Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026), ikinci gününde önemli açıklamalara sahne oldu. Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm merkezindeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen forumun bu yılki teması “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” olarak belirlendi.

17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgesel çatışmalar, küresel diplomasi ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

A W686212 02

“ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU BÖLGEMİZ İÇİN EŞSİZ BİR FIRSAT”

Forumun her yıl daha fazla önem kazandığını belirten Fidan, organizasyonun artık dünya siyasetinde daha etkili bir noktaya ulaştığını söyledi.

Bakan Fidan, Batı merkezli uluslararası platformlarda Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Akdeniz gibi bölgelerin sorunlarının yeterince detaylı ele alınmadığını vurgulayarak, Antalya Diplomasi Forumu’nun bu boşluğu doldurduğunu kaydetti. Fidan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Antalya Diplomasi Forumu her geçen yıl çok verimli bir yönde gelişiyor; katılımcı sayısı da, ele alınan konu başlıklarının sayısı da artıyor ve dünya siyasetinde çok daha etkili bir yer edinmeye başlıyor. Aslında Antalya Diplomasi Forumu ile yapmaya çalıştığımız şey, bu platformu özellikle bölgesel meselelerimiz açısından öne çıkarmaktır.”

A W686212 04

“DİPLOMASİYE HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ VAR”

Uluslararası sistemde çok taraflı yapının zayıfladığına dikkat çeken Fidan, mevcut dönemde diplomatik temasların hayati önem taşıdığını söyledi. Fidan, yerleşik sistemlerin zayıfladığı dönemlerde ülkelerin daha yoğun koordinasyon kurması gerektiğini belirterek, aksi halde krizlerin daha da büyüyebileceğini ifade etti:

“Diplomasinin her zamankinden daha ilgili ve her zamankinden daha gerekli olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çöktüğünü gördüğümüz bir çağda, çok daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyoruz.”

A W686212 03

“BÖLGEMİZDE GÜÇ SİYASETİ UZUN SÜREDİR HÂKİM”

Türkiye’nin çevresindeki coğrafyada uzun süredir güç mücadelesinin belirleyici olduğunu belirten Fidan, bunun savaş, göç, yıkım ve ekonomik sorunları beraberinde getirdiğini söyledi. Kalıcı istikrar için ülkelerin birbirlerinin egemenliğine ve sınırlarına saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bunun bölgesel barış için temel şart olduğunu kaydetti:

“Ne yazık ki bizim bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim durumda. Bu yüzden bir tür düzen getirmemiz gerekiyor. Çünkü sorunları çözmenin eski yöntemi, çoğu zaman savaşı içeriyor ve bu da bize yardımcı olmuyor.”

A W686212 05

“BİZ SAVAŞ DEĞİL, DİPLOMASİ VE DİYALOG YÜRÜTÜYORUZ”

Türkiye’nin dış politika yaklaşımına da değinen Fidan, Ankara’nın krizlerde taraf seçmek yerine diyalog kanallarını açık tuttuğunu söyledi. Türkiye’nin Ukrayna, Gazze, İran, Afrika ve Balkanlar başta olmak üzere birçok kriz bölgesinde aktif rol üstlendiğini belirten Fidan, çatışmaların sona ermesi için yoğun çaba gösterildiğini dile getirdi:

“Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz. Savaşta taraf tutmanız gerekir; ama diplomaside çatışmaya dâhil olan her tarafla, bütün taraflarla temas kurmanız gerekir. Bizim için başlangıç noktası budur.”

UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI İÇİN “İRAN” VURGUSU

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürecin zaman zaman dalgalı ilerlediğini ancak tarafların müzakere iradesini sürdürdüğünü söyledi:

Ankara’da Dikkat Çeken Analiz: Orta Doğu Savaşı Yeni Dengeleri Şekillendiriyor
Ankara’da Dikkat Çeken Analiz: Orta Doğu Savaşı Yeni Dengeleri Şekillendiriyor
İçeriği Görüntüle

“Ne yazık ki Ukrayna-Rusya savaşı inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Ancak olumlu olan taraf şu ki, her iki tarafın ve arabulucuların en azından süreci sürdürme konusunda hâlâ istekli olduğunu görüyoruz. Bu hepimiz için büyük bir artı.”

A W686212 06

Fidan, mevcut süreçte en büyük olumsuz gelişmenin İran’daki çatışmalar olduğunu belirterek şu sözleri kullandı:

“Şu anda Ukrayna görüşmeleri bakımından karşı karşıya olduğumuz tek olumsuzluk, İran’daki savaştır. Bu durum, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itmiş durumda. İnşallah, İran’la ilgili ateşkes ya da barış anlaşması sağlanır sağlanmaz, dikkatimizi derhal yeniden Ukrayna görüşmelerine çevireceğiz.”

“İSRAİL DAHA FAZLA TOPRAĞIN PEŞİNDE”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde İsrail’in bölgedeki politikalarına değinen Fidan, Tel Aviv yönetiminin güvenlik söylemini yayılmacı hedefler için kullandığını söyledi. Fidan, bu politikanın Gazze, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Lübnan ve Suriye hattında etkiler oluşturduğunu ifade ederek bölgede barış için işgal politikalarının sona ermesi gerektiğini belirtti:

“İsrail, uluslararası alanda, kendi güvenliğinin peşinde olduğu yönünde bir yanılsama oluşturdu. Ancak özellikle son yıllarda çok daha net hale geldi ki, bu kavramın altında İsrail'in peşinde olduğu şey daha fazla topraktır. Gerçekte olan budur. İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil; daha fazla toprağın peşinde. Güvenlik, Netanyahu hükümeti tarafından daha fazla toprağı işgal etmek için bir gerekçe olarak kullanılıyor.”

A W686212 07

AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÇAĞRI

Batılı ülkelerin İsrail’e verdiği desteğin sorunu daha da büyüttüğünü söyleyen Fidan, özellikle Avrupa Birliği’nin daha etkili adımlar atması gerektiğini kaydetti:

“Avrupa'nın, Avrupa Birliği olarak ve kurumsal bir yapı olarak bir araya gelmesi, kendi gücünü gerçekten İsrail'in bölgesel ve küresel güvenliği istikrarsızlaştıran eylemlerini sınırlamak için kullanması gerekiyor. Şu anda Avrupa Birliği'nden görmediğimiz şey tam olarak budur.”

GAZZE İÇİN İNSANİ UYARI

Gazze’deki son duruma da değinen Fidan, ateşkes planının ilk aşamasındaki insani yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediğini söyledi. Bakan Fidan, bölgeye daha fazla insani yardım, tıbbi destek, barınma malzemesi ulaştırılması gerektiğini belirterek Kahire’de süren görüşmelerden olumlu sonuç çıkmasını umut ettiklerini ifade etti. Fidan, “Özellikle anlaşmanın insani boyutu söz konusu olduğunda, İsrail'in birinci aşamayla ilgili yükümlülüklerini fiilen yerine getirdiğini görmedik.” ifadelerini kullandı:.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı