Elinizde tuttuğunuz gazete 30 seneyi devirdi. “Lan essahtan bir iş yapıyormuşsunuz gibi sanki, ne var bende yaparım, iki salla bir bağla” diyenlerde var. “Emeğinize sağlık, çok kutsal bir iş yapıyorsunuz” diyen de. Nasrettin Hoca gibi “Valla sende haklısın, her ikinizde haklısınız” diyemeyeceğim maalesef.

Hakikaten zor iş gazetecilik. Hele ki, her gün karşı karşıya geldiğiniz, muhatap olduğunuz insanlar Haymana gibi yanı başınızda ise, daha da zor.

Bir haber yaparsın, haberin içindeki kişi bir saat sonra karşına dikilir; “La oğlum o iş öyle olmadı, ben demedim, ben yapmadım” diye.

Yapmaz pas geçersiniz; “Bak bak bak keyiflerine göre yapıyorlar haberi, şu olayı neden şöyle yazmadın” derler. Derleeer..derler.

Ama şunu göğsümü gere gere, gurur duyarak söyleyebilirim ki, Haymana Gazetesi Türkiye’nin sayılı yerel gazetelerinden birisidir.

“Atma Recep din kardeşiyiz, kendinizi övmeyin” diyecek çoktur. Ama bizim başarımız tescillidir, resmidir, onaylanmıştır.

Ben, Haymana Gazetesi ve resmi tüm gazetelerin bağlı olduğu Basın İlan Kurumu’nun denetmeni olarak görevlisiyim, aynı zamanda. Ankara içi ve ilçelerine gazeteleri zaman zaman denetlemeye gidiyorum. O zaman elinizde tuttuğunuz gazetenin ne kadar değerli ve kaliteli olduğunu ve farkımızı anlıyorum. Gerçekten bu işi hakkıyla yapanlarda var, ancak öyle gazetelerle de karşılaşıyorum ki, inanın kese kağıdı yapmaktan başka bir işe yaramazlar. Köşe yazıları ulusaldan araklanmış, haberleri o ilçeyle veya yöreyle alakasız, baskı kalitesi baştan savma. Bazıları renkli ama, sadece o kadar. İçeriğinde tek renk bulamazsınız. Biz siyah beyaz olarak meğer tüm renkleri yansıtıyormuşuz da, dışarıdaki diğer gazeteleri görünce anladım.

Keza internet sitemizde günlük ortalama 20 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor. Bu binlerce haber sitesi göz önüne alındığında müthiş bir rekabet demektir. İşte biz internet üzerinde de ilk 100 içerisindeyiz. 100 deyince burun kıvıranlar olabilir. Ama 40 bin civarı haber sitesi göz önüne alındığında, 100 harika bir rakam ve başarı destanıdır. Küçük Haymana’nın dev bir ortamda zirvedeki ismidir Haymana Gazetesi. Hem de tüm Türkiye çapında.

Haberlerimiz yerli, köşe yazarlarımız Made ın Haymana’lı. İçine girdiğinizde tamamen Haymana’yı bulacağınız yegane kurum. “Siz ulusalda yazan birçok yazardan daha iyisiniz, yeriniz bir büyük gazete” diye şahsıma övgülerde bulunanlar da var. Bu övgüyü sokaktaki vatandaştan aldığım gibi, bu işin duayeni ve resmi görevlisi olanlardan da aldım. Elimden geleni yapıyorum ve sadece “teveccühünüz” diyorum.

30 yılını geride bırakan Haymana Gazetesi, yurtdışına uzanan ve yabancı, gurbet ellerdeki hemşerilerine sesiyle, yurt içinde Türkiye’nin her köşesindeki Haymanalıya dokunması ile görevini layıkıyla ve fazlasıyla yapmaktadır.

Basın her yerde olduğu gibi Haymana’da da güçtür. Güçlü’nün değil, haklının yanındadır. Yapılan her iş nazarımızda en iyi övgüyü de alır, en ağır eleştiriyi de. Koltukları sallar, hatta devirir, gerekirse el değiştirmeye vesile olur. Bunu yaparken hakkaniyeti ve liyakatı ön planda tutup baş tacı eder. İşte bu yüzden 30 senedir ayaktadır. İşte bu çizgiden dolayı nice seneler ayakta kalacaktır. Birçok gazete gelip geçmiştir ve en sonunda hepsi tarihin tozlu raflarında yerini almıştır. Ama Haymana Gazetesi hala Haymana tarihinde ve geleceğinde gündemi belirleyip, halkın gözü, kulağı, sesi ve tercihi, tercihinde karar mercii olabiliyorsa, durup düşünmek zorundasınız ve asla bu gazeteyi hafife almak gibi bir hataya düşmeyiniz. Çünkü haklı her zaman hak ettiği yerde olacaktır, isteseniz de istemeseniz de, hoşunuza gitse de, gitmese de. Bizi bugünlere taşıyan ve bu gücü veren tüm okurlarımıza teşekkür eder, 2017 yılının ilçemiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını dilerim. SAYGILARIMLA

HAFTANIN SÖZÜ; “Oku” demiş yaradan, hatta “Okuyun” Çünkü mürekkebin akmadığı yerlerde kan akıyor.

HAFTANIN HABERİ: Cübbeli Hoca’nın satranç çok günah açıklamasının ardından, Satrançtaki Şah’ın adı Şeyh olarak değiştirildi.