Pasifik'te ortaya çıkan kuvvetli El Niño koşullarının küresel atmosfer dolaşımını etkileyerek Türkiye'nin hava şartları üzerinde de belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. İklim Bilimi Uzmanı Okan Bozyurt, Yeni Ankara'ya yaptığı açıklamada, önümüzdeki kış mevsiminde ülke genelinde aşırı soğukların beklenmediğini, sıcaklıkların mevsim normallerinin bir miktar üzerinde seyretmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Bozyurt'un değerlendirmesine göre, El Niño'nun etkisiyle atmosferik dolaşımda meydana gelen değişimler, Türkiye'de daha ılıman ve yağışlı bir kış yaşanmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle 2026-2027 kışında dondurucu soğuklardan ziyade, yağışlı hava sistemlerinin daha sık etkili olması bekleniyor.
ANKARA VE İÇ ANADOLU'DA KIŞ YAĞIŞLARI ARTABİLİR
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Ekim 2026 başında yayımladığı mevsimlik tahminlerde de İç Anadolu Bölgesi'nin kuzey kesimleri için dikkat çeken öngörüler yer aldı. Tahminlere göre, kasım ayından itibaren Ankara'nın da içinde bulunduğu bölgede yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Bu tablo, Başkentte kış boyunca yağışlı hava sistemlerinin daha sık görülebileceğine işaret ediyor. Ancak sıcaklıkların da normallerin üzerinde seyretmesi beklendiğinden, yağışların hangi dönemlerde kar, hangi dönemlerde yağmur şeklinde gerçekleşeceği hava koşullarına bağlı olacak.

Ocak 2027 dönemine yönelik tahminlerde de İç Anadolu'nun kuzey kesimlerinde yağışlı havanın etkisini sürdürmesi öngörülüyor. Bölgenin kuzeydoğusunda sıcaklıkların mevsim normallerinin 2 ila 3 derece üzerine çıkabileceği belirtiliyor.
Özellikle Ankara'da yaşayan vatandaşların kış mevsimini yalnızca kar yağışı ve soğuk hava açısından değil, uzun süreli yağışların oluşturabileceği etkiler bakımından da takip etmesi gerekiyor.
BATI KARADENİZ VE MARMARA İÇİN SEL UYARISI
İklim Bilimi Uzmanı Okan Bozyurt'un değerlendirmelerinde yalnızca kış ayları değil, ilkbahar ve yaz başlangıcında yaşanabilecek yağışlar da öne çıktı. Bozyurt, kuvvetli El Niño dönemlerinde özellikle Batı Karadeniz ve Marmara'nın doğusunda şiddetli yağışların görülebildiğine dikkat çekti.
Uzman, geçmiş yıllarda yaşanan aşırı yağış olaylarına örnek olarak 21 Mayıs 1998'de Bartın'da meydana gelen büyük sel felaketini gösterdi. Bartın Çayı'nın taşmasıyla yaşanan afette kent merkezinde ciddi ekonomik ve sosyal kayıplar meydana gelmişti.
İstanbul Teknik Üniversitesinin geçmiş yıllarda yayımladığı araştırmalarda da El Niño dönemleri ile Türkiye'nin batı kesimlerinde nisan-temmuz arasındaki yağışlar arasında anlamlı bir artış ilişkisi bulunduğu belirtiliyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin (NOAA) 8 Ekim 2026 tarihli raporunda ise kuvvetli El Niño koşullarının 2027 yılının ilk çeyreğine kadar devam etme ihtimali yüzde 83 olarak açıklandı. Bu öngörü, önümüzdeki aylarda Türkiye'de yağış düzeninin yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

"MEVSİMLER KAYMIYOR, SICAK DÖNEM UZUYOR"
Küresel ısınmanın etkileri ve mevsimlerde yaşanan değişimler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Okan Bozyurt, toplumda sıkça kullanılan "mevsimler kayıyor" ifadesine açıklık getirdi.
Mevsimlerin takvim üzerinde yer değiştirmediğini belirten Bozyurt, asıl değişimin sıcak ve soğuk dönemlerin süresinde yaşandığını ifade etti. Uzman değerlendirmesine göre, sıcak mevsim giderek uzarken soğuk mevsimin süresi kısalıyor. Bu durum da insanların mevsimlerin kaydığı yönünde bir algıya sahip olmasına neden oluyor.
Özellikle ilkbaharın ikinci yarısı ile sonbaharın ilk yarısında sıcaklıkların yaz koşullarına yaklaşması, iklim düzenindeki değişimin belirgin örnekleri arasında gösteriliyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DOĞAL YAŞAMI DA ETKİLİYOR
Bozyurt, sıcaklık düzenindeki uzun vadeli değişimlerin yalnızca günlük yaşamı değil, doğal yaşamı ve biyosferi de etkileyebileceğine dikkat çekti. Mevsimsel sıcaklık farklılıklarının değişmesiyle ekosistemlerde ciddi sorunların ortaya çıkabileceği değerlendirilirken, bu değişimlerin bazı etkilerinin geri döndürülemez boyutlara ulaşabileceği uyarısı yapıldı.
Uzmanlara göre, iklim koşullarındaki değişimlere karşı hem insan sağlığı hem de şehirlerin altyapı ve planlama süreçleri açısından hazırlıklı olunması gerekiyor.
2026-2027 kışına ilişkin mevcut tahminler Türkiye'de genel olarak ılık ve yağışlı bir mevsime işaret ediyor. Ankara ve İç Anadolu'nun kuzeyinde yağışların artması beklenirken, Batı Karadeniz ve Marmara'nın doğusu için de kuvvetli yağış ihtimali gündemde. Ancak mevsimlik tahminlerin genel eğilimleri gösterdiği, kar yağışının zamanı ve miktarının daha kısa vadeli meteorolojik tahminlerle netleşeceği unutulmamalı.




