Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, 11 Ocak 2026 tarihinde yapılacak oda seçimleri öncesinde Ankara Net Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Yalçındağ, seçim sürecinin işleyişi, kasap esnafının yaşadığı sorunlar ve bugüne kadar yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, seçim takvimine ilişkin yaptığı bilgilendirmede, “Bu ayın on birinde, bizimle birlikte on yedi odanın daha genel kurulu bulunmaktadır. Öncelikle bu genel kurulların ne olduğu, nasıl yapıldığı, kaç yılda bir gerçekleştirildiği, kimlerin aday olabileceği ve kimlerin oy kullanabileceği konularını sizlerle paylaşmak isterim. Bu vesileyle, sizin aracılığınızla birçok esnafımıza da bir duyuru yapılmış olacaktır. İki yıllık üyeliği bulunan her esnaf odası üyesinin seçilme hakkı vardır. Seçilmek, yani aday olabilmek için öncelikle en az iki yıllık üyelik kaydı şarttır. Oy kullanabilmek için ise altı aylık üyelik süresi yeterlidir. Altı aylık üyeliği bulunan üyeler seçme hakkına, yirmi dört aylık üyeliği bulunanlar ise seçilme hakkına sahiptir." şeklinde konuştu.

Seçme ve seçilme şartlarına değinen Yalçındağ, "Seçimlerimiz, 5362 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda her dört yılda bir yapılır. Öncelikle odaların seçimleri gerçekleştirilir. Bu seçimler, 1 Ocak ile 31 Mart tarihleri arasında kalan üç aylık süre içerisinde yapılır. Kanun bu süreç için üç aylık bir zaman dilimi öngörmüştür. Mayıs ayında, odaların seçimleri tamamlandıktan sonra birliklerin seçimleri yapılır. Birliklerin seçimleri, o ilde bulunan odaların başkanları ile yönetim kurulu üyelerinden oluşan genel kurul delegeleri tarafından gerçekleştirilir. Bu delegelerin kullandığı oylarla birlik yönetimi belirlenir. Daha sonra, Türkiye genelinde kurulmuş olan on üç mesleki federasyonun seçimleri haziran ayında yapılır. Bu seçimlerde, Türkiye genelindeki ilgili federasyona bağlı odaların başkanları ve yönetim kurulu üyeleri oy kullanır ve federasyon yönetim kurulu bu şekilde belirlenir. Seçim sürecinin sonunda konfederasyon aşamasına gelinir. Konfederasyon seçimleri, kanun gereği eylül ayında yapılır. Bu genel kurulun delegeleri; seksen iki birliğin başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile on üç mesleki federasyonun başkan ve yönetim kurulu üyelerinden oluşur. Bu delegeler, TESK genel kurul delegelerini meydana getirir. Genel kurulda, delegelerin yarıdan bir fazlasının oyunu alan aday, dört yıl süreyle seçime girdiği kurumun başkanı olarak seçilir. Yönetim kurulu ile birlikte esnaf teşkilatının yönetimini üstlenir. Bizim seçim sürecimiz bu şekilde işlemektedir." ifadelerine yer verdi.

Kasap Ankara

"Ankara Kasaplar Odası önemli roller üstlendi"

Kasaplık mesleğinin bugün icra edildiği koşullar hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yalçındağ, "Bu noktada Ankara Kasaplar Odasının önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Başkan, 2000 yılında oda yönetimi tarafından başkanlığa seçildiğini hatırlatarak, başkanın vefatının ardından rahmetli İsmail ağabeyden sonra iki yıl süreyle oda başkanlığı görevini yürüttüğünü, 2002 yılında ise seçimle gelen bir başkanlık sürecinin başladığını ifade etti.

Kasaplık mesleğinin geçmişte hangi şartlarda yapıldığına değinen Başkan Fazlı Yalçındağ, o dönemde karavan tipi, önü camlı buzdolaplarıyla satış yapıldığını belirtti. Bu yöntemin artık tarihe karıştığını dile getiren Başkan, “Müşteri gelir, ne istediğini söyler, dolabın kapağı açılır ve et buradan verilirdi. Bunun dışında bir satış yöntemi yoktu, çünkü etin sergilenerek satılması yasaktı,” dedi.

"Kasap Esnafının Karşı Karşıya Kaldığı Haksız Rekabet Unsuru Ortadan Kaldırıldı"

Satış usullerindeki değişiklikler hakkında yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi veren Başkan Yalçındağ, dönemin Ticaret Bakanı ve Tarım Bakanı ile yapılan görüşmeler sonucunda esnafın taleplerinin haklı bulunduğunu ve kasaplara, marketlerde olduğu gibi eti reyon dolaplarında sergileyerek satma hakkı tanındığını söyledi.

Marketlerdeki et reyonlarında yaşanan uygulamalara değinen Yalçındağ, içeriği belli olmayan hazır kıymaların vatandaşın gözü önünde çekilmeden satışa sunulduğunu belirtti. Bu durumun hem haksız rekabete yol açtığını hem de halk sağlığını tehdit ettiğinin altını çizen Başkan, bu konuda ülke genelinde kapsamlı bir mücadele yürüttüklerini ifade etti.

"Esnafın İş Yerlerini Kapatma Süreci Sona Erdi"

Hazır kıyma satışı konusu hakkında yürütülen çalışmalara da değinen Yalçındağ, Türkiye genelinde alınan örnekler üzerinde yapılan analizlerde birçok olumsuz unsurun tespit edildiğini söyledi. Bakanlığın aldığı kararla dökme hazır kıyma satışının yasaklandığını aktaran Başkan, böylece kasap esnafının karşı karşıya kaldığı önemli bir haksız rekabet unsurunun ortadan kaldırıldığını dile getirdi.

Fiyat farklarının esnafı zor durumda bıraktığına dikkat çeken Başkan Yalçındağ, o dönemde kasaplarda kıymanın yaklaşık otuz liraya satılırken, içeriği tartışmalı hazır kıymaların yirmi liraya piyasaya sunulduğunu belirtti. Bu durumun üye sayısında azalmaya yol açtığını söyleyen Başkan, hazır kıyma satışının yasaklanmasının ardından esnafın iş yerlerini kapatma sürecinin sona erdiğini ifade etti.

Ankara Kasaplar Odası Fazlı Yalçındağ (2)-1

Hazır kıyma ve haksız rekabet eleştirisi

Haksız rekabet unsurunun ortadan kaldırılmasının ardından esnafın çalışma koşullarının iyileştiğini ifade eden Yalçındağ, bu gelişmeyle birlikte kasap esnafının daha rahat çalışabilme imkânına kavuştuğunu söyledi. Ardından ekonomik düzen içerisinde ayakta kalabilmek için ürün çeşitliliğinin artırılmasının zorunlu hâle geldiğine değindi.

Ürün çeşitliliği konusu hakkında açıklamalarda bulunan Yalçındağ, kasap esnafının köfte yapıp satabilecek bir noktaya gelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Mesleğin, neredeyse hazır ve pişirilmeye hazır ürün talep edilen bir yapıya dönüştüğünü belirten Başkan, “Biz de doğrudan alınıp pişirilebilecek et satışına imkân tanınması yönünde taleplerde bulunduk,” dedi.

"Taleplerimiz karşılık buldu"

Taleplerin karşılık bulduğunu hatırlatan Yalçındağ, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ten köfte yapıp satılmasına ilişkin izin alındığını söyledi. Bu iznin esnaf açısından önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, söz konusu düzenlemenin meslek açısından adeta bir dönüm noktası niteliği taşıdığını ifade etti.

Daha sonraki dönemlere değinen Başkan Yalçındağ, Tarım Bakanı olarak görev yapan Ahmet Eşref Fakıbaba döneminde de yeni haklar elde edildiğini söyledi. Yerel ve marjinal faaliyetler kapsamında köftenin yanı sıra Adana kebap, Kilis tavası, beyti ve tantuni gibi et ürünlerinin hazırlanıp satılmasına izin verildiğini belirten Başkan, bu düzenlemenin esnaf için bir başka önemli aşama olduğunu dile getirdi.

Ankara Kasaplar Odası Fazlı Yalçındağ (3)-1

"Et üretimi ve fiyatlar geçmişten bugüne gündemde"

Et üretimi ve fiyatları konusu hakkında sürekli tartışmalar yaşandığına dikkat çeken Yalçındağ, bu meselenin geçmişten bugüne gündemde olduğunu söyledi. Kendi meslek hayatının başlangıcına değinen Yalçındağ, 1970’li yıllarda henüz oda başkanı değilken, babasının dükkânında çalışan bir kasap olduğunu hatırlattı. O dönemde ülkede sıkıyönetim uygulandığını belirten Yalçındağ, özellikle 12 Mart sürecinde et fiyatları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Geçmişte yaşanan uygulamalara dikkat çeken Yalçındağ, “On kuruş fazla sattığı iddiasıyla sorgusuz sualsiz Mamak Askerî Cezaevi’ne götürülen birçok kasap olduğunu bilirim,” dedi. Daha sonra yapılan düzenlemelerle Et ve Balık Kurumunun her gün bir ya da iki koyun, bazı günler ise yarım dana verdiğini aktararak, “Verilen yarım dana elli kilo gelirse sevinirdik. O dönemin hayvanları daha küçük cüsseliydi ve et verimi düşüktü,” ifadelerini kullandı.

Bugünkü tabloya değinen Yalçındağ, mevcut şartların geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde iyi olduğunu söyledi. Ancak buna rağmen et konusunun zaman zaman gündeme taşındığını belirterek, basının başka bir gündem bulamadığında et fiyatları ve üretimi üzerinden haberler yapılmasının sektörde algı sorunlarına yol açtığını sözlerine ekledi.

Ankara Kasap

"Biz müşterimizin damak tadına uygun eti seçerek alıp satıyoruz"

Marketlere Et ve Süt Kurumu aracılığıyla et verilmesi konusu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yalçındağ, söz konusu uygulamanın ciddi bir haksız rekabet yarattığını söyledi. Et ve Süt Kurumunun marketlere, esnafın aldığı fiyatın neredeyse yarısına et verdiğine dikkat çeken Başkan, bu etlerin vatandaşlara satıldığını ifade ederek, “Devletin Et ve Süt Kurumu aracılığıyla verdiği etlerin tamamının kıyma ya da kuşbaşı olarak satılması mümkün değil. Bu uygulama açık ve net bir şekilde bir haksız rekabet unsuru olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.

Konuya ilişkin Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü ile görüştüklerini aktaran Yalçındağ, aradaki fiyat farkına dikkat çektiklerinin altını çizerek, “Biz bu fiyata alırken, siz bu fiyata veriyorsunuz. Dolayısıyla vatandaş, bizden iki yüz, üç yüz lira daha ucuza marketten et alabiliyor. Bu, devlet eliyle esnafa yapılan bir haksız rekabettir,” ifadelerini kullandı.

Marketlere verilen etlerin ne kadarının kıyma ve kuşbaşı olarak satıldığının da belirsiz olduğuna değinen Yalçındağ, bu sürecin sağlıklı bir şekilde denetlendiğini düşünmediğini belirterek, “Açık konuşuyorum, bu işin başka bir açıklaması yok,” dedi.

Öte yandan, Et ve Süt Kurumundan esnafa da et verilmesi yönünde geçmişte girişimlerde bulunulduğunu hatırlatan Yalçındağ, bu konuda bakanlık ve bakan yardımcılarıyla görüşmeler yapıldığını söyledi. Yapılan görüşmelerin ardından, 45 günlük bir süre boyunca esnafa Et ve Süt Kurumundan et verilmesinin kararlaştırıldığını, bu sürede yalnızca 33 meslektaşın bu imkândan yararlandığını ifade etti.

Bu rakamın oldukça düşük olduğunun altını çizen Yalçındağ, “Bir kez alan esnaf bir daha almadı. Üye sayımızın neredeyse yirmide biri bile bu uygulamayı tercih etmedi.” dedi. Esnafın bu uygulamaya itiraz ettiğini belirten Yalçındağ, Esnafın, müşterisinin damak zevkine uygun olmayan etleri satmak istemediğini dile getirdi.

Yalçındağ, “Biz, müşterimizin damak tadına uygun eti seçerek alıp satıyoruz. Et ve Süt Kurumundan alındığında böyle bir seçme şansımız yok. Ne gelirse onu almak zorundasınız. Benim öyle sıradan gelen eti verecek müşterim yok,” ifadelerini kullandı.

"İthal et satmadığımızı afişle duyurduk"

Bu duruma karşı kasap esnafı olarak bir adım attıklarını aktaran Yalçındağ , “Bu kasap dükkânında ithal et satılmamaktadır” ibaresinin yer aldığı afişler bastırarak tüm kasaplara dağıttıklarını söyledi. Bu uygulamanın İstanbul ve İzmir başta olmak üzere diğer illerdeki oda başkanları tarafından da örnek alındığını belirtti.

Afiş çalışmasıyla yetinmediklerini ifade eden Başkan, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü ile yeniden görüştüklerini söyledi. Yalçındağ, “Biz ithal et satmadığımızı afişle duyurduk. Siz de et verdiğiniz yerlere ‘Burada ithal et satılmaktadır’ ibaresini koymayı zorunlu hâle getirin,” çağrısında bulunduklarını aktardı.

Bu konuda şeffaf davranılmadığını eleştiren Yalçındağ, “Madem ithal et satılıyor, bunu açıkça söyleyin. Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum,” dedi.

"En büyük mücadelemiz haksız rekabet olacak"

Marketlere ithal et verilmesinin yalnızca marketleri zengin ettiğini savunan Yalçındağ, “Üretimi artırırsınız, ülke yeterli hâle gelir. O zaman herkes eşit şartlarda rekabet eder.” ifadelerini kullandı.

Devlet destekli haksız rekabeti doğru bulmadıklarını vurgulayan Yalçındağ, bu kararı alan mercilerin yanlış yaptığını söyledi. Önümüzdeki süreçte en büyük mücadele alanlarından birinin bu olacağını belirterek bilgi alınmadan çıkarılan yönetmelik ve düzenlemelerin esnafın ticari hayatını zorlaştırdığını sözlerine ekledi.

Meslekte ürün çeşitliliğinin artırılması konusu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yalçındağ, önümüzdeki süreçte yeni izinler için yoğun bir çalışma yürüteceklerini söyledi. Bu kapsamda tavuk ürünlerinin parçalanarak ambalajlı şekilde satılması ile belirli ölçüler dâhilinde, esnafın kendi imkânlarıyla sucuk üretip satışa sunabilmesine yönelik izinlerin alınması için girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.

Kırmızı Et-3

"Denetimler eğitim odaklı olmalı"

Denetimler sırasında tutulan tutanakların ardından uygulanan para cezalarının çok yüksek olduğunu belirten Yalçındağ, “Bu cezaları ödeyen bir esnafın yeniden işine devam etmesi neredeyse mümkün değil,” dedi. Denetimlerin mutlaka yapılması gerektiğini ancak yaklaşımın eğitim odaklı olması gerektiğini ifade eden Yalçındağ,“Bir süpermarket aynı kusuru işlediğinde de, günde on kilo et satan küçük bir kasap da işlediğinde ceza aynı. Suç aynı olabilir ama cezanın etkisi aynı değildir. Bu, doğru bir hukuki muhakeme değildir,” ifadelerini kullandı. Bu anlayışı doğru bulmadıklarını vurgulayan Yalçındağ, mevcut uygulamaların esnafı zor durumda bıraktığını dile getirdi.

Denetimlerde öncelikle uyarı mekanizmasının işletilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Önce ikaz edilmeli. Eğer yapılan uyarı yerine ulaşmış ve eksiklik giderilmişse, bu durum teşvik edilmelidir,” dedi.

Tımarhane Manzaralı Konak Ankara’da sahnede: Geleneksel Orta Oyunu modern yorumla
Tımarhane Manzaralı Konak Ankara’da sahnede: Geleneksel Orta Oyunu modern yorumla
İçeriği Görüntüle

Kasap esnafının çalışma koşullarına değinen Yalçındağ, “Bizler yüzlerce kiloluk karkas eti alıp, yarım kilo, bir kilo satarak geçimini sağlamaya çalışan insanlarız. Esnafın yükü gerçekten çok ağır,” dedi. Bu nedenle beklentilerinin, işlerinin zorlaştırılması değil kolaylaştırılması olduğunu vurguladı.

“Seçimler bir oyla kazanılır. Bu nedenle katılım çok önemlidir,”

Genel kurul öncesi üyelerine çağrıda bulunan Yalçındağ, tüm üyeleri genel kurula katılmaya davet etti. Üyelerin oylarını kullanarak tercihlerini ortaya koymalarının önemli olduğunu ifade eden Başkan, seçim sürecinde iki rakip listenin daha bulunduğunu hatırlattı.

Bu durumdan rahatsız olmadığını belirten Yalçındağ,, “İki yıllık üyeliği olan herkes seçilme hakkına sahiptir, aday olabilir. Altı aylık üyeliği olan da seçme hakkına sahiptir ve gelip oyunu kullanır. Seçimler bir oyla kazanılır. Bu nedenle katılım çok önemlidir.” dedi.

“Benden daha iyi yapacak birisi varsa ceketini ben giydiririm”

Seçimlerin yargı gözetiminde yapıldığını hatırlatan Yalçındağ, bu durumun tüm seçimler için geçerli olduğunu belirterek, “Benden daha iyi yapacak birisi varsa, ben kendim giydiririm,” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Kaynak: Cansel Yıldız