YAKLAŞIK 22 YIL ÇALIŞTI, İSTİFA ETTİKTEN SONRA DAVA AÇTI

Dosyaya konu olayda, 1998 yılından itibaren aynı şirkette görev yapan ve yıllar içinde güvenlik görevliliğinden idari işler direktörlüğüne kadar yükselen çalışan, 29 Haziran 2020 tarihinde işinden ayrıldı. İşçi, uzun yıllar boyunca fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izin haklarının eksik kullandırıldığını ve ücretinin bir bölümünün elden verildiğini öne sürdü.

Bunun yanı sıra işveren tarafından hakarete uğradığını, küçük düşürüldüğünü ve kişilik haklarının ihlal edildiğini belirten çalışan, kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, izin ücretleri ve manevi tazminat talebiyle iş mahkemesinde dava açtı.

MAHKEME TANIK BEYANLARINI DİKKATE ALDI

Yargılama sırasında dinlenen tanıkların ifadelerinde, işveren yetkilisinin çalışanı diğer personelin bulunduğu ortamda azarladığı, ağır küfürler ettiği ve cep telefonunu yere fırlatarak kırdığı yönünde beyanlar yer aldı.

Yerel mahkeme, bu davranışların işçinin kişilik haklarını zedelediği ve çalışma ortamını çekilmez hale getirdiği sonucuna ulaştı. Mahkeme, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğine karar verirken, kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağının ödenmesine, ayrıca 5 bin lira manevi tazminata hükmetti.

DOSYA YARGITAY'A TAŞINDI

Kararın istinaf incelemesinden geçmesinin ardından dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, işverenin çalışanına yönelik küfür ve fiziksel nitelik taşıyan saldırgan davranışlarının İş Kanunu kapsamında işçi için haklı fesih sebebi oluşturduğu değerlendirmesini yerinde buldu.

Ancak Yargıtay, davacının üst düzey yönetici konumunda olması nedeniyle fazla mesai alacağı yönünden dosyada yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.

MANEVİ TAZMİNAT MİKTARI YETERSİZ BULUNDU

Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise manevi tazminata ilişkin değerlendirme oldu. Yargıtay, işverenin küfür etmesi ve işçinin telefonunu kırmasının kişilik haklarına yönelik ağır bir saldırı niteliğinde olduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle yerel mahkemenin belirlediği 5 bin liralık manevi tazminatın, yaşanan olayın ağırlığıyla orantılı olmadığı ifade edildi. Yüksek Mahkeme, manevi tazminatın yeniden belirlenmesi gerektiğine hükmederek dosyayı yerel mahkemeye geri gönderdi.

İŞ KANUNU NE DİYOR?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi, işverenin işçinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya aşağılayıcı davranışlarda bulunması halinde işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıyor. Bu durumda gerekli şartların oluşması halinde işçi, iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep edebiliyor.

İŞ HUKUKU AÇISINDAN EMSAL NİTELİĞİNDE

Uzmanlara göre Yargıtay'ın bu kararı, işverenlerin çalışanlara yönelik hakaret, küçük düşürücü sözler ve saldırgan davranışlarının hukuki sonuçlarını bir kez daha ortaya koydu.

Yorumlar
Editör Hakkında