Türkiye karıştı. Canlı bombalar var her yerde. Her gün birileri ölüyor. O taraftan bu taraftan diye skor yazmaya gerek yok, ölüyorlar işte. İlginç olan ölenlerin hep garibanlar olması. Bazıları “doğuştan şanslı” derler ya öyle bir şey. Yeni doğanların göbek bağının jiletle, ya da özel hastanelerde altın makasla kesilmesinin bunla bir alakası var gibi. Olay memleketin neresinde olursa olsun, iş Ankara’da bitiyor. Hangi parti ya da şahıs olursa olsun, kavgaları başlatan da bitiren de Ankara. “Ankara’nın bağları”nın arasındaki “büklüm büklüm yolarının", her virajında bir esrar gizli işte.
Gün geldi Suudi Kral ölür, Ankara yas ilan eder: “Biraz daha tıka basa yiyemedi” diye. Oysa gencecik insanlar ölürken, akla zarar kararlarında adresi oldu Ankara.
Afyonda 25 asker öldü, Vali, Genelkurmay başkanına sucuk ikram etti günün anısına; “Geçerken de Mudurnu’ya uğrayıp taze yumurta alın, yenge sucuklu yumurta yapsın ailecek afiyetle yiyin” diye.
Soma da 300 kişi diri diri toprağa gömüldü, Başbakan danışmanı vatandaşı tekme tokat dövdü. “Bir daha olmasın böyle şeyler” demek içindir herhalde, fesatlık etmeyin ama sizde.
Ermenek’te yerin altında insanlar boğuldu, Devletimiz Şehit babasına “kara lastik” ikram etti. “Karasını gördükçe bizi hatırlarsın” diye.
Böl topla çarp çıkar; sonuç Ankara.
Zamanında “Çözüm süreci” dedi Ankara, Kürt oyları ile doldu taştı sandıklar.
IŞİD çaktırılmadan desteklendi, sözde Müslüman oyları ile coştu sandıklar.
“Bu cemaatçiler çok mübarek adamlar, hasretiz dön artık” dendi, hoop cemaat oyları cepte.
Yolsuzluk, rüşvet derken bir suçlu lazım oldu, stepne olarak cemaate kaldı ihale, koşa koşa şenlendirdik sandıkları.
7 Haziranda bakıldı bu defa başkasının sandıkları doluyor, e..bir sandık dolarken doğal olarak diğeri boşalıyor, haydin bakalım “çözüm süreci falan iptal, ne kürt sorunu karrdeşimm” dendi, bu defa önümüzdeki olası erken seçim için tüm alengirli oyunlar başladı. “Hucümm Allah Allah..” gelsin Milliyetçilerin oyları.
Bombalar nerede patlarsa patlasın, analar nerde ağlarsa ağlasın, iş dönüp dolaşıp Ankara’ya dayanıyor. Mecliste uyuyanlar, aslında çok uyanıklar. Bakmayın kameralar çekerken uyuduklarına, aslında cin gibiler. Hangi parti olursa olsun, Kürt-Türk kim olursa olsun, Ankara’da her şey. Çözümde, çözümsüzlükte. Lakin Ankara’da sandık hesabı da var. Aynı pavyon hesabı gibi. Kim kimi denk getirirse.
Haa… birde ABD var işin içinde. Çeki onlar yazıyor, tahsilatı Ankara’ya düşüyor. Meblağa göre değişiyor tahsilat. Gün geliyor çek’in arkası yazılıyor, gün geliyor, garibanların kaderi yazılıyor. İpi çek’iliyor.
Ne demiş Angara’nın büyük üstatları; “Arabada 5 evde 15”. Şimdi Karayağız delikanlı Obama almış sazı eline: “Washington’da 5 Ortadoğu’da 15 kazanırız evelallah, amaa..hoşumuza gitmezseniz, çizeriz”
HAFTANIN SÖZÜ: Tabak gibi diploman olacağına findık kadar torpilin olsun yeter.
HAFTANIN HABERİ: Artiz olmak için evden kaçan T.Ş (21) basur ilacı reklamında oynayarak tüm ailesini sevince boğdu.
SAYGILARIMLA