Türkiye'de şehirler arasındaki nüfus hareketliliği 2025 yılında da devam etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan İç Göç İstatistikleri, en fazla göç alan şehirler arasında Ankara'nın ikinci sırada bulunduğunu ortaya koydu.

2025 yılında İstanbul 329 bin 912 kişiyle Türkiye'nin en fazla göç alan şehri olurken Ankara, 176 bin 833 kişiyle ikinci sırada yer aldı. İzmir ise 106 bin 83 kişilik göçle üçüncü sıraya yerleşti. Ankara'nın aldığı göç miktarı, başkentin Türkiye genelindeki nüfus hareketliliğinde önemli bir merkez olmayı sürdürdüğünü gösterdi.

DEVA Partisi'nde sürpriz ayrılık: Milletvekili Ertuğrul Kaya istifa etti!
DEVA Partisi'nde sürpriz ayrılık: Milletvekili Ertuğrul Kaya istifa etti!
İçeriği Görüntüle

2025 YILINDA EN ÇOK GÖÇ ALAN 10 ŞEHİR

Türkiye'de 2025 yılında başka illerden en fazla göç alan şehirler sıralamasında İstanbul 329 bin 912 kişiyle ilk sırada yer aldı. İstanbul'u 176 bin 833 kişiyle Ankara takip etti. Üçüncü sıradaki İzmir 106 bin 83, dördüncü sıradaki Antalya ise 96 bin 27 kişiyi ağırladı.

Listenin beşinci sırasında 76 bin 323 kişiyle Kocaeli bulunurken Bursa 75 bin 595 kişiyle altıncı oldu. Mersin 57 bin 89 kişiyle yedinci, Gaziantep 54 bin 507 kişiyle sekizinci sıraya yerleşti. Tekirdağ 51 bin 534 kişiyle dokuzuncu, Hatay ise 51 bin 440 kişiyle onuncu sırada yer aldı. Bu sıralamayla Ankara, İstanbul'un ardından Türkiye'de en fazla göç alan ikinci şehir oldu.

ANKARA'NIN NÜFUSU 5,9 MİLYONU AŞTI

Ankara'nın göç hareketliliğini anlamak için kentin toplam nüfusuna da bakmak gerekiyor. TÜİK'in 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre başkentin nüfusu 5 milyon 910 bin 320 kişiye ulaştı. Böylece Ankara, İstanbul'un ardından Türkiye'nin en kalabalık ikinci ili olmayı sürdürdü.

Başkentte kadın ve erkek nüfusunun birbirine yakın olması, kentin farklı yaş ve toplumsal gruplardan oluşan geniş bir nüfus yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Ankara'nın nüfus yapısında kamu çalışanları, üniversite öğrencileri, sanayi ve hizmet sektöründe çalışanlar ile farklı şehirlerden yerleşen aileler önemli bir yer tutuyor.

ANKARA NEDEN BU KADAR ÇOK GÖÇ ALIYOR?

Ankara'nın yoğun göç almasının arkasında birden fazla etken bulunuyor. Türkiye'nin başkenti olması, kamu kurumlarının ve merkezi yönetim kuruluşlarının büyük bölümüne ev sahipliği yapması, kenti özellikle kamu personeli ve görev değişikliği nedeniyle taşınan aileler açısından önemli bir yerleşim merkezi haline getiriyor.

Eğitim olanakları da göç hareketliliğinde etkili. Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Ankara'daki diğer yükseköğretim kurumları, farklı şehirlerden gelen öğrencileri başkente çekiyor. Üniversite eğitimi için Ankara'ya gelen gençlerin bir bölümü mezuniyet sonrasında da kentte kalmayı tercih edebiliyor.

İstihdam olanakları da kentin göç çekme gücünü artırıyor. Ankara; savunma sanayisi, havacılık, teknoloji, sağlık, eğitim, kamu hizmetleri ve ticaret alanlarında geniş bir ekonomik yapıya sahip. OSTİM ve İvedik gibi sanayi merkezlerinin yanı sıra teknoparklar ve araştırma-geliştirme kuruluşları da farklı meslek gruplarına iş imkânı sağlıyor.

Ankara Kalkınma Ajansının 2025-2028 İl Yatırım ve Tanıtım Stratejisi'nde de savunma ve uzay teknolojileri, dijitalleşme, inovasyon, lojistik, insan kaynağı ve sağlık ekosistemi kentin öne çıkan gelişim alanları arasında gösteriliyor. Bu ekonomik çeşitlilik, Ankara'nın yalnızca kamu görevleri nedeniyle değil, özel sektör ve eğitim imkânları bakımından da göç alan bir şehir olmasını sağlıyor.

ANKARA'YA GELENLERİN SAYISI GİDENLERDEN FAZLA

Ankara'nın göç verilerinde yalnızca aldığı nüfus değil, başka şehirlere taşınan kişi sayısı da önem taşıyor. 2025 yılında başkente 176 bin 833 kişi göç ederken Ankara'dan 145 bin 661 kişi başka illere taşındı. Böylece kentin net göçü 31 bin 172 kişi olarak gerçekleşti. Bu sonuç, Ankara'nın 2025 yılında verdiği göçten daha fazla göç aldığını ve nüfus hareketliliği bakımından pozitif bir tablo sergilediğini gösteriyor. Ancak 2024 yılında 52 bin 29 kişi olan net göçün 2025'te gerilemesi, göç hareketliliğinin yıllara göre değişebildiğini de ortaya koyuyor.

ANKARA BU KADAR GÖÇÜ KALDIRABİLİYOR MU?

Ankara'nın göç almaya devam etmesi, beraberinde önemli bir soruyu getiriyor: Başkent, artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilecek altyapıya sahip mi?

Yaklaşık 5,9 milyon kişinin yaşadığı Ankara'da nüfus artışı; konut ihtiyacından toplu taşımaya, su kaynaklarından sağlık ve eğitim hizmetlerine kadar birçok alanda planlama gerektiriyor. Özellikle nüfusun belirli ilçelerde yoğunlaşması, ulaşım süreleri, trafik, kira fiyatları ve kamu hizmetlerine erişim üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Mamak, Etimesgut ve Sincan gibi yoğun nüfuslu ilçelerde kentsel hizmetlerin planlanması önem taşıyor. Yeni yerleşim alanlarının gelişmesiyle birlikte ulaşım bağlantılarının, altyapının ve sosyal donatı alanlarının da aynı hızda geliştirilmesi gerekiyor.

Ankara Kalkınma Ajansının 2025-2028 dönemini kapsayan stratejisinde de kentsel altyapı, ulaşım sistemleri ve çevresel sürdürülebilirlik önemli başlıklar arasında yer alıyor. Raporda trafik yoğunluğunun azaltılması, metro ve banliyö hatlarının sanayi bölgeleriyle bağlantısının güçlendirilmesi ve akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi hedefler bulunuyor.

Dolayısıyla Ankara'nın göçü kaldırma kapasitesi yalnızca mevcut nüfusuyla değil, gelecekteki nüfus artışına ne kadar hazırlıklı olduğuyla da değerlendirilmeli. Başkentin ekonomik ve eğitim olanakları göç çekmeye devam ederken konut, ulaşım, su ve sosyal hizmet yatırımlarının nüfus artışıyla uyumlu ilerlemesi önem taşıyor.

ANKARA'NIN GÖÇ ALMAYA DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR

Başkent olmasının getirdiği idari avantajlar, üniversiteleri, sanayi kuruluşları, sağlık hizmetleri ve istihdam olanakları Ankara'yı Türkiye'nin önemli göç merkezlerinden biri haline getiriyor.

2025 verilerinde ikinci sırada yer alan Ankara, İstanbul ile arasındaki farkı korusa da Türkiye'nin en fazla nüfus çeken şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde başkentin göç hareketliliğinde ekonomik gelişmelerin, eğitim olanaklarının, istihdamın ve yaşam maliyetlerinin belirleyici olması bekleniyor. Ankara açısından asıl mesele ise yalnızca daha fazla nüfus almak değil, büyüyen kentin yaşam kalitesini ve altyapı kapasitesini koruyabilmek olacak.

Kaynak: Haber Merkezi