Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda Fidan, bölgedeki mevcut ateşkesin kalıcı barış anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Herkes barıştan yana görünürken İsrail’in farklı planları var” ifadelerini kullandı.
“ATEŞKES VAR AMA SAVAŞIN GERİ DÖNMEYECEĞİ ANLAMINA GELMİYOR”
Fidan, ABD ve İran arasında yürütülen dolaylı temaslara ilişkin değerlendirmesinde, diplomatik çabaların sürdüğünü ancak sürecin son derece kırılgan olduğunu söyledi. Ateşkesin bir güvenlik garantisi sunmadığını belirten Fidan, “Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu, savaşın geri dönmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu nedenle sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için yoğun bir diplomasi yürütülüyor” dedi.
Bölgedeki ülkelerin sürece aktif katkı verdiğini ifade eden Fidan, özellikle Pakistan, Katar ve Türkiye’nin müzakerelerde arabulucu rolü üstlendiğini belirtti. Taraflar arasında ciddi bir güvensizlik bulunduğunu vurgulayan Fidan, “Her an yeniden tırmanabilecek bir gerilim hattı var” değerlendirmesinde bulundu.

“İSRAİL’İN DAHA FARKLI BİR AJANDASI VAR”
Röportajın en dikkat çeken başlıklarından biri İsrail’e yönelik açıklamalar oldu. Fidan, bölgede barış ve istikrar çağrılarının yükseldiğini ancak İsrail’in bu sürece farklı bir perspektiften yaklaştığını savundu.
“Herkes bir barışın olmasından, boğazın açılmasından ve istikrarın sağlanmasından yana iken İsrail’in daha başka planları var” diyen Fidan, bazı aktörlerin bölgeyi ideolojik ve fanatik yaklaşımlarla şekillendirmeye çalıştığını ileri sürdü. Bölgenin dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi iradesiyle yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
“BURASI LABORATUVAR DEĞİL, BÖLGE HALKLARININ TOPRAĞI”
Fidan, Orta Doğu’nun dış aktörler tarafından yönlendirilmek istenmesine karşı çıkarak, bölgenin kendi geleceğine sahip çıkması gerektiğini söyledi. Açıklamasında, “Burası başkalarının fantezilerini gerçekleştireceği bir alan değil” ifadelerini kullanan Fidan, Müslüman ülkelerin ortak hareket etmesinin zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Bölge ülkelerinin ciddi bir devlet kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Fidan, “Bir araya gelirsek sorunlarımızı çözebiliriz, aksi halde istikrarsızlık devam eder” dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI: “ENERJİ DÜNYASI RİSK ALTINDA”
Bölgesel gerilimin enerji güvenliğine etkilerine de değinen Fidan, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gelişmelerin küresel sonuçlar doğurduğunu söyledi.
İran’ın saldırılar sonrası Boğaz’ı bir baskı unsuru olarak kullanma eğiliminde olduğunu ifade eden Fidan, bunun yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini vurguladı. Enerji fiyatları ve tedarik zincirlerinde ciddi riskler oluştuğunu belirten Fidan, “Boğaz’ın kapanması İran’ın da menfaatine değil” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin pozisyonunun net olduğunu söyleyen Fidan, “Bizim tek telkinimiz savaşın durması ve Boğaz’ın açılmasıdır” dedi.
“ÇÖZÜM SADECE DİPLOMASİ”
Fidan, ABD ve İran arasındaki sürecin ancak diplomasiyle çözülebileceğini belirterek savaş seçeneğinin bölgeye sadece yıkım getireceğini söyledi. Yoğun bir diplomatik trafiğin sürdüğünü ifade eden Fidan, Türkiye’nin hem İran hem de ABD ile temas halinde olduğunu dile getirdi.
“Savaş kesinlikle bir alternatif olmamalı” diyen Fidan, tarafların prensipte müzakere konusunda hemfikir olduğunu ancak bunun pratiğe dönüşmesinde zorluklar yaşandığını aktardı.
BÖLGESEL YENİ GÜVENLİK VİZYONU ÇAĞRISI
Fidan, konuşmasının sonunda Orta Doğu’nun geçmişten ders çıkarması gerektiğini belirterek yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi çağrısı yaptı. Bölge ülkelerinin karşılıklı egemenlik ve güvenlik garantileri temelinde bir deklarasyon oluşturması gerektiğini ifade etti.
“Kimsenin başka bir ülkenin sınırında ya da egemenliğinde gözü olmamalı” diyen Fidan, bu ilkenin kabul edilmesi halinde bölgedeki sorunların büyük bölümünün çözülebileceğini söyledi.
Fidan ayrıca İsrail’in yayılmacı politikalardan vazgeçmesi gerektiğini, Filistin meselesinde ise 1967 sınırları temelinde iki devletli çözümün zorunluluk olduğunu vurguladı.
“FİLİSTİN GÜNDEMDEN DÜŞMEMELİ”
Bölgedeki yeni krizlerin Filistin meselesini gölgede bırakmaması gerektiğini de belirten Fidan, Gazze’deki insani durumun uluslararası gündemde kalması gerektiğini söyledi. Ateşkes sürecinde dahi ciddi ihlaller yaşandığını ifade eden Fidan, diplomatik çabaların hem Gazze hem de bölgesel istikrar için eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.




