Türkiye'ye aktarılacağını ifade etti. Bu iş birliğinin üretim süreçlerinden kalite yönetimine, teknoloji transferinden bilgi paylaşımına kadar birçok alanda katkı sağlayacağını belirten Nasuhbeyoğlu, tesisin çağdaş biyoteknoloji altyapısıyla faaliyet göstereceğini kaydetti.
"Avrupa'daki köklü tesislerle aynı standartları hedefliyor"
Avrupa'da uzun yıllardır faaliyet gösteren plazma fraksinasyon tesisleriyle karşılaştırıldığında PROTÜRK'ün yeni nesil teknolojiler kullanılarak kurulduğunu belirten Nasuhbeyoğlu, bunun üretim verimliliği, kalite sistemleri, otomasyon, izlenebilirlik ve sürdürülebilir kapasite yönetimi açısından önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.
"Avrupa'daki köklü fraksinasyon tesisleriyle kıyaslandığında PROTÜRK, yeni nesil bir tesis olarak daha güncel teknolojilerle kuruluyor."
Hedef: Türkiye'yi bölgesel üretim merkezi haline getirmek
Röportajın sonunda PROTÜRK'ün uzun vadeli vizyonunu paylaşan Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin plazma kaynaklı ilaç ihtiyacını karşılayan bir tesis kurmak olmadığını vurguladı.
"PROTÜRK ile hedefimiz yalnızca Türkiye'nin ihtiyacını karşılayan bir tesis kurmak değil; aynı zamanda ülkemizi plazma kaynaklı ilaç üretiminde bölgesel ölçekte güçlü ve güvenilir bir merkez haline getirmektir."





