Casusluk Soruşturmasında İddianame Tamamlandı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “siyasal casusluk” soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ağır suçlamalar yöneltildi.
Savcılık, dört şüpheli hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Soruşturmanın Başlangıç Noktası: İhbar Dosyası
Hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtildi. Ü.D.A. isimli kişinin, üvey babası olan Hüseyin Gün hakkında yaptığı ihbarda, Gün’ün İsrail, İngiltere ve ABD lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu öne sürdüğü kaydedildi.
İhbarda, Hüseyin Gün’ün görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, çeşitli ülkelerdeki iç karışıklıkların finansmanında rol aldığı ve Türkiye’deki seçim süreçlerinde hükümet aleyhine propaganda faaliyetlerini desteklediği iddia edildi.
"Askeri mühimmat ile silahlara ait fotoğraflara rastlanıldı"
Savcılık dosyasında, Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerin incelendiği ve bu incelemeler sırasında dikkat çekici bulgulara ulaşıldığı ifade edildi. HTS kayıtları, MASAK raporları ve el yazılı belgeler kapsamında, sivil kişilerin temin edemeyeceği nitelikte askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğrafların ele geçirildiği belirtildi.
Ayrıca, askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği değerlendirilen İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarının da dijital materyallerde yer aldığı aktarıldı.
Terör Örgütleri ve Yabancı Temaslar İddiası
İddianamede, Hüseyin Gün’ün geçmişte FETÖ/PDY ve PKK/KCK kapsamında adli işlem görmüş kişilerle iletişim halinde olduğu, farklı ülkelerin konsolosluk görevlileriyle yoğun temas kurduğu ifade edildi.
Herhangi bir ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen, Gün’ün hesaplarında yüksek miktarda yurt içi ve yurt dışı para transferleri tespit edildiği kaydedildi.
El Yazısı Notlarda Darbe ve İç Karışıklık İddiaları
Savcılık, ele geçirilen el yazısı defterlerde farklı ülkelerde yaşanan darbe girişimleri ve iç karışıklıklarla ilgili notlar bulunduğunu aktardı. Bu notlarda, Türkiye genelinde temas kurulan kişi ve kurumların günlük olarak kayıt altına alındığı, İngiltere lehine faaliyet yürüttüğü değerlendirilen kişi ve yapılarla bilgi paylaşımı yapıldığı öne sürüldü.
İBB Verileri Üzerinden Kritik Suçlama
İddianamenin en dikkat çeken bölümlerinden biri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait veri tabanına ilişkin iddialar oldu. Savcılığa göre, Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İBB veri tabanına ait kişisel veriler tespit edildi.
Bu verilerin, dolaylı olarak Necati Özkan aracılığıyla temin edildiği, Özkan’ın OSINT olarak adlandırılan ve internetin yer altı platformları olarak bilinen dijital alanlara, İBB’ye ait mail adresleri ve şifreleri aktardığı iddia edildi.
İmamoğlu’nun Talimatıyla Veri Erişimi İddiası
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun imzasıyla gönderilen yazılarla dışarıdan görevlendirilen kişilere tüm belediye verilerine erişim, inceleme ve kopyalama yetkisi verildiği belirtildi. Savcılık, bu yetkilendirmenin seçim dönemlerinde yabancı istihbarat servislerine veri aktarımı amacıyla yapıldığını öne sürdü.
"İstanbul Senin" Uygulaması da Dosyada
Dosyada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen "İstanbul Senin" isimli uygulamada da benzer şekilde veri sızıntısı yaşandığı iddia edildi. Kripto iletişim programı WİCKR üzerinden yapılan yazışmalarda Ekrem İmamoğlu’ndan "Mayor" olarak bahsedildiği bilgisi de iddianamede yer aldı.
2019 Seçimleri ve Manipülasyon İddiası
Savcılığın iddiasına göre, DarkWeb olarak bilinen platformlara yüklenen veriler üzerinden 2019 yerel seçimlerinin manipüle edildiği, bu süreçte Aaron Barr isimli istihbarat çalışanının ortak olduğu PiiQ adlı şirketten destek alındığı öne sürüldü.
Barr tarafından geliştirilen yazılımlarla vatandaşların telefon ve sosyal medya verilerine erişildiği, bu sayede seçim sonuçlarının etkilendiği iddia edildi.
Basın Ayağı İddiası: TELE1 Detayı
İddianamede, gazeteci Merdan Yanardağ’ın İmamoğlu lehine yürütülen algı çalışmalarında basın ayağını oluşturduğu öne sürüldü. TELE1 kanalında yayımlanan programlarda Hüseyin Gün’ün yönlendirmesiyle sorular sorulduğu ve kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığı iddia edildi.
20 Yıla Kadar Hapis Talebi
Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın ‘siyasal casusluk’ suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.
Dosya, önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde değerlendirilecek.



