Ufuk Üniversitesi Rektörlüğü, İsrail Parlamentosu’nun (Knesset) Filistin halkına idam cezası getiren yasa tasarısını kabul etmesini “evrensel insan haklarına ve insanlık onuruna ağır darbe” olarak nitelendirdi. Üniversite, yasayı vicdandan uzak ve hukuki temeli olmayan bir düzenleme olarak değerlendirerek, yaşam hakkını hedef alan bu kararı şiddetle kınadı. Açıklamada, uluslararası akademik camia ve hak savunucuları, Filistin halkının meşru haklarını korumaya çağrıldı. Açıklamanın tamamı şu şekilde:
"İsrail Parlamentosu'nun idam kararına ilişkin kamuoyu açıklaması
İsrail Parlamentosu'nun, Filistin halkına yönelik idam cezası öngören yasal düzenlemeyi kabul etmesi, evrensel insan haklarına, uluslararası hukuk normlarına ve insanlık onuruna indirilmiş ağır bir darbedir.
Yıllardır süregelen sistematik baskı, tecrit ve işgal politikalarının bir uzantısı olan bu karar, yaşam hakkını açıkça ihlal etmekte ve bölgedeki insani krizi daha da derinleştirmektedir. Hiçbir hukuki ve ahlaki temele dayanmayan, vicdanlardan uzak bu tür düzenlemeler, adaleti tesis etmekten ziyade şiddeti kurumsallaştırma çabasıdır.
Ufuk Üniversitesi ailesi olarak; bilimin, özgürlüğün ve insan haklarının savunucusu olma sorumluluğumuzla, yaşam hakkını hedef alan bu yasayı şiddetle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, akademik camiayı ve hak savunucularını, Filistin halkının meşru haklarını korumaya ve bu hukuksuzluğa karşı durmaya davet ediyoruz.
Zulmün ve adaletsizliğin karşısında, her zaman mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu, insanlık ve hukuk adına bu süreci yakından takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz.
Ufuk Üniversitesi Rektörlüğü"
İSRAİL MECLİSİ’NDE NE OLDU?
Knesset Genel Kurulu, Filistinli mahkumlara idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını 62’ye karşı 48 oyla kabul etti. Başbakan Binyamin Netanyahu, tasarıya lehte oy kullanırken, Demokratlar Partisi milletvekili Gilad Kariv ile aşırı sağcı milletvekiller arasında sözlü tartışmalar yaşandı. Yasanın kabulü, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından “hüküm saati geldi” sözleriyle kutlandı.
Ben-Gvir’in öncülüğünde yasalaşan düzenleme, Filistinlilere karşı baskıyı artırmayı ve uygulamada ayrımcılığı derinleştirmeyi amaçlıyor. Bakanın yönetiminde İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere yönelik işkence ve kötü muamelenin arttığı bildiriliyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana hapishanelerde 89 Filistinli hayatını kaybetti.
TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından yoğun tepki geldi. İnsan hakları kuruluşları, akademik çevreler ve uluslararası toplum, yasanın derhal iptal edilmesi, Filistin halkına karşı uygulanan ayrımcı politikaların sona erdirilmesi çağrısında bulunuyor.
Filistin Devlet Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Fetih Hareketi, yasayı “savaş suçu” ve “tehlikeli tırmanış” olarak nitelendirdi. Uluslararası hukuka göre Batı Şeria’nın işgal altında olduğunu vurgulayan açıklamalarda, İsrail’in yasama yetkisinin bulunmadığı hatırlatıldı.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, tasarının acilen yürürlükten kaldırılması gerektiğini duyurdu. Uluslararası Af Örgütü de, yasanın İsrail’in apartheid sistemini güçlendirdiğini ve Filistinlilere yönelik ayrımcılığı derinleştirdiğini açıkladı.
YASA TASARISININ ÖZELLİKLERİ
Onaylanan yasaya göre, idam cezası İsrail Cezaevi Servisi görevlileri tarafından asılarak uygulanacak, infazı gerçekleştiren görevlilere kimlik gizliliği ve cezai dokunulmazlık tanınacak. Batı Şeria’daki askeri mahkemeler de idam cezası verebilecek, af ve temyiz yolları kapalı olacak. İsrail’de yargılanan mahkumlar için ise idam cezası ömür boyu hapisle değiştirilebilecek.


