Hep derler ya: “Küçük olsun benim olsun”, aslında çok doğru bir laf. Ama bunu laf sokmak için kullanırlar genelde. “Filanca Haymana’nın büyümesini istemiyor, küçük olsun benim olsun diyor” diye.
Şimdi kendi olmasa da adı oldu mu sana Büyükşehir. Büyük oldu da, mutlu olan kim?
Köyler neredeyse halay çekiyordu, “Büyükşehir olacağız” diye. Şimdi dümdüz gidiyorlar. Demek ki boyu, değil işleyişi önemliymiş.
Köy yolları Büyükşehirden önce de gayet iyi yapılmıyor muydu? Kesinlikle evet? Hatta daha hızlı yapılıyordu.
Birkaç köy haricinde içme suyu sorunu var mıydı? Yoo.. ASKİ geldi, önce hizmetin ceremesi katlamalı oldu. Eskiden şak diye telefon ederdiniz, şıp diye damlardı belediye. Şimdi önce “canlıyı görelim” diye parayı yatırmanızı istiyorlar, sonra hizmet, o da sıra ne zaman gelirse. Eskiden köylerde sular neredeyse beleş akarken, ilerde önünüze konacak kol gibi faturaya hazır olun. Bundan 5 sene sonra hele “yandım anam” diyeceğiz. Çünkü geçişin kıyağı bitiyor. Alışalım diye 5 sene el bebek gül bebek bakacaklar. O 5 seneden sonra; “Mazlumu getirin bana” muamelesi olacak, yazın bir kenara.
Kışın kapanan yollar Büyükşehir’den önce açılmıyor muydu? Gece gündüz grayderlerin çalıştığını bilirim. O yollardaki buzlar çatır çatır kırılırdı. Eski grayderlerin üzerinde şöförün bıyığı buz tutardı da, bir bardak çay içmek için durmazlardı.
İnsanlık gibi her şey, büyüdükçe dertler de büyür. Bebeyken cebimizde misket, elimizde şeker olduğu zaman bizden mutlusu yoktu. Büyüdük, dertler üzerimize üzerimize gelir oldu. Geçim derdi, seçim derdi, gaz parası, tuz parası derken hayatımız karardı. Bebeyken bizi bir horoz şekeri mutlu ederken, şimdi herkes horozlanmaya başladı. E büyüdük hayırlı olsun.
Eskinin küçük mutlu Haymanası da güya büyüdü. Köylerde katıldı içeriye tabelada 32 bin yazıyor, adımız Büyükşehir. Havamız Çankaya, aldığımız hizmet dersen Çin Çin bağları. Bizim büyüdüğümüz falan yok aslında. Bizi şişirerek büyüdüğümüz havası yaratılıyor. Aslında herşey oy hesabı. Sen oy ver gerisini koyver.
Fabrika var mı? Nanay
İş sahası var mı? Ne gezer
İstihdam var mı? Olsa dükkan senin.
Kurumlar gitmiş, gelen var mı? Cık…
Nüfus gün geçtikçe düşüyor, çoğalma var mı?Yoo.. Var pardon.. Suriyeliler. Yarısı dilenci, diğeri yarısı hamal, kalanı potansiyel sıkıntı. Aş ver, iş ver, sadaka ver, yaşasın büyümek. Buysa mutluluğumuz, umudumuz, yandı gülüm keten helva.
E hani büyümüştük? Hani Büyükşehirdik? Nerede bizim umudumuz? Hayaller bomba, çal çal oyna.
Şehrin büyümesi komple bir tasarım ve ivme ile olur. Adın istediğin kadar Büyükşehir olsun, icraatların küçük olduktan sonra, neye yarar. Verilen ancak gaz, balon gibi, üfledikçe şişer. Şişer ammaa patlaması bir toplu iğneye bakar.
HAFTANIN SÖZÜ: Onu bunu bilmem en iyi koalisyon; Rakı, Balık, Kavun koalisyonudur.
HAFTANIN HABERİ: Üç gelin, IŞİD’e kaynanaları adına “Gönüllü canlı bomba olurum” mesajı atarken yakalandılar. SAYGILARIMLA