Sağlıkta iz bırakan bir bakan, millete hizmet eden bir ömür…
Bazı insanlar vardır; görev yaptıkları makamlarla değil, geride bıraktıkları eserlerle, millete kazandırdıkları hizmetlerle ve insanların hayatına dokunan çalışmalarıyla hatırlanırlar.
Prof. Dr. Osman Durmuş da Türk siyasetinde ve sağlık alanında iz bırakan isimlerden biriydi.
Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili olduğu dönemden Sağlık Bakanlığının ilk yıllarına kadar, farklı ortamlarda kendisiyle bir basın mensubu olarak birlikte çalışma imkânımız oldu.
Bu süreçte hem siyasetin işleyişine hem de kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin çeşitli tecrübeler edindik.
Vefatının 6. yıl dönümünde, eski Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Osman Durmuş'u rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
112 Acil Sağlık Hizmetleri: Hayata Uzanan El
Sağlık, insan hayatının en önemli meselelerinden biridir.
Hastalıkta, kazada ve acil durumlarda saniyelerin bile hayati önem taşıdığı bir ülkede sağlık hizmetlerinin hızlı, ulaşılabilir ve etkili olması büyük önem taşır.
112 Acil Sağlık hizmetleri de bu anlayışın en önemli unsurlarından biridir.
Bugün acil durumlarda vatandaşların yardımına koşan sağlık ekiplerinin hizmetleri, nice insanın hayata tutunmasına vesile olmaktadır.
Prof. Dr. Osman Durmuş'un Sağlık Bakanlığı dönemini anarken, acil sağlık hizmetlerinin önemini ve bu alandaki çalışmaları da hatırlamak gerekiyor.
Çünkü sağlık alanında yapılan her yatırımın, geliştirilen her hizmetin ve atılan her doğru adımın merkezinde insan hayatı vardır.
Elbette sağlık hizmetlerinin gelişimi tek bir kişinin eseri değildir.
Hekimlerden hemşirelere, ambulans ekiplerinden sağlık teknisyenlerine kadar binlerce insanın emeği vardır.
Ancak bu hizmetlerin geliştirilmesinde sorumluluk üstlenen yöneticileri de unutmamak gerekir.
Bir Basın Mensubunun Hafızasında Kalanlar
Siyasetçilerle ve devlet yöneticileriyle çalışmak, zaman zaman farklı görüşlerin ve yaklaşımların karşı karşıya gelmesini de beraberinde getirir.
Benim de Prof. Dr. Osman Durmuş'un görev yaptığı dönemden hafızamda kalan, ekibinin kan örneklerinin yurt dışına verilmemesi meselesiyle ilgili bir olay var.
Bu konuda yaşananlar karşısında haklı gördüğüm bir tepki ve direniş ortaya koymuştum.
Aynı zamanda kamu hizmetlerinde sorumluluğun, şeffaflığın ve insan hayatını ilgilendiren konularda hassasiyetin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir tecrübeydi.
Elbette aradan geçen yılların ardından geçmişte yaşananları değerlendirirken hakkaniyetten ayrılmamak gerekir.
Ancak bir basın mensubu olarak yaşadıklarımızı, gördüklerimizi ve doğru olduğuna inandığımız konularda ortaya koyduğumuz tavrı da unutmamak gerekir.
Vefa, geçmişte yaşananları yok saymak değildir.
Vefa; insanları bütün yönleriyle hatırlamak, yapılan hizmetleri teslim ederken yaşanan sorunları da dürüstlükle dile getirebilmektir.
Bu nedenle Osman Durmuş'u anarken sağlık alanındaki hizmetlerini hatırladığımız gibi, kendisiyle aynı dönemde yaşadığımız ve hafızamızda yer eden olayları da ifade etmeyi gazetecilik sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyorum.
Makamlar Geçici, Hizmetler Kalıcıdır
Prof. Dr. Osman Durmuş, hekim kimliğiyle siyaset dünyasında yer almış ve 57. Hükümet döneminde Sağlık Bakanlığı görevini üstlenmiş bir isimdi.
Onun dönemini değerlendirirken siyasi tartışmaların ötesine geçerek sağlık hizmetlerinin toplum açısından taşıdığı öneme bakmalıyız. Bir bakanın asıl değeri, görev yaptığı süre boyunca insan hayatına ve ülkenin sağlık sistemine ne kattığıyla ölçülmelidir.
Sağlık, siyaset üstü bir meseledir.
Hangi görüşten olursa olsun, insan hayatını korumak için çalışan, sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkıda bulunan ve milletin sağlığı için sorumluluk üstlenen herkesi hakkıyla değerlendirmek gerekir.
Çünkü bir insanın hayatına dokunan hizmet, yalnızca o günün değil, gelecek nesillerin de hafızasında yer edinir.
Aramızdan ayrılan devlet adamlarını anmak, geçmişe duyulan özlemden ibaret değildir. Aynı zamanda onların hizmetlerini hatırlamak, yapılanları değerlendirmek ve sağlık alanında daha iyisini yapmak için sorumluluk almaktır.
Milletimize hizmet etmiş, ülkemizin sağlık alanındaki gelişimine katkıda bulunmuş isimleri unutmayalım.
Çünkü vefa, yalnızca hayatta olanlara gösterilen bir nezaket değil, aramızdan ayrılanların hatırasına duyulan saygıdır.
Son Söz: Rahmetle ve Hakkaniyetle…
Prof. Dr. Osman Durmuş'u anarken, geçmişte yaşananlar, insanların hafızasında farklı izler bırakabilir.
Önemli olan, bunları dile getirirken hakkaniyeti korumak, hizmeti teslim etmek ve doğruları söylemekten vazgeçmemektir.
Rabbim kendisine rahmetiyle muamele etsin, mekânı cennet olsun.
Sağlık alanında millete hizmet eden, insan hayatını korumayı görev bilen ve bu uğurda emek veren bütün sağlık çalışanlarını da saygıyla selamlıyorum.
Allah rahmet eylesin.