Bahçeli, "Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar" başlıklı açıklamasında, Türkiye'nin bir yandan küresel rekabette yer almaya çalışırken diğer yandan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir süreçten geçtiğini ifade etti.

Fon soruşturması kapsamında son dönemde yaşanan gelişmelerin, Bahçeli'nin değerlendirmesine göre dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu belirtti.

Bahçeli, devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından, olayla ilgili gerekli adımların atıldığının, suç işlediği değerlendirilen kişilerin tespit edilmesi ve mağdur olanların zararlarının giderilmesi amacıyla bir yol haritasının oluşturulduğunun anlaşıldığını kaydetti.

"FİNANS SİSTEMİ GÜVEN ÜZERİNE KURULUDUR"

Finansal istikrarın ekonomik istikrar açısından önem taşıdığını belirten Bahçeli, vatandaşların bankalara veya sermaye piyasası araçlarına yatırım yaparken yalnızca finansal bir ürüne değil, aynı zamanda sistemi yöneten ve denetleyen kurumlara da güven duyduğunu ifade etti.

Bahçeli'ye göre finansal piyasalardaki olası bir manipülasyonun etkisi yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı kalmıyor. Güven kaybının piyasaların geneline, ilgili kurumlara ve ekonomiye de yansıyabileceğini belirtti.

Yüksek enflasyon ortamında vatandaşların tasarruflarının satın alma gücünü korumak istemesinin doğal olduğunu ifade eden Bahçeli, finansal sistemin bu güveni sağlayıp sağlayamadığına ilişkin sorgulamaların konuyu ekonomik bir mesele olmanın ötesine taşıyabileceğini söyledi.

Fatma Betül Sayan Kaya2

GÖZLER DENETİM MEKANİZMALARINA ÇEVRİLDİ

Bahçeli, fonların yönetimi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırabilecek işlemler yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirtti.

Bilgi sızdırılması yoluyla piyasa bozucu işlemler, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi hukuka aykırı eylemlerin bulunup bulunmadığının önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye'deki temel sorunun yalnızca mevcut kurallarla değil, kuralların uygulanmasıyla da bağlantılı olduğunu savunan Bahçeli, gözetim ve denetim mekanizmalarındaki eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerin meselenin önemli unsurlarından olduğunu dile getirdi.

BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK İDDİALARINA DA DEĞİNDİ

Bahçeli açıklamasında fon soruşturmasının yanı sıra belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına da yer verdi.

Kamuoyuna yansıyan itirafların belediyelerde isteme ve "çökme" yoluyla gerçekleştirildiğini ifade ettiği yolsuzluk ve rüşvet iddialarına işaret eden Bahçeli, fon piyasasındaki gelişmeler ile belediyelere ilişkin iddiaların aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, farklı olayların birbirine karşı kullanılmaması gerektiğini savunarak, belediyelerdeki hukuksuzluk iddialarının başka gündemler üzerinden gölgelenmeye çalışılmaması gerektiğini ifade etti.

"BUNLAR BİR ARINMA FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"

Türkiye'nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler nedeniyle toplumsal güven ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini belirten Bahçeli, yaşanan olayların arınma ve sorunların altında yatan nedenleri ele alma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

AK Parti’de sosyal politikalar görevine Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atandı
AK Parti’de sosyal politikalar görevine Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atandı
İçeriği Görüntüle

Bahçeli, yapısal sorunların bütüncül biçimde incelenmesi ve kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında adaletin temel hak ve özgürlüklerin güvencesi olduğunu belirten Bahçeli, tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin hayata geçirileceği etkin bir hukuk sistemi ile güçlü kurumsal kapasitenin önemine dikkat çekti.

"EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALI"

Bahçeli açıklamasının sonunda MHP'nin yolsuzluk, rüşvet, yağmacılık ve kayırmacılığa karşı olduğunu belirterek, bu suçları işleyenlerin hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade etti.

Devlet idaresini milletin emaneti olarak gördüklerini belirten Bahçeli, devlet mülküne yönelik ihlallerin adalet çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Bahçeli ayrıca, yaşanan sorunların belirli bir değer, inanç, fikir veya zümreyle ilişkilendirilmesinin, sorunların doğru şekilde tespit edilmesini ve çözüm üretilmesini zorlaştırabileceğini savundu.

Kaynak: Haber Merkezi