Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Azerbaycan’da okullarda başörtüsü nedeniyle yaşandığı bildirilen sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin de geçmişte başörtüsü konusunda ağır bir toplumsal ve siyasi süreçten geçtiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, kadınların başlarının açık veya kapalı olması üzerinden ayrılmasını doğru bulmadığını ifade etti. Azerbaycan halkına seslenen Kılıçdaroğlu, yaşananların sona ermesi gerektiğini belirterek kadınların kıyafet tercihlerini özgürce yapabilmesini istedi.
Kılıçdaroğlu, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki yakın ilişkilere de değinerek iki ülke halklarının sevinç ve acılarının ortak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı deneyimlerden hareketle konuştuğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu süreçte kendilerinin de sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.

Kılıçdaroğlu’ndan Azerbaycan’a: “Kadınları özgür bırakın”
Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde geçmişte Türkiye’de yaşananları hatırlatan Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafetleri üzerinden ayrıştırılmasına karşı çıktı.
Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim; sizin sevinciniz bizim sevincimiz, sizin acınız bizim de acımız. Başörtüsü olayları oluyor ve izliyoruz. Bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istedikleri kıyafeti seçsinler.”
Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında öne çıkan başlık, kadınların kıyafet tercihlerinin bir ayrımcılık gerekçesine dönüşmemesi gerektiği oldu. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı süreci hatırlatan Kılıçdaroğlu, benzer acıların başka ülkelerde de yaşanmaması gerektiğine işaret etti.
Azerbaycan’da başörtüsü tartışması nasıl başladı?
Azerbaycan’da okullardaki kıyafet kurallarına ilişkin yeni düzenlemelerin ardından başörtülü öğrencilerin eğitim kurumlarına kabul edilmediğine yönelik haberler gündeme geldi. Tartışmalar, öğrencilerin okul kıyafetlerine ilişkin kurallar ile eğitim çalışanlarının kıyafetlerine yönelik düzenlemelerin uygulanması üzerinden büyüdü.
Azerbaycan Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihli düzenlemesiyle devlet okullarındaki öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin kurallara, okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle uyumlu olmayan kıyafet unsurlarına yönelik hükümler eklendi. Ekim ayında öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni kurallar da tartışmaya dahil oldu.
Medyascope’un haberinde, düzenlemelerin ardından bazı okullarda başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığı, öğretmenlerin de başörtülerini çıkarmaları yönünde uyarıldığı aktarıldı. Haberde ayrıca protestolar sırasında 37 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. <Cite refs={["turn536732search2"]} />
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: İlgili düzenlemelerde doğrudan “başörtüsü yasaktır” ifadesinin yer almadığı, tartışmanın kıyafet kurallarının uygulanmasıyla ortaya çıktığı bildirildi. Bu nedenle yaşanan süreci yalnızca açık bir yasal yasak olarak tanımlamak yerine, düzenlemelerin uygulamadaki sonuçları ve başörtülü öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin iddialar üzerinden değerlendirmek gerekiyor.
Türkiye’nin geçmişindeki başörtüsü tartışmalarına dikkat çekti
Kılıçdaroğlu, açıklamasında Türkiye’nin geçmişte başörtüsü konusunda ağır bir sınav verdiğini belirterek bu süreçte siyasi sorumlulukların da bulunduğunu ifade etti. “Bizim de burada sorumluluğumuz oldu” sözleriyle geçmişte yaşananların yalnızca toplumsal bir mesele olarak değil, siyasi sorumluluk boyutuyla da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye’de özellikle 28 Şubat süreciyle özdeşleşen başörtüsü tartışmaları, eğitim ve kamu kurumlarında kıyafet özgürlüğü üzerinden uzun yıllar gündemde kaldı. Üniversitelerde başörtüsü kullanımı ve kamu görevlerinde kıyafet kuralları, farklı dönemlerde siyasi ve hukuki tartışmalara konu oldu.
Kılıçdaroğlu’nun Azerbaycan’a yönelik çağrısı da bu tarihsel arka plan üzerinden şekillendi. Eski CHP Genel Başkanı, kadınların başlarının açık ya da kapalı olmasına göre sınıflandırılmasına karşı çıkarak kıyafet tercihinin kişisel özgürlük kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Azerbaycan’daki tartışmalar sürüyor
Azerbaycan’da okullardaki kıyafet düzenlemelerinin nasıl uygulanacağı, başörtülü öğrencilerin derslere erişimi ve öğretmenlerin kıyafet tercihleri konusundaki tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Düzenlemelerin metni ile bazı okullarda uygulandığı bildirilen kısıtlamalar arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması da önem taşıyor.
Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, Azerbaycan’daki gelişmelerin Türkiye’de de siyasi ve toplumsal düzeyde tartışıldığını gösterdi. Kılıçdaroğlu, iki ülke arasındaki yakınlığa vurgu yaparak kadınların kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini savundu ve Azerbaycan’a özgürlük çağrısını yineledi.







