Ankara'nın yakın dönem asayiş tarihinde adı sıkça geçen isimlerden Bülent Aramaz, ölümünün üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen sosyal medyada üretilen içeriklerle gündemde kalmayı sürdürüyor.
BÜLENT ARAMAZ KİMDİR?
Bülent Aramaz, Ankara'da faaliyet gösterdiği belirtilen bir organize suç örgütünün lideri olarak biliniyordu.
Öldüğü 2014 yılında 40 yaşındaydı. Buna göre 1974 doğumlu olduğu anlaşılıyor.
Kaynaklara göre bir dönem Ankara'da otopark işletmeciliği yaptı.
AMCASI KİMDİR?
Aramaz'ın en bilinen aile bağı, amcası üzerinden kuruluyor.
Ankara'da yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden "Öksüz Ahmet" lakaplı Ahmet Aramaz, Bülent Aramaz'ın amcasıydı. Ahmet Aramaz, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Kaynaklarda Ahmet Aramaz'ın ölüm yılı 2000 ya da 2001 olarak veriliyor; bu konuda tam bir birlik yok.
Amcasının ölümünün ardından örgütün liderliğini Bülent Aramaz'ın üstlendiği öne sürüldü.
BABASI VE MEMLEKETİ HAKKINDA BİLGİ YOK
Sık sorulan iki soruya doğrulanmış yanıt bulunmuyor.
Babası: Hiçbir güvenilir kaynakta Bülent Aramaz'ın babasının adı ya da kimliğine ilişkin bilgi yer almıyor. Ailesine dair doğrulanabilen tek bağ amcası Ahmet Aramaz.
Aslen nereli: Doğum yeri ve memleketine ilişkin de doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor. Sosyal medya içeriklerinde çeşitli iddialar dolaşıyor ancak bunlar herhangi bir haber kaynağına ya da resmî belgeye dayanmıyor.
ADI İLK KEZ ULUCANLAR İSYANIYLA DUYULDU
Bülent Aramaz'ın adı kamuoyunda ilk kez Aralık 1999'da Ulucanlar Cezaevi'nde çıkan isyanla duyuldu.
O dönem çeşitli suçlardan cezaevinde bulunan Aramaz'ın, "Af istiyoruz" diyerek yatak ve yorganları ateşe verdiği, adamlarıyla birlikte infaz koruma memurlarıyla çatıştığı aktarıldı.
1999'da tutuklanan Aramaz, ölümünden yaklaşık yedi ay önce cezaevinden çıktı.
NASIL ÖLDÜ?
Aramaz, uzun süredir polisin takibindeydi. Hakkında; uyuşturucu ticareti, iş yeri kurşunlama, haraç alma, gasp ve cinayete azmettirme gibi suçlardan arama kararı bulunuyordu.
Emniyet kaynaklarına göre son dönemde eğlence mekânlarına baskı yaparak sentetik uyuşturucu sattığı belirlenmişti. Dört ayda yedi ayrı iş yerinin kurşunlanmasının ardından polis çalışmalarını hızlandırdı.
23 Ağustos 2014'te Ankara'nın Dikmen semtindeki Huzur Mahallesi'nde polis ekipleriyle karşı karşıya geldi.
İddianameye göre polis memuru Aramaz'a "İn aşağı polis, teslim ol" diye seslendi. Aramaz'ın teslim olma çağrısına uymadığı ve tabancayla ateş etmeye başladığı belirtildi. Yaklaşık bir dakika süren çatışmada iki polis yaralandı.
Vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Aramaz, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Olayda ayrıca Aramaz'ın yanında bulunan Rus uyruklu Elena Gavrilova ile toplam üç polis yaralandı.
MEZARI NEREDE?
Çatışmanın ardından Bülent Aramaz'ın cenazesi Keçiören Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenaze, ailesi ve yakınları tarafından teslim alınarak Ankara'daki Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.
Polis, olası bir saldırı ihtimaline karşı Adli Tıp Kurumu çevresinde geniş güvenlik önlemi almıştı.

ÇATIŞMAYA İLİŞKİN DAVA
Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Hazırlanan iddianamede 8'i polis olmak üzere 9 kişi hakkında dava açıldı. Savcılık, polisler için "meşru müdafaada bulundukları" gerekçesiyle ceza verilmemesini talep etti.
İddianamede, ilk ateşin Aramaz'dan geldiği, polislerin kendilerine yönelen saldırıyı orantılı şekilde defetmek amacıyla hareket ettikleri belirtildi.
OĞLU KİMDİR?
Bülent Aramaz'ın oğlu Umut Aramaz, 2020 yılında Ankara'da yaşanan bir olayla adliye gündemine geldi.
22 yaşındaki Hasan Bağcı'nın bir grup tarafından darbedilerek hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 19 kişi arasında Umut Aramaz da yer aldı.
Umut Aramaz, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve hakkında "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya girmesinin ardından, aralarında Umut Aramaz'ın da bulunduğu 8 sanık tahliye edildi.
Umut Aramaz mahkemedeki savunmasında suçlamaları kabul etmedi ve "Parkta kavga ettiklerini gördüm, sonra güvenlik ve polis geldi" dedi.




