Eser sahibi olmak evlat sahibi olmak gibidir, ne kadar çok yazarsanız o kadar çok okunur ve dünyaya açılan kapı olursunuz. Yazmak Dünyayı anlatmaktır, içsel bir güdü oluşturup gönüllere girme yoludur yazmak. Yazmak Edebiyatın en saf ve anlaşılır bir tekniğidir. Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, estetik kurallar çerçevesinde, yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir. Edebiyatın da bir yöntemi olduğundan o da bir bilimdir. Edebiyat bir bilimin yapması gereken: anlama, yorumlama, değerlendirme, benzerleriyle karşılaştırma, yerleştirme basamaklarını yaptığı için bir bilimdir.

Roman yazma konusunda bazı incelikler ve öğütler vermek gerekirse, çoğu insan yazar olmak için hayal kurar. Bu yüzden saatlerce duvarı seyreder ve çok az satır ve hatta paragraf yazarlar. Bunlardan bazıları romanlarını bitirmek için çok fazla zaman harcarlar. Roman yazmak için metotları bilmeniz gerekir. İşte burada bu metotlardan bazıları var. Tema- Olay Örgüsü- Karakter geliştirme- Diyalog- Zaman yönetimi- Aşamalar- Romanın bitirilmesi- Hataları gözden geçirme- Tekrar gözden geçirmek gibi aşamaları vardır, bu teknik tarafıdır.

İşin püf noktası yaşanmış bir hikayeyi beyninizde betimleyerek güncel kurgu içerisinde kahramanın etrafında bir dünya oluşturup, kağıda öykülerin dökülmesidir. Bu işlemlerin neticesinde edebiyatın dibine kadar vurgulanması ve bol köpüklü huzur kahvesi gibidir.

Şerefli Gökgöz Köyü İlkokulunda başlayan serüvenim, Haymana 12 Eylül Ortaokulunda başlayan Türkçe sevdam, Haymana Lisesinde katlanarak devam etti, Lisans ve Yüksek Lisansla tanışmam ile kitaplara döküldü. Her gittiğim konferans, toplantı, roman ve öykülerimde en çok sevdiğim Haymana'yı tasvir ettim, her konuya Haymana kaplıcalarını betimledim ve anlattım. İlk eserim Unutulanlar Devletin Gayrı&Resmi çocukları, Kanlı Dosyalar, Aşkı Virane, Aşkı şahne de, her fırsatta Haymanamızı ve güzelliklerini okurlarıma anlattım ve sevdirdim. Şubat ayı içerisinde çıkacak Para Normal Cinayetler Romanımda da bol bol Haymanamızın tanıtımını yaptım. İnşallah bütün kütüphanelerde ve özel kitaplıklarda yeni eserim olacaktır. Keyifle okuyun, temennim içimizden bir çok yazar çıkacak ve Türk Edebiyatına bol bol eser kazandıracaklardır.

Haymana bir sevdadır bitmeyecek, dinmeyecek kitap okumayı sevdirelim sevelim, Haymanamız için yazdığım bir şiirim ile sizlere veda erken sizleri Yüce Allah'a emanet ediyorum...

SON KALE HAYMANA

Suyu sıcak, insanı delikanlı mert

Kaplıcaları şifalı, kükürtlü suda kalmaz dert

Kışı çetin kar yağar, havası sert

Haymana'dır namı, halkı cömert

****

Ovadır, nadas yapılır ekinler ekilir

Güzün o ovada, arpa buğday biçilir

Koyunları kuzuları besilidir, uzaktan seçilir

Haymana sevdadır geçilmez, yârdan geçilir

****

Gazi Paşa emir verdi askerine Haymana'da

Son kaleydi Haymana geçilmez, hızlı çağında

Kalleş Yunan bozguna uğradı Mangal Dağı’nda

Yunan'a dedelerimiz mezar kazdı on beşlik çağında

****

Şerefli Gökgöz Köy’ü, tümen oldu geçilmez

Dereleri coşar akar, Yunan kanı oldu su içilmez

Haymanalı yiğittir ona kefen biçilmez

Haymana delikanlı diyarıdır, bir adım geri çekilmez.