Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda attığı adımlar, insansız hava araçları alanında dikkat çekici başarılarla devam ediyor. Baykar tarafından milli ve özgün imkânlarla geliştirilen Bayraktar TB3 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), yeni bir mühimmat entegrasyonunu daha başarıyla tamamladı.
Bayraktar TB3, Roketsan tarafından geliştirilen CİRİT Lazer Güdümlü Füze ile gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedefi tam isabetle vurdu. Test atışının başarıyla tamamlanması, Türk savunma sanayisinin yüksek teknoloji alanındaki kabiliyetlerini bir kez daha gösterdi.
SELÇUK BAYRAKTAR: “TAM İSABET”
Başarılı test atışını Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı. Bayraktar, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bayraktar TB3 CİRİT Lazer Güdümlü Füze Atış Testi. CİRİT Laser-Guided Missile Firing Test. Tam isabet.”
CİRİT FÜZESİ SAHADA YÜKSEK HASSASİYET SAĞLIYOR
Roketsan tarafından geliştirilen CİRİT Lazer Güdümlü Füze, 70 milimetre çapındaki roket sistemine lazer güdüm kabiliyeti kazandıran yüksek hassasiyetli bir mühimmat olarak öne çıkıyor. Hareketli ve sabit hedeflere karşı etkili şekilde kullanılabilen CİRİT, düşük yan hasar riski ve nokta hassasiyetindeki vurucu gücü sayesinde modern harp sahalarında önemli bir rol üstleniyor. Bayraktar TB3’e entegre edilen CİRİT füzesinin başarıyla test edilmesi, platformun farklı görev konseptlerinde kullanabileceği mühimmat çeşitliliğinin arttığını da ortaya koydu.
BAYRAKTAR TB3’ÜN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ
Bayraktar TB3, Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil silahlı insansız hava araçları arasında yer alıyor. Katlanabilir kanat yapısına sahip olan TB3, özellikle kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş yapabilme kabiliyetiyle dikkat çekiyor.

Bayraktar TB3’ün öne çıkan özellikleri arasında şunlar bulunuyor:
Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyeti sayesinde çok uzun mesafelerden görev icra edebilmesi,
Keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinin yanı sıra silahlı operasyonlarda görev alabilmesi,
Katlanabilir kanat sistemi sayesinde deniz platformlarına konuşlandırılabilmesi,
Yerli ve milli mühimmatlarla tam uyumlu çalışabilmesi,
Uzun havada kalış süresi ve yüksek operasyonel esneklik sunması.




