Bilişim uzmanları, dolandırıcıların çoğunlukla güvenilir ya da onaylı gibi görünen sosyal medya hesapları üzerinden link paylaştığını vurguluyor. Bu bağlantıların, “e-Devlet başvurusu”, “kredi iadesi”, “devlet desteği” gibi ifadelerle servis edildiğini belirten Bilgin Berge, vatandaşların bu tür paylaşımlara karşı temkinli olması gerektiğini dile getirdi.

Berge, güvenli yöntemin linke tıklamak değil, arama motoruna “e-Devlet” yazarak ya da doğrudan “turkiye.gov.tr” adresine girerek işlem yapmak olduğunu ifade etti.

Aw611776 01 1

Somali’ye uzay limanı projesinde ayrıntılar netleşti!
Somali’ye uzay limanı projesinde ayrıntılar netleşti!
İçeriği Görüntüle

“Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz”

İHA muhabirine konuşan Bilgin Berge, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin yeni olmadığını ve farklı yöntemlerle devam edeceğini belirterek şu uyarılarda bulundu:

“Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarını hedef alır. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa bile paylaşım yapmış olsa, doğrudan tıklanmamalı. ‘Daha önce kredi mi çektiniz? İadenizi almak için tıklayın’ gibi ifadeler sıkça kullanılıyor. Oysa yapılması gereken çok basit: e-Devlet’e güvenli şekilde girip arama bölümünden bu hizmeti sorgulamak. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar genellikle dolandırıcılıktır. Açık konuşmak gerekirse, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz.”

Alan adı detayı hayati önem taşıyor

İnternette karşılaşılan sitelerde en kritik noktanın alan adı olduğuna dikkat çeken Berge, vatandaşların yalnızca site ismine değil, uzantısına da bakması gerektiğini vurguladı.

“Resmi kurumlar için genellikle ‘gov’ algısı var ama asıl önemli olan, bu uzantıdan sonra gelen ifadedir. ‘.tr’ mi, yoksa başka bir ülkeye mi ait? Dolandırıcılar özellikle bu noktayı kullanıyor. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça görülür. Ancak ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanıyor. Vatandaş bu siteye girip bilgilerini yazdığında, tüm veriler doğrudan dolandırıcının eline geçiyor.”

“Bilgisayar okuryazarlığı dersi şart”

Dolandırıcılıkla mücadelenin yalnızca bireysel dikkatle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Bilgin Berge, eğitim vurgusu yaptı. Mevcut müfredatta bilgisayar operatörlüğü derslerinin yer aldığını ancak bilgisayar okuryazarlığının eksik olduğunu söyleyen Berge, şu önerilerde bulundu:

“Bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. 7’den 70’e herkes için gerekli. Okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalı. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de eklenmeli. Eğitim sadece okullarla sınırlı kalmamalı. Telefon alırken ya da eve internet bağlatırken kısa ve zorunlu bilgilendirme eğitimleri yapılabilir. Belki 60 saatlik temel siber güvenlik eğitimleriyle bu tür dolandırıcılıkların önüne büyük ölçüde geçilebilir.”

Uzmanlardan ortak çağrı: Bilinçli olun

Uzmanlar, dijital çağda dolandırıcılık yöntemlerinin her geçen gün daha da geliştiğine dikkat çekerek, vatandaşların bilinçli davranmasının en güçlü savunma olduğunu vurguluyor. Yetkililer ise şüpheli bağlantılarla karşılaşan vatandaşların durumu ilgili kurumlara bildirmesinin, benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Kaynak: İHA