Filistinli akademisyen Hüseyin ed-Dik, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede Grönland’ın Kuzey Amerika ile Avrupa arasında yer almasının adaya Atlantik bölgesinde kilit bir konum kazandırdığını belirtti. ed-Dik, bu coğrafi avantajın Arktik havzasına uzanan deniz ve hava yollarının kontrolünü mümkün kıldığını vurguladı.
ARKTİK HAVZASINDA KİLİT KONUM
Grönland’ın Arktik havzasına erişim ve önemli deniz ile hava yollarının kontrolü açısından kritik bir noktada bulunduğunu ifade eden ed-Dik, özellikle Kuzey Deniz Yolu’nun açılmasıyla adanın Asya ile Avrupa arasındaki lojistik hatlar için stratejik bir merkez haline gelebileceğine dikkat çekti.
YER ALTI ZENGİNLİKLERİ ABD’NİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR
ed-Dik, Grönland’da henüz işletilmemiş altın, nadir toprak elementleri, petrol ve gaz rezervlerinin bulunduğunu belirterek, bu kaynakların ABD açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Washington’un bu doğal zenginlikleri uzun vadeli stratejik varlıklar olarak değerlendirdiğini kaydetti.
ABD’NİN ASKERİ VARLIĞI VE GÜVENLİK BOYUTU
ABD’nin uzun süredir Grönland’daki askeri potansiyeli kullandığını dile getiren ed-Dik, adada bulunan hava üssünün Washington’a Arktik bölgesindeki kıtalararası balistik füze faaliyetlerini izleme imkânı sağladığını aktardı. Bu nedenle Donald Trump’ın Grönland’ı, ABD’nin ulusal güvenliğini garanti altına almak için stratejik bir etki alanı olarak gördüğünü ifade etti.
AB’DE RAHATSIZLIK, AVRUPA ORDUSU TARTIŞMASI
Hüseyin ed-Dik, Avrupa Birliği’nin Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarını ve özel temsilci atamasını, ABD ile AB arasındaki güven ilişkisini zedeleyen bir adım olarak değerlendirdiğini söyledi. Avrupa ülkelerinin bu gelişmeleri kendi güvenliklerine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü belirten ed-Dik, ABD’den daha bağımsız bir güvenlik politikası ihtiyacının tartışılmaya başlandığını aktardı.
Özellikle Fransa ve Almanya öncülüğünde NATO’dan bağımsız bir Avrupa ordusu kurulması fikrinin yeniden gündeme geldiğini vurgulayan ed-Dik, ittifak içindeki artan güvensizlik ve Avrupa’nın stratejik otonomi arayışının NATO’nun geleceğini de tartışmalı hale getirdiğini ifade etti.



