Son Kale’nin bu yıl yüzüncü yılı kutlanacak.
“Son Kale Haymana” Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında dönüm noktası olarak devlet nazarında da kabul edildi.
Haymana Belediyesi 100. Yıl kutlamalarının devlet tarafından yapılması için bastırıyor. Neden olmasın. Hatta biz devlete gitmeden devlet bize gelip “Öneminizi biliyoruz. 100. Yılımızı kutlamak boynumuzun borcu” demesi lazım.
O halde bizde 100. Yılımıza devletle birlikte anlı şanlı hazırlanmamız gerek.
Madem devlette arkamızda olacak o zaman her yıl yapılan yanlışlara düşmeyelim. Milleti horul horul uyutan konferanslara daha az yer verelim. Ya da savaş anlatılacaksa mesela medyatik İlber Ortaylı anlatsın.
Bakın Türk Yıldızları diye bizim savaş pilotlarının yaptığı müthiş gösteri var. Devletten onu isteyelim. Milyonlar buraya akacaktır.
Anadolu Ateşi gibi görsel dansta bir dünya markası olan grubu davet edelim.
Getireceğimiz sanatçılardan tiyatroculara kadar hepsi profesyonel ve memleket gündemine konu olacak kadar popüler kişilerden oluşmalı.
Kısaca bizim tüm Türkiye’nin dikkatini çekmemiz lazım. Bunca yıl yaptığımız kutlamaların getirisi ortada. Bir zamanlar festivallerde her yıl Necla Akben ve İzzet Altınmeşe’yi izlemekten gına gelmişti. İşte o hataya düşüp her yıl aynı kişiler ve aynı temayla bu iş olmaz.
Hadi çalıştırın saksıları, kolları da geç kalmadan sıvayın. 100. Yıl kutlamaları efsane olmalı. Madem devlet maddi manevi arkamızda olacak, o vakit cafcaflısından bir kutlama programı yapılmalı. Yoksa 100. Yılımızda bile Polatlı’nın gölgesinde kalır, salya sümük oluruz.
* * * * * * * * * * * * *
KURU KALABALIK
2020 yılında seçim yoktu. Onun için 1500 kişi daha “Seçim yoksa beleş kuru pasta, çay piskevit falan yoktur aga” diye Haymana’yı terk etmiş.
Hep hayıflanırız; “Ne vardı Haymana şehir merkezi şöyle 50 bin kişi olaydı falan” diye.
50 bin kişi de oluruz 75 bin kişide..orası kolay. Nasıl kolay olduğunu sonra söyleyeceğim.
Kaç kişi olursak olalım önce vasıflı nüfus lazım. İşsiz, güçsüz, eğitimsiz, vasıfsız 50 bin kişi olacağına, bu söylediklerimin tam tersi yani kaliteli eğitim almış, Haymana’ya katma değer katacak zanaatkar veya sanatçı, elbette tüm bunları besleyecek işyeri, atölye ve imalathane ile birlikte 10 bin kişi olsa da yeter.
Yoksa atın kuyruğunda sinek misali, asalak, elinde bir yeteneği olmayan kısacası kuru kalabalık 100 bin kişi olsa ne olacak. Birbirimizi yer, gözümüzü oyarız.
Şimdi nüfusu şıp diye arttıracak formüle gelelim. “Tüm memlekete dağılmış Suriyelilere biz bakarız, elinde ne kadar olan varsa yollayın bize” deyin. Anında 100 bini buluruz. Hem de bizzat il veya ilçeler kendi otobüsleriyle getirip bırakırlar. Ondan sonrası buyurun cenaze namazına…..
* * * * * * * *
HAFTANIN HABERİ; Ayçiçek yağına gelen zamlara hükümetten müjde; “Trakya’da 300 milyar litrelik ayçiçek yağı rezervi bulduk. İnşallah 2023’te çıkaracağız..
HAFTANIN SÖZÜ; Kanatlar senin değilse, uçmak felaketin olabilir..