Siyasetin kendi sığ sularında boğulduğu, kutuplaşmanın ve sert polemiklerin gazete manşetlerini esir aldığı bir dönemde; Ankara’nın kalbinden tüm Türkiye’ye adeta bir insanlık dersi verildi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı öncülüğünde, Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Uzunkök’ün ev sahipliğinde bu yıl 7’ncisi düzenlenen Merhamet ve Emek Ödülleri Törenleri, Gençlik Parkı Kültür Merkezi Necip Fazıl Salonu’nda gerçekleştirildi

Her zaman olduğu gibi baştan sona geceyi takip ettim.
Bu geceyi sıradan bir plaket töreninden ayıran ve asıl büyüleyen detay neydi biliyor musunuz?
Tam 28 farklı siyasi partinin üst düzey temsilcilerini, genel başkanlarını ve onlarca sivil toplum kuruluşunu hiçbir ideolojik kavga gütmeden aynı salonda, aynı ortak paydada buluşturabilmesiydi.

Seyfi Uzunkök’ün Boğazında Düğümlenen Kelimeler
Gecenin en unutulmaz ve salondaki herkesi gözyaşlarına boğan anı, organizasyonun mimarı Seyfi Uzunkök’ün kürsüye çıktığı dakikalardı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gizli kahramanların, fedakâr yüreklerin hayat hikâyelerini anlatırken duygulu anlar yaşayan Uzunkök, gözyaşlarına hakim olamadı.
Sahnede kelimeler adeta boğazına düğümlendi, konuşmakta güçlük çekti. "Çoğu zaman sessizce yapılan iyilikleri, karşılık beklemeden uzatılan elleri, kurtarılan hayatları yeterince konuşmuyoruz. Biz bugün onları konuşacağız" derken sesinin titremesi, kurumsal bir kibirden uzak, tamamen kalpten gelen bir adanmışlığın somut göstergesiydi. İşte o saniyelerde Necip Fazıl Salonu’nda zaman durdu; çünkü sahnedeki adam sadece bir açılış konuşması yapmıyor, bu toplumun körelen vicdanını kendi gözyaşlarıyla yeniden suluyordu.
28 Parti Aynı Salonda: Ortak Payda "Merhamet"
Gecenin siyasi manzarası ise Türk demokrasisi açısından eşine az rastlanır bir olgunluk tablosuydu. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın günümüzde unutulmaya yüz tutan "merhamet ve emek" kavramlarının hayatiyetine dikkat çektiği; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’nin Anadolu'nun dört bir yanından gelen iyilik elçileriyle gurur duyduğunu haykırdığı o salonda, siyasi rekabet yerini tam bir mutabakata bıraktı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ gibi isimlerin de hazır bulunduğu o platformda; madalyonun diğer yüzünde yer alan ulaşım esnafının sorunları ve müktesep hakları gibi hayati mesleki emekler de unutulmadı, en üst düzeyde istişare edildi.
Geceye Ak Parti adına katılımın olmaması dikkatimi çekti.
İyiliğin İsimleri Hafızalara Kazındı
Gecenin en duygusal anları ise kuşkusuz ödüllerin gerçek sahipleri sahneye davet edildiğinde yaşandı. Ahmet Arslan’dan Ali Ermiş’e, karda kışta umut olan Erol Keten’den toplumsal dayanışmanın simgesi haline gelen Tuba Dumlu Güler’e kadar onlarca isim alkışlarla taltif edildi.
Ve en önemlisi... Cehaletle ve karanlıkla savaşırken şehit düşen Şehit Öğretmen Ayla Kara’nın adı anıldığında salonda kopan o sessiz fırtına, bu milletin kendisine emek verenleri asla unutmayacağının en büyük kanıtıydı.
Seyfi Uzunkök’ün boğazında düğümlenen o kelimeler, Şehit Ayla Kara’ların ve tüm iyilik neferlerinin döktüğü asil alın terinin salondaki yankısıydı.

7. Merhamet ve Emek Ödülleri, Ankara’dan tüm dünyaya verilmiş çok güçlü bir mesajdır.
Bize insani değerlerimizi, birbirimizin elinden tutmayı ve en önemlisi "emeğe saygı duymayı" kendi gözyaşlarıyla ve yüreğiyle yeniden hatırlatan Cumhur Haber Ajansı’nı ve ödül alan tüm gizli kahramanları yürekten tebrik ediyorum.
Siyaset neyi bölmeye çalışırsa çalışsın; bu milletin merhameti ve alın teri, bizi birbirimize kenetleyen en sarsılmaz çimento olmaya devam edecektir!