Deveye sormuşlar “boynun neden eğri?” Diye. Deve; “Dış mihrakların oyunu” demiş.

Devenin boynunun eğriliği “hafif kusur” oysa. Devenin hatta tüm develerin en büyük ve en onur kırıcı hataları, tüm develerin başını çeken bir eşeğin olmasıdır. Kervan ne kadar büyük, kaç tane deveden oluşursa oluşsun illaki kervanın önünde bir eşek tüm develere önderlik eder.

Ortadoğu; insanlık tarihiyle eşdeğer bir şekilde karmaşanın, zulmün, karanlığın, katliamların, sömürünün ve kepazeliğin başkentidir. Bir tek İslamın doğduğu ve olgunlaşmaya başladığı zamanlar hariç, hep bu şekilde süregelmiştir.

Ortadoğu; neredeyse hepsi Müslüman devletlerden oluşur. Her devletin içinde onlarca, tüm dünyaca terör örgütü olarak kabul edilen örgütleri vardır. Neredeyse her örgüt, kanlı bir eylem sonrası; “eylemini cihad adına yaptığını” söyler. İsimlerini de İslamla özdeş terimlerden kurar ki, hem ideolojisine bir anlam yüklesin, hem de imanı zayıflardan bir taraftar ve militan toplasın.

Manifestoları İslam adınadır, eylemleri cihad’a yöneliktir, hedefleri hep Müslüman olmayanlardır, ama kıtır kıtır Müslüman keserler. Genç-yaşlı, masum, çocuk ayırmadan ve “Allahuekber” nidaları ağızlarından hiç düşmez.

Kılavuzları karga olunca, ya da kervanlarının başındaki eşek nereye isterse yön verdiği için de, bir türlü “ulvi” hedeflerine ulaşamazlar. Gayrimüslimlere savaş açarlar, ellerindeki Rus yapımı kalaşnikoflarla, bindikleri Japon yada Alman arabalarıyla, üzerlerindeki Avrupa kıyafetlerle ve içtikleri ve sözde en “büyük düşmanımız” dedikleri ABD Coca Colalarıyla.

İçlerinden bir akıllı da çıkıp Allah uğruna savaştığını zanneden bu “deve”lere; “Allah ıslah etsin” demez, ya da diyemez.

Paranoyaları da hep benzerdir zaten. İçlerindeki casuslardan ve hainlerden şikayet ederler. Kendileri tarih boyunca hiç casus çıkarıp ta, başka devletlerin istihbaratlarını çökertemez. Siz hiçbir filmde Ortadoğulu bir casusun Avrupa devletlerindeki kahramanlıklarını seyrettiniz mi? Ya da süper zeki bir Arap bilim adamının dünyayı sarsan bir buluşuna şahit oldunuz mu? Olmadık, bu gidişle olması da çok zor. Sorgulanması gereken bu iken, kendi dünyalarındaki şaşkınlıklarını, onun bunun ayak oyunlarına bağlarlar hep.

Hiçbir modern devletin, ya da gelişmiş dünya devletlerinin; Dış mihraklardan şikayetini duydunuz mu? Ya da silah kuşanmış, çete kurmuş bir Hristiyan çapulcularının kendi din kardeşlerini ve kendi halkını katlederken, “hristiyanlık uğruna Müslümanlarla savaşıyoruz” dediğini. Ama Ortadoğuda her gün bir örgüt ismi duyuluyor, her yıl bir örgütün katliamları, o yıla damga vuruyor, her on yılda bir uluslar arası olaya karışan İslami bir örgüt çıkıyor ortaya. Dikkat edilmesi gereken nokta, öldürenin ve öldürülenin de Müslüman olması.

Tüm yapılan hatalardan sonra günah keçisi zaten hazır; “dış mihraklar” Sen içindeki mikropları temizleyemedikten sonra, zaten dış mihraklara gerek kalmıyor ki. Adamlar enayi mi? Milyonlarca dolar harcayıp casus yetiştirsin, senin devletine musallat etsin, sen zaten kendi içinde kendi kendini imha ediyorsun.

Saddam başlarında iken halk içinde kraldı, sultandı, ilahtı. ABD Saddam’ı devirince, heykelini terlikle döven, yine kendi halkıydı. Gün geldi Irak; gelin-kaynana çatışması da dahil kendi içinde yüzlerce çatışmaya sahne oldu. Şimdi aynı halk nerdeyse Saddam’ın ruhunu çağırıp ona biat edecek konuma geldi. Dram değil, komedinin daniskası. Sadece Irak mı? Buyurun; Libya, işte Mısır, Suriye, Cezayir, her daim Filistin, Tunus vs..vs. Dün El Kaideydi, bugün IŞİD, yarın bir başkası çıkacak. Ne bu devran değişir, ne de bu halk. Sultanları altından taharet musluğu kullanırken, kendileri bir lokma ekmeği bulamaz, ama silahı kapan din uğruna kendi öz kardeşine savaş açar. Kula kulluk etmenin hem önsözünü hem sonsözünü söylerler.

Tüm bu devletlerin içini kaynatan elbette başka güçler de var ama, önce kendi içindeki çuvaldızı kendine batırmayı alışkanlık edineceksin. Sonra elalemde suç arayacaksın. Kervan ne kadar büyürse büyüsün, develerin başında bir eşek hep olacaktır.

Deveye sormuşlar; “boynun neden eğri?” diye. “Ben bilmem en baştaki eşeğe sorun” diyememiş...

SAYGILARIMLA