İki ağaç için değildi illaki, tüm yaşananlar. Bunu iyi bilen bilmemezlikten geldi, ucundan kıyısından bilen bilmeyene anlattı. Memleket uyumadı, uyandı, uyandırıldı. Seçim ertesi herkesi kucaklayacağını beyan edenler, önümüzdeki seçimde “biz size sorarız’’a zemin hazırladı. “Bir avuç çapulcu’’ koyuverdiler adlarını. Oysa “binlerce’’, toplasan “yüzbinlerce’’idiler.

Kimdi bu “Çapulcular’’? Manzara ortada oysa. Birçoğu kalburüstü üniversiteli, gencecik liseli, akademisyen, sanatçı, aydın, kısacası HALK. Bu insanlar çapulculuğun mana ve kelime anlamına ne kadar uyuyor, karar yine HALK’ın. Aralarında gerçekten “çapulcu, Vandal, provokatör ve artniyetli’’ olan yok mu? Var elbette. Ancak binlercesinin içine sızmış, sayıları iki elin parmağını geçmeyeni, aynı potada eritmek ve adını topyekün çapulcu koymak neyin izahatı? Eli sopalılar ve son günlerde PKK göstericileri de sızdı aralarına. Asıl provakatörler onlar dı işte. Ama büyük resme baktığınızda orada yine görünen HALK’tır.

Yıllardır içlerinde biriktirdikleri ve bir kıvılcım bekledikleri ortamda, bu kıvılcıma benzinle gitmek ise usul; sonuçlar ortada. Halk, halkın içinden çıkmış polis ile kanlı bıçaklı oldu. İkisini bir terazide tartsan elli gram biri diğerine ağır gelmez HALK olma kantarında, ama evrilip çevrildi, karşı karşıya getirildi. Etki tepkiyi tetikledi, tepki herkesi etkiledi, sonuç sulu, biberli, coplu dayaklı, vurdulu kırdılı bir TÜRK filmine döndü. Ama her şey gerçek, her şey göz önünde. Bazı gerçekler, o kadar GERÇEK ki, sansürlemekle işin içinden çıkılamaz.

Her kesimin birleştiği ortamı yaşadı Türkiye. Alevi-Sunni, sağcı-solcu, her kökenden, her etnik gruptan, her milletten, her siyasi görüşten, her yaştan insanlar vardı. Yok saymak, azımsamak, kategorize etmek ve inkar etmek ne mümkün. Göreceli medya; o gün; magazin yayınladı, ağdalı filmler yayınladı, güzellik yarışması yayınladı ama üstünü kapatamadı. Yasadışı sloganlar da vardı illaki, onlar heryerde var zaten. Ama bu defa gerçekten bir avuçlardı. Bunların yanında büyük çoğunluğun elinde günün anlamını belirten pankartlar ve de kesinlikle bayraklar vardı. Namaz kılanlar bile vardı. Ve o dinsiz imansız anarşist tabir edilenler bu namaz kılanlara duvar olmuşlardı, şiddete karşı. Bir anlam ifade ediyor mu tüm bunlar? Yapılacak olan ister AVM olsun, ister MÜZE olsun, ister TOPÇU kışlası olsun. HALK’ın istediği bir avuç özgürlük, bunu kabul etmek lazım. Dozerlerin kazıyamayacağı da işte bu. Topcu Kışlasının hikayesi bambaşka zaten. Bilenler biliyor onda ki amaç ne? dayatılan ne?

Birleşen bir halk vardı. Ayran içen de vardı, rakı içen de, 3 çocuk doğuran da vardı, kendisi hala çocuk olan da, anasını alıp gelen de vardı, Mevlitten çıkıp gelen de. Kabul edilmesi gereken; bu eylem tamamen partiler üstü bir eylemdir. Bir partiye yıkmak, bir gruba ihale etmek ya da klasik “birilerinin uşağı olmakla” alakalı bir durum yok yani.

Yıllardır bir dalavere ile ayrıştırılan halk, ilk defa böyle sırt sırta omuz omuza olmuştur. Mezheplere, etnik kökenlere, sosyal sınıflara paylaştırılmış bir bütün olan Türk Milleti’nin birbirine yıllardır platonik olan sevdasının kelimelere, sloganlara dökülmesi, aradaki tüm duvarların yıkılması ve milletin birbirine vuslatından başka bir şey değildir.

Tüm aşkların kavga ile başladığı gerçeğinden hareketle, yıllardır karşı karşıya getirilmiş, nifakla, fitneyle, oyunla ayrıştırılmış, ötelenmiş insanların derinlerdeki vatan sevdasının, ağaç sevdasının, özgürlük sevdasının, direnme sevdasının, demokrasi sevdasının, kişisel haklarına düşkünlük sevdasının dışavurumudur. Mesajla, talimatla, emirle, baskıyla değil içgüdüsel ve yürekten bir birlikteliktir bu.

Kısacası TAKSİM ve tüm Türkiye’ye yayılan eylemlerin ortak bir açıklaması vardı; “Bizim insanımız bir isyan günü tanıdı birbirini ve bir isyan günü sevdi. Anladı ki yok aslında birbirlerinden farkı. Asıl isyanı bu farkı “varmış’’ gibi yapanlaradır. Gerektiğinde sırt sırta verir, sevgimizi böyle ispat ederiz. Bu bazen iki ağaca olur, bazen iki ayyaş’a. Biz her şeye rağmen HALK’ız ve halkımızı seviyoruz’’. “Bizim içimizde provakatörlerde olsa, vandallar da olsa, topyekün biz HALK’ız. Önemli olan bizim isteklerimizdir. Şimdiye kadar birbirimizle kanlı-bıçaklı olabiliriz. Biz birbirimizi, ülkemizi vatanımızı, vatandaşımızı seviyoruz. Bizi ciddiye alın. Bizi (azınlık da olsak, oy vermemiş de olsak) yok saymayın. İstediğimiz tek bir şey var; o “ben yaptım oldu’’ denilmesin. Biraz daha saygı, biraz daha demokrasi, biraz daha kişisel özgürlük.’’

‘’EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR’’(Atatürk) Milletin tüm istediğinin özeti bu, belki de...

SAYGILARIMLA